script src='http://ajax.googleapis.com/ajax/libs/jquery/1.2.6/jquery.js' type='text/javascript'/>

BOŞANMA BAHSİ



BOŞANMA BAHSİ
TALAKIN (BOŞANMANIN) ŞARTI
TALAKIN (BOŞANMANIN) ŞARTI İLE İLGİLİ DİĞER HÜKÜMLER
BOŞANMANIN ÇEŞİTLERİ
BOŞANMA ÜÇ ÇEŞİTTİR
1 - BOŞANMA ŞEKLİ İTİBARİYLE
BOŞANMA İLE İLGİLİ DİĞER HÜKÜMLER
2 - KULLANILAN KELİME İTİBARİYLE OLAN BOŞANMA
SARİH LAFIZLA YAPILAN BOŞANMA İLE İLGİLİ HÜKÜMLER
3 - HÜKÜM İTİBARİYLE BOŞANMA
ÖZLÜ VE FİİLİ REC'AT
REC'İ TALAK İLE İLGİLİ DİĞER HÜKÜMLER
BAÎN TALAK AŞAĞIDAKİ ŞEKİLLERDE MEYDANA GELİR
ERKEĞİN BOŞAMA' YETKİSİNİ KARISINA VERMESİ
SEN MUHAYYERSİN" DEYİMİ HAKKINDA
ERKEĞİN BOŞAMA YETKİSİNİ KARISINA VERMESİ
SENİN BOŞANMAN SENİN ELİNDEDİR" DEYİMİ HAKKINDA
İSTERSEN KENDİNİ BOŞA" DEYİMİ HAKKINDA
ŞARTLI BOŞANMA
HASTA KİMSENİN KARISINI BOŞAMASI
TALAK (BOŞANMA)
Nikâh akdini çözmektir ki, nikâh bağını özel bir sözle ya şimdi, ya da gelecekte kesip kaldırmaktan ibarettir.
TALAKIN (BOŞANMANIN) ŞARTI:
Aklı başında ve erginlik çağına ermiş olan her erkeğin, karısını boşaması geçerlidir. Çocuk, deli ve uykuda olan kimsenin ise geçerli değildir.
Hz. Ali (r.a)'den Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edildi: "Üç kişi teklif ve muaheze edilmekten muaftır. Uyamncaya kadar uyuyan kişi, ihtilam olmaya başlayıncaya kadar çocuk, tedavi edilinceye kadar deli olan kimse."
(Buhari, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)
TALAKIN (BOŞANMANIN) ŞARTI İLE İLGİLİ DİĞER HÜKÜMLER
1- Şaka olarak açık bir ifade ile kişi hanımını boşarsa hanımı ondan boş olur.
Ebu Hureyre (r.a)'den Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
-"Üç şey vardır ki bunların ciddisi de ciddi şakası da ciddidir. Bunların birincisi; nikâh, ikincisi; boşanma, üçüncüsü de; bir adamın boşamış olduğu karısına tekrar dönmesidir."
(Ebu Davud, Tirmizi) Hakim rivayet etti ve Sahih dedi.
2- Tehdit altında karısını boşayan kimsenin boşaması geçerlidir.
Saffan b. Gazvan et-Tai (r.a) şöyle rivayet etti: Bir adam uyurken karısı bir bıçak alıp göğsünün üzerine oturdu ve bıçağı boğazına koyup: "Beni üç defa boşamazsan seni keserim" dedi. Adam, karışına çok yalvardığı halde kadın dinlemeyince mecbur kalıp onu üç kere boşadı. Sonra, Rasulullah'a gelip durumu anlattı. Rasulullah (s.a.s): "Boşanmaktan dönmek yoktur" buyurdu.
(İbni Hazm ve El-Akili rivayet etti.)
İbni Kattan bu hadis için Mürsel fakat Sahihtir dedi.
Abdürrezzak'ın "Mushannefihin"de şöyle bir rivayet vardır: "İbni Ömer, Sabi, Nehai, Züheri, Katade, Ebu Kulâbe, mukrehin (yâni; zorlanan kişinin) boşanması geçerlidir, demişlerdir.
Said b. Cübeyr (r.a), El-Tasen'in; "Zorlanan kişinin boşanması geçersizdir" sözünü duyunca şöyle dedi:
-"Allah, El-Hasen'e rahmet etsin. Müşrikler müslümanları şirke girmesi ve karısını boşaması için zorluyorlardı. İşte geçersiz olan boşama budur. Fakat, boşamak için zorlayan müslüman ise bu geçerlidir."
(İbni Ebi Şeybe "Mushannefin"de ve Abdurrezzak "Musannefin"de)
3 - Sarhoş olan kimsenin boşamasıgeçerlidir. Çünkü sarhoş olan kimsenin aklı, günah olan bir nedenle başından gittiği için (cezasını görsün diye) başından gitmemiş hükmündedir.
İbni Ebi Şeybe "Musannefin"de, Hz. Ömer'in kadınların şehadeti ile bir sarhoşun karısını boşamasını geçerli saydığına dair, rivayet vardır. Ata, Mücahid, El-Hasen, ibni Şirin, İbn Müseyyir, Ömer b. Abdülaziz, Nehai, Züheri, Şa'bi sarhoşun boşamasını geçerli saymışlardır.
"Muvatta"da şöyle bir rivayet vardır: Said b. Müseyyib ve Süleyman b. Yesar'a sarhoşun boşaması hakkında sorulduğunda şöyle cevap verdiler:
-"Sarhoş boşarsa geçerli olur. Adam öldürürse öldürülür."
- Dilsiz olan kimsenin boşaması işaretle veya yazıyla gerçekleşir. Ebu Hureyre (r.a)'den; Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Allah, insanların zihninden geçtiği halde konuşmadığı veya fiiliyata çıkarmadığı şeylerde kendilerini sorumlu tutmaz."
(Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)
BOŞANMANIN ÇEŞİTLERİ
BOŞANMA ÜÇ ÇEŞİTTİR
1 - Boşanma Şekli İtibariyle:
A - Sünnete En Uygun Olan Boşanma.
B - Sünnete Uygun Olan Boşanma.
C - Bid'at Olan Boşanma.
2- Kullanılan Kelime İtibariyle Olan Boşanma:
A - Sarih (Açık)
B - Kinaye.
3- Hükmü İtibariyle Olan Boşanma:
A - Rec'i.
B - Bain.
1 - BOŞANMA ŞEKLİ İTİBARİYLE:
A - SÜNNETE EN UYGUN OLAN BOŞANMA: Sünnete en uygun olan boşanma kişinin, karısını temizlik halinde ve o temizlik halinde onunla cinsel ilişkide bulunmamışken bir talak ile boşayıp iddeti bitinceye kadar onu bir daha nikâhı altına almamasıdır.
Allah (c.c) şöyle buyurdu:
"Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları, iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti sayın." (Talak:1)
İbrahim En-Nehai (r.a) şöyle rivayet etti: "Sahabelerden bir kişi karısını boşamak istediği zaman karısını temizlik halinde bir talak ile boşayıp üç hayız müddeti bitinceye kadar nikâhı altına almamak suretiyle boşamayı seviyorlardı."
(İbni Ebi Şeybe "Musannefin"de.)
B - SÜNNETE UYGUN OLAN BOŞANMA : Sünnete uygun olan boşanma, kişi kendisiyle gerdeğe girdiği karısını üç talak tamam oluncaya kadar her bir temizlik halinde bir talak ile boşamasıdır.
İbni Ömer (r.a)'den:
İbni Ömer (r.a) Rasulullah (s.a.s) zamanında zevcesini hayızlı halde iken boşamıştı. Bunun üzerine Hz. Ömer Rasulullah (s.a.s)'in yanına gelip meseleyi sordu.
Rasulullah (s.a.s)'de şöyle buyurdular:
"Ona emret, karısını tekrar nikâhı altına alsın. Sonra zevcesi hayızdan temizleninceye kadar onu boşamayı p tutsun, ikinci hayıza kadar beklesin. Kadın bu ha-yızından da temizlendikten sonra isterse onu zevce olarak evinde tutsun, isterse onunla cima yapmadan onu boşasın." İşte Rasulullah (s.a.s)'in, kadının boşanması hususunda emrettiği müddet budur.
(Buhari, Müslim, Eby_ Davud, Nesei)
C-BİDAT OLAN BOŞANMA: Bidat olan boşanma kişi karısını bir kelimeyle yahut bir temizlik halinde üç talakl ile boşamasıdır. Kişi böylede yapsa karısını boşamış olur. Fakat kendisi günah işlemiş olur.
Muhammed b. Lebid (r.a) şöyle demiştir: Rasulullah (s.a.s)’e bir adam bir defa zevcesini üç talak ile boşadığını haber verdiler.
Rasulullah (s.a.s) öfkeli öfkeli ayağa kalktı ve : Ben aranızda olduğum halde Allahın kitabıyla oyun oynuyorsunuz buyurdu. Bu etrafınızdakilere tesir etti ki aralarından biri kalkıp: Rasulullah (s.a.s)böyle yapan adami Öldüreyim mi? diye bağırdı »‘"
(Nesei Sah.ilh senedle rivayt etti)
BOŞANMA İLE İLGİLİ DİĞER HÜKÜMLER
1- Eğer bir kadın küçük veya yaşlı olduğu için aybaşı halini görmüyor ve kocası da onu üç talak ile ve sünnete uygun olarak boşamak istiyorsa, önce onu bir talak ile boşadıktan sonra birer ay ara ile iki kez daha birer talak ile boşar. Zira bu kadın hakkında bir aylık süre, bir aybaşı halini görmek hükmündedir.
Allah (c.c) şöyle buyurdu:
"Kadınlarınız içinde aybaşı halini görmekten kesilenler ile henüz aybaşı halini görmemiş olanların iddetini tayin edemezseniz bilin ki onların iddet beklemesi üç aydır."
(Talak: 4)
2 - Ay halinde olan kadını boşamak haram ise de, eğer kocası onu boşarsa boşanmış olur. Fakat kocasının onu bir daha nikâhı altına alması vacibtir. Zira Abdullah b. Ömer (r.a) karısını ay halinde boşamıştı.
Rasulullah (s.a.s) Hz. Ömer'e: "Oğluna emret, karısını tekrar nikâhı altına alsın" buyurmuştur.
(Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesei)
2 - KULLANILAN KELİME İTİBARİYLE OLAN BOŞANMA:
A -SARİH LAFIZLAR: Talak kelimesinin kapsadığı harflerden meydana gelmiş olan ve Arapçada "Kadını Boşamak"tan başka bir anlamda kullanılmayan açık kelime, talak maddesidir.
Arapçada (Enti talikun, Enti mutallakatün, Tallak-tuki); Türçede (Sen benden boş ol, Sen benden boşsun, Ben seni boşadım) gibi.
Belirtilen bu tabirler talak (boşanma) manasına konulmuş ve onu ifade etmede açıktır, niyete muhtaç değildir. Anlamı kendi yerine geçer. Bundan dolayıdır ki, itibar onun manasına değil, bizzat lafız ve ibaresine göredir. Bu bakımdan karısına hitaben yukarıdaki cümlelerden birini söyleyen kimsenin ağzından bu hata yolla çıksa bile çıkan kelime ve cümlenin mana ve maksadını bilsin veya bilmesin karısı hüküm yönünden boş olur.
Ebu Hureyre (r.a)'den; Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
"Üç şey vardır ki, bunların ciddisi de, şakası da ciddidir. Bunların birincisi; nikâh, ikincisi; boşanma, üçüncüsü de; bir adamın boşamış olduğu karısına tekrar dönmesidir."
(Ebu Davud, Tirmizi, Ibni Mace, Ahmed)
Hakim rivayet etti ve Sahih dedi. Tirmizi bu hadis için Hasen dedi.
SARİH LAFIZLA YAPILAN BOŞANMA İLE İLGİLİ HÜKÜMLER
1 - Yukarıdaki cümlelerden herhangi biriyle kişi daha fazla bir sayıyı da kasdetse ancak bir talak vaki olur. Çünkü bu deyimler: "Sen benden bir talak ile boşsun" manasını taşırlar. Bunun içindir ki birden fazla bir sayı kastedildiği zaman "Sen benden iki" veya "üç talakla boşsun" demek gerekir.
2 - Eğer bir kimse, karısına, "Sen benden boşsun boş" dedikten sonra, "Ben birincisiyle bir talak, ikincisiyle de bir talak kastettim" derse, kabul olunur. Çünkü ikisi de boşamak için kullanılan deyimlerdir. Bu kimse sanki "Sen benden boşsun, sen benden boşsun" demiştir.
Ebu Hureyre (r.a)'den; Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu :
"Allah, insanların zihninden geçtiği halde konuşmadığı veya fiiliyata çıkarmadığı şeylerde kendilerini sorumlu tutmaz."
(Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)
3- Kadına (Senin başın, senin yüzün veya senin bedenin benden boş olsun) dendiği zaman kadın boşanmiş olur. Çünkü baş, yüz ve beden kelimelerinin her üçü de şahsın kendisi manasında da kullanılırlar.
4- Eğer kişi karısına: "Sen yarın benden boşsun' derse, kadın tan yerinin ağarmasıyla boşanmış olur.
5- Eğer kişi, bugün evlendiği karısına: "Sen dün benden boşsun" dese, boş olmaz. Çünkü boşanmayı öyle bir zamana bağlıyor ki, o zaman boşama yetkisine sahip değildir.
Cabir (r.a)’den Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
"Boşanma ancak nikâhtan sonradır. Azad etme ancak sahip olduktan sonra geçerli olur."
(Ebu Davud, El-T ay alisi rivayet etti. Hakim rivayet etti ve Sahih dedi
6- Eğer bir kimse karısına büyük, şehadet ve orta parmaklarını göstererek: "Sen bu kadar boşsun" derse kadın üç talak ile boşanmış olur. Fakat, kişi "bu kadar" demeden parmaklarıyla işaret ederse işaret ettiği parmaklar kaç tane olursa olsun bir talak sayılır. Rasulullah (s.a.s) ayın kâh otuz, kâh yirmidokuz gün sürdüğünü söylemek isterken, on parmağını açarak ve ilkkez "Ay bu kadar, bu kadar ve bu kadardır" buyurmuş ve üçüncü kezde "bu kadardır" deyince bir elinin baş parmağını kapatmıştır.,
(Buhari, Müslim, Ebu Davud
7- Eğer bir kimse, kendisiyle gerdeğe girdiği ay halini gören karısına "Sen benden üç talak ile sünnete uygun olarak boşsun" der ve bu sözü ile hiçbir şeyi kastetmezse, karısı her bir temizlik halinde bir talak ile kendisinden boşanmış olur. Eğer bu sözü ile "talakların her üçü de birlikte veya her biri bir temizlik halinde vaki olsun" diye kastederse neyi kastetmiş ise öyle olur.
B - KİNAYE LAFIZLAR: Talaka (boşanmaya) konulmamış yâni; o mana için belirlenmediği halde, talak manasındı kullanılan ve diğer manayı da ihtimal tutan kelimeler Kinaye lafızlardandır.
"Ehline kavuş", "Benden git muradına er", "Örtün" "Başını ört", "Sen hürsün", "Kendine koca ara", "Sen benim karım değilsin", "Ben senden ayrıyım" gibi.
Bunlar talak manasını ifadede açık olmayıp, ona ve diğer manaya gelebilme ihtimali olduğu için o sözlerle talakın meydana gelmesi kocanın niyetine veya boşamadan bahsedilmek gibi karinenin delaletine bağlıdır.
Malik'e şöyle rivayet olundu: Irak'tan Ömer b. Hattab'a: "Bir adamın, karısına; (ipin boynunda) dediğini yazdılar. Bunun üzerine Ömer (r.a) (Irak'taki valisine):
"Ona, hac mevsiminde benimle Mekke'de görüşmesini söyle" diye yazdı. Hz. Ömer, Beytullah'ı tavaf ederken adı geçen adam Hz. Ömer'le karşılaşıp selâm verince Hz. Ömer:
"Sen kimsin?" diye sordu. 0 da cevaben:
"Yanına gelmesini emrettiğin kişiyim" deyince, Hz. Ömer:
"Şu Kabe'nin Rabbi için sana soruyorum karına; (ipin boynunda) derken niyyetin neydi?" Adam, Hz. Ömer'e:
"Buradan başka bir yerde sorsaydın gerçeği söylemezdim. Bu sözümle karımı boşamayı kastettim" deyince Hz. Ömer:
"Hüküm istediğin gibi olmuştur (yâni; karın senden boştur)" dedi.
(Malik,"Muvatta")
Kinayeler iki kısım olup bir kısmı ile rec'i boşanma vaki olur ve bir talaktan fazla vaki olmaz. Bunlar da: "Günlerini say", "Rahminin boş olduğunu öğren" ve "Sen birsin" deyimleridir. Çünkü birinci deyim, "İddetini bekle" manasında olabildiği gibi "Senin ömründen ancak sayılı günler kalmıştır" manasında da olabilir. Eğer kişi, bu deyimi kullanırken birinci manayı kastederse, "Seni boşadım" demek olduğu için onunla bir talak vaki olur, bu talak ta rec'i'dir.
İkinci deyimde "Rahminin boş olduğunu öğrendiğin zaman evlenebilirsin" manasında olabildiği gibi "Rahminin boş olduğunu öğrendiğin zaman seni boşayacağım" manasında da olabilir. Eğer kişi birinci manayı kastederse "seni boşadım" demek olduğu için onunla bir talak vaki olur ve vaki olan talak rec'i'dir.
Üçüncü deyim de; "Sen bir talak ile boşsun" manasında olabildiği gibi "Sen benini gözümde birsin" manasında da olabilir. Eğer kişi birinci manayı kastederse kadın kendisinden bir talak ile ve rec'i olarak boşanmış olur. Çünkü bu deyimlerin hepsi de "Sen benden boşsun" manası yerine geçer.
Ağızla söylendiği zaman nasıl üç talak dahi kastedilse de sadece bir talak vaki oluyorsa bu da öyledir.
Kinayenin geri kalan deyimleri ise, eğer kişi onlarla boşanmayı kastederse boşanma bain (yâni; kadının iddeti devam etse de, kocasının yeni bir nikâh akdi yapılmadan karısına dönemiyeceği boşanma) olarak ve bir talak vaki olur. Eğer kişi onlarla üç talak kastederse üç talak, iki talak kastederse bir talak ve fakat boşanma bain olarak vaki olur.
Rasulullah (s.a.s) evlendiği bint-ül Cüne ile gerdeğe girdiği zaman Rasulullah'a:
"Sen'den Allah'a sığınırım" dediğinde Rasulullah:
"Çok büyük birisine sığındın. Ailenin yanına dön" buyurdular.
(Buhari, Müslim)
Hadis-i Şerifte Rasulullah (s.a.s)'in kadına; "ailenin yanına dön" şeklinde söylemiş olduğu sözü boşama niyetiyle söylemiştir. Bu söz niyete bağlı olmasaydı Buhari ve Müslim'de geçen hadiste Rasulullah (s.a.s) Kâb b. Mâlik"e: "Hanımını ailesine gönder" dediğinde Kâb b. Mâlik: "Boşayayım mı yâ Rasulallah?" demezdi.
3 - HÜKÜM İTİBARİYLE BOŞANMA:
A -RECİ TALAK: Rec'i Talak; kadının iddeti (şer'i bekleme müddeti) devam ettikçe (kadın istemese bile) kocanın karısına dönmeye hakkı olan talaktır.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Kadınlarınızı (bir veya iki talak ile) boşadığınız zaman, iddetlerini bitirmeye yakın onları ya iyilikle nikâhınız altında tutun, yahut iyilikle bırakın."
(Bakara: 131)
Sözde asıl olan açıklık (sarihlik)tir. Talakta asıl olan da rec'i olmaktır. Kendisiyle cinsi münasebette bulunulan karısına sarih (açık) kelimelerle talakı (boşamayı) yönelten kimse, bir şeyi niyet etsin veya etmesin, onu bir talak-ı rec'i ile boşamış olur. Bain talak'ı veya birden fazlasını niyet etmiş olsa da, bunu diliyle söylemedikçe hükmü olmaz.
SÖZLÜ VE FİİLİ REC'AT:
Rec'i talak, sözlü ve fiili olmak üzere iki kısma ayrılırlır.
SÖZLÜ REC'AT: Boşanmış kadın ister hazır olsun, ister hazır olmasın veya uykuda olsun; kocasının: "Seni veya karımı bir daha nikâhım altına aldım" demesi ile olur. Kişi böyle dediği zaman kadın bir daha nikâhı altına girmiş olur.
FİİLİ REC'AT: Koca boşamış olduğu karısını okşar veya öper, ya da cinsi münasebet gibi şeylerde bulunursa, bu , fiili rec'at olur. Fakat kadına şehvetsiz olarak bakmak veya dokunmak öyle değildir.
REC'İ TALAK İLE İLGİLİ DİĞER HÜKÜMLER:
1- Kişi, karısını rec'i talak ile boşadıktan sonra iddetinin daha bitmemiş olması şartıyla onu tekrar nikâhı altına almak istediğinde buna iki kişiyi şahit tutması müstehaptır. Şayet şahit tutmasa da caizdir. Çünkü boşanan kadını bir daha geri almak eski nikâhı sürdürmek olduğuna göre, onun için şahit tutmak vacib değildir. Ancak birbirlerini yalanlamalarına mahal bırakmamak için iki şahidin huzurunda yapılması müstehaptır.
2- Şer'i olan iddet müddeti üç hayız müddetidir. Eğer kadın üçüncü aybaşı halinde on gün geçtikten sonra kanı kesilirse, henüz yıkanmamış olsa bile iddeti bitmiş olur. Eğer on gün geçmeden kanı kesilirse, yıkanmadıkça veya aradan tam bir namaz vakti geçmedikçe iddeti bitmiş sayılmaz. Çünkü hiçbir aybaşı hali on günden fazla sürmez. Bunun için, on gün geçtikten sonra kan kesilince üçüncü aybaşı hali bitmiş olur ve onun bitimiyle de kadının iddeti biter. Fakat on gün geçmeden kan kesilirse, bir daha akması muhtemel olduğu için kadının ya gerçekten yıkanması ya da yıkanmanın yerine geçmek üzere tam bir namaz vaktinin aradan geçmesi gerekir ki iddeti bitmiş sayılabilsin.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Boşanmış kadınlar, kendi kendilerine üç hayız müddeti beklerler."
(Bakara: 228)
Sevri Mansur'dan, O, İbrahim'den, O da, Alkame’ den rivayet eder ki, Alkame şöyle demiştir:
"Biz Ömer b. Hattab'ın yanında idik, O'na bir kadın geldi ve:
"Kocam beni kendisinden bir ya da iki talak ile ayırdı, sonra bana geldi. Ben de suyumu koydum, elbisemi çıkardım ve kapıyı kapattım" dedi. Hz. Ömer, Abdullah b. Mes'ud'a:
"Ne dersin?" diye sordu. O:
"Kadına namaz helal olmadıkça adamın karısı olduğu kanaatındayım" dedi. Hz. Ömer'de:
"Ben de bu görüşteyim" dedi. Hz. Ebu Bekir Es-Sıddik, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Ebu'd-Derda, U-bade b. Samit, Enes b. Malik, İbn Mes'ud, Muaz, Ubey b. Ka'b, Ebu Musa El-Eşari, İbn Abbas, Said b. Müsey-yeb, Alkame, Mücahid, Atâ, Tavus Said b. Cübeyr, Kat' ade, Şa'bi, Süddi, Mekhul, Dahhak, Ata el-Horasani'de bu görüştedirler.
(Taberi, İbni Kesir)
3- Eğer kadın, müslüman olmayıp hristiyan veya yahudi olursa kanının kesilmesi yeterlidir. Çünkü bu kadın müslüman olmadığı için ona ne gusül ve ne de namaz farz değildir ki, ondan fazla olarak bir şey beklensin.
4- Eğer kadın yıkanırken vücudunun bir yerini unutup o yer kuru kalırsa, kuru kalan yer eğer bir organ veya bir organdan çok olursa iddeti bitmiş olmaz. Eğer bir organdan az olursa bitmiş olur. Fakat bu durumda kadın yıkanmadan başka bir erkekle evlenmesi helal olmaz.
5- Rec'i talak ile boşanan kadın kocasına helal olduğu için iddette iken makyaj yapabilir ve süslenebilir. Çünkü kocasıyla arasındaki nikâh rec'i talak ile ortadan kalkmış olmaz. Kocasının onu geri alması da mestahaptır. Süslenmek ise geri alınmasına yardımcı olduğu için helaldir.
6- Kişi rec'i talak ile boşadığı karısını tekrar nikâhı altına almadıkça beraberinde yolculuğa çıkaramaz.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Boşadığın kadınları iddetleri bitmedikçe evlerinden çıkarmayın ve onlar da çıkmasınlar."
(Talak: 1)
7- Rec'i boşanma cinsel ilişkiyi haram kılmaz. Çünkü rec'i boşanma ile evlilik bağı tamamen kopmuş olmaz. Bunun içindir ki kişi kadına danışmadan onu bir daha nikâhı altına alabilir.
B - Bâin Talak: Bain talak'ı kadının iddeti devam etse de kocasının nikâhı devam ettirme hakkı olmayan talaktır. Yâni; yeniden nikâh akdi yapılıncaya kadar karısı ona haramdır.
BAÎN TALAK AŞAĞIDAKİ ŞEKİLLERDE MEYDANA GELİR:
1- Bir adam karısını rec'i talak ile boşadıktan sonra iddet müddeti içinde nikâhı altına almazsa iddet müddeti biter bitmez bu talak bain talaka dönüşür.
2- Boşanma açık ve kesin kelimelerle olduğu zaman bain talak olur. Kişinin karısına "Sen benden bain talakla boşsun" demesi gibi.
3- Kişi karısını kinaye yoluyla (açık olmayan) bir ifade ile boşar ve niyeti bain talak ile boşamaksa bu talak bain talak olur.
4- Kişi karısını cinsi münasebette bulunmadan boşarsa bu talak bain talak olur.
5- Kişi herhangi bir bedel karşılığında karısını boşarsa bu talak bain talak olur.
6- Kişi karısını ister bir kerede üç talakla, ister ayrı zamanlarda birer talakla üç defa boşasın bu boşanmaya büyük beynunet olan bain talak denir. Üç talakla boşanan kadın ise sahih bir nikâh ile bir başka erkek ile evlenip o erkek kendisiyle cinsi münasebette bulunmadıkça ve ondan da ayrılıp iddeti bitmedikçe eski kocasıyla bir daha evlenemez.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Eğer bir daha onu boşarsa kadın bir başka erkekle evlenmedikçe bir daha kendisine helal olmaz. Eğer ikinci kocası da onu boşarsa Allah'ın yasalarını koruyacaklarını sanırlarsa eski karı kocanın birbirlerine dönmelerine bir engel yoktur. Bunlar, bilen kimseler için Allah'ın açıkladığı yasalardır."
(Bakara: 230)
Hz. Aişe (r.a)'dan; Hz. Aişe şöyle demiştir: Rıfa'a el-Kurazı'nın zevcesi Rasulullah (s.a.s)'e gelip dedi ki:
"Rıfa'a beni boşadı, tamamen boşadı. Ben de on dan sonra Abdurrahman b. Zübeyr el-Kurazi ile evlendim. Fakat onun erkeklik uzvu bir elbise parçası gibi...
Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s) "Belki tekrar Rıfa'a'ya dönmek istiyorsun, fakat bu olmaz. Abdurrahman ile cima tadını hissetmedikçe Rıfa'a'ya dönemezsin" buyurdu.
(Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)
ERKEĞİN BOŞAMA' YETKİSİNİ KARISINA VERMESİ
Karısına talak vermek ancak kocanın hakkıdır. Fakat erkek boşama yetkisini karısına verebilir. Bu yetkiyi karısına vermesi: "Sen muhayyersin", "Senin boşanman senin elindedir" ve "İstersen kendini boşa" şeklinde olmak üzere üç deyim ile olur.
"SEN MUHAYYERSİN" DEYİMİ HAKKINDA:
1 - Kişi karısına, boşama niyetiyle "Sen Muhayyersin" veya "Kendini boşa" dediği zaman kadın oturduğu yerden kalkmadığı sürece kendini boşayabilir. Eğer bu söz üzerine kadın kendisini boşarsa bir bain talakla boşamış olur. Eğer yerinden kalkar, yahut elindeki işi bırakıp bir başka işe başlarsa, bu yetki elinden çıkmış olur.
Abdullah b. Ömer (r.a)’den; Ömer b. Hattab (r.a) Ve Osman b. Affan (r.a)'nun şöyle dediklerini rivayet etti:
"Kişi, karısına boşama niyetiyle "Sen muhayyer sin veya kendini boşa" derse sonra oturdukları yerden kalkarlarsa artık kadının muhayyerliği kalkar, kendini boşayamaz. Boşama yetkisi erkeğe döner."
(İbni Ebi Şeybe "Mushannefi"nde ve Abdurrezzak "Mushannefi"nde rivayet ettiler.)
Beyhaki bu rivayet için zayıf dedi.
Said b. Müseyyib der ki:
"Bir adam boşama yetkisini karısına verir de, karısı da ondan ayrılmaz ve onun yanında kalırsa bu boşama sayılmaz. Mâlik, boşama yetkisi kendisine verilen, sonra bu yetkiyi kabul etmeyerek aynı (mecliste) kocasından ayrılan kadın hakkında: "Bu yetki ikisi bir mecliste bulunduğu sürece devam eder" dedi.
(Muvatta)
2- Kişi karısına, boşamak niyetiyle: "Sen muhayyersin veya kendini boşa" dediği zaman, kadın bu yetkiye dayanarak kendini boşaması: "Kocası üç talak kastetmiş olsa bile" üç talak olmaz. Zira bu boşanma ile kadının kurtulması amaçlanmıştır. Kadının kurtulması ise, kesin olan bir talak ile dahi hasıl olduğu için birden fazlasına lüzum yoktur.
3- Eğer kişi boşama niyetiyle: "İhtiyar et" dediğinde kadın da: "Kendimi ihtiyar ettim" derse boşanma vaki olur.
ERKEĞİN BOŞAMA YETKİSİNİ KARISINA VERMESİ
Hz. Aişe (r.a)'dan; Hz. Aişe (r.a) şöyle demiştir: "Rasulullah (s.a.s) biz kadınlarını muhayyer bıraktı. Biz de Allah'ı ve Rasulünü seçtik. Rasulullah (s.a.s) bunu birşey, yâni; talak saymadı."
(Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)
4- Eğer kişi kadına: "Seç, seç, seç" dese, kadın da: "Ben birinci talak'ı" yahut "ortasını" ya da "sonuncusunu seçtim" dese İmam Ebu Hanife'ye göre kadın üç talak ile boşanmış olur ve kişinin boşanma niyetine de ihtiyaç yoktur. Çünkü, kişinin sözündeki tekrar, üç talak'a delalet eder.
Diğer iki imam ise: "Bir talak ile boşanır" dediler. Çünkü, "birinci", "orta", "sonuncu" gibi deyimler her ne kadar sıra sayıları ise de talaklarda sıra düşünülmediği için, kadının "kendimi birinci" veya "ikinci" veya "üçüncü talak ile boşadım" sözleri arasında fark yoktur. Her üçünde de sanki "kendimi bir talak ile boşadım" demiş gibi olur.
5- Eğer kişi, kadına "seç, seç, seç" der ve kadın da yalnız "kendimi seçtim" dese erkek ona üç kere "seç" dediği için üç talak ile boşanmış olur.
6- Eğer kişi kadına: "Seç, seç, seç" der ve kadın da, "Ben kendimi bir talak ile boşadım" dese, bir rec'i talak ile boşanmış olur.
7- Eğer kişi kadına: "Bir talak ile kendini seç" veya "Sen kendini bir talak ile boşayabilirsin" dese ve kadın da: "Ben kendimi seçtim" veya "boşadım" diye cevap verse, bir talak ile boşanır. Bu boşanma rec'i olur.
Zeyd b. Sabit oğlu Harice rivayet etti: Zeyd b. Sabit'in torunu Said b. Süleyman ona şunları haber verdi:
Ben, dedemin yanında otururken dedemin yanına Ebu Atik'in oğlu Muhammed, iki gözü yaşlı olarak geldi. (Dedem) Zeyd ona: "Bu ne hal?" diye sorunca, o da:
"Boşama yetkisini karıma verdim, o da benden ayrıldı" deyince Zeyd ona:
"Seni böyle davranmaya ne zorladı?" dedi. Adam:
"Kader" cevabını verdi. Zeyd:
"İstersen karına dönebilirsin. 0, yalnız bir talak ile boş olmuştur. Senin ona dönme hakkındır" dedi.
(Muvatta)
"SENİN BOŞANMAN SENİN ELİNDEDİR" DEYİMİ HAKKINDA :
1- Eğer kişi kadına üç talak niyetiyle: "Senin boşanman senin elindedir" dese, kadın da: "Ben kendimi bir kere ile seçtim" dese üç talak olmuş olur. Çünkü, "Ben kendimi bir kere ile seçtim" deyimi kendimi bir defada üç talak ile seçtim anlamına gelir.
2- Eğer kişi kadına üç talak niyetiyle: "Senin boşanman senin elindedir" dese, kadın da: "Kendimi bir talak ile boşadım" dese bir bain talakla boşanmış olur.
3- Kişi eğer, "Senin boşanman falancanın geleceği gün senin elindedir" dese ve o falan kimse de geldiği halde akşam oluncaya kadar kadın bilmezse, kadın için muhayyerlik zamanı bitmiş olur.
4- Kadının kocası, kadına boşanma yetkisini verdiği veyahut onu muhayyer kıldığı zaman eğer kadın kocasına: "Babamı çağır, ona danışayım" veya "Birkaç kişiyi çağır da onları şahit tutayım" derse bununla muhayyerliği kalkmaz. Çünkü, danışmak doğruyu bulmak, şahit tutmak ta inkâra mahal bırakmamak içindir.
"İSTERSEN KENDİNİ BOŞA" DEYİMİ HAKKINDA:
1- Eğer bir kimse karısına: "Kendini boşa" derken, hiçbir niyeti yok veya "bir talak ile" diye niyet eder ve kadın da: "Kendimi boşadım" derse bir talak ile boşanır ve boşanma Rec'i olur. Eğer kadın: "Üç talak ile" der ve kocası da "üç talak ile" diye niyet etmişse, üç talak olmuş olur.
Malik'e şöyle rivayet edildi: Bir adam Abdullah b. Ömer'e gelerek: "Yâ Eba Abdurrahman! Ben boşama yetkisini karıma verdim. O da kendisini boşadı. Bu konudaki görüşün nedir?" dedi. Abdullah b. Ömer: "Ben mi yapıyorum onu? Sen yaptın" karşılığını verdi.
(Muvatta)
2- Eğer bir kimse karısına: "Kendini boşa dese, bu sözünden bir daha geri dönemez.
3- Eğer kişi karısına: "İstediğin zaman kendini boşa" dese, kadın kendini oturduğu yerde de, yerinden kalktıktan sonra da boşayabilir.
4- Eğer bir kimse bir başkasına: "Benim karımı boşa" dese, o kimse onun karısını oturduğu yerde de, yerinden kalktıktan sonra da boşayabilir ve kişi bu sözünden geri de dönebilir. Çünkü bu söz vekalet verme olduğu için dönülmesi mümkündür ve aynı yerde yerine getirilmesi de gerekmez. Fakat kişinin kendi karısına: "Kendini boşa" demesi öyle değildir. Zira, bu’ kadının kendi şahsı ile ilgili bir tasarrufu olduğu için vekâlet verme olmayıp, temliktir.
5- Eğer kişi karısına: "İstediğin zaman" yahut "ne zaman istersen benden boşsun" der, kadın da: "Ben istemiyorum" diye cevap verse, kadının bu cevabıyla yetkisi bozulmaz ve oturmakta olduğu yere mahsus olmaz. Çünkü, "istediğin zaman" ve "ne zaman istersen" deyimleri aynı an ve yere mahsus olmayıp bütün zaman ve yerleri kapsar. Bunun için kadın: "Ben istemiyorum" dedikten sonra da ne zaman isterse yine boşanmış olur. Ancak bir talak ile boşanır. Zira, "istediğin zaman" veya "ne zaman istersen" deyimleri her zamanı kapsarsa da "her istedikçe" demek değildir.
6- Eğer kişi karısına: "Sen benden her istedikçe boşsun" dese, kadın kendini, her istedikçe üç talak tamam oluncaya kadar boşayabilir. Fakat bu kadın kendini bir defada üç talak ile boşayamaz. Çünkü, kocası ona: "Nasıl istersen" demeyip, "Her istedikçe" demiştir.
ŞARTLI BOŞANMA
1 - Eğer bir kimse "Seninle evlenirsem benden boşsun" veya "Hangi kadınla evlenirsem benden boş olsun" sözlerinde olduğu gibi herhangi bir kadınla evlenmeyi, kadının kendisinden boşanmasına şart kılarsa, kadınla evlenir evlenmez kadın ondan boşanmış olur.
Ömer b. El-Hattab, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Mes'ud, Salim b. Abdullah, Kasım b. Muhammed, İbni Şihab ve Süleyman
2- Yesar derler ki: "Evleneceği kadını boşayacağına yemin eden bir kişi yeminini bozsa, evlendiği zaman o kadını boşaması gerekir."
(Muvatta)
Muammer'den Zuhri (r.a)'ye şöyle sorulduğu rivayet edildi: "Bir kişi evleneceğim her kadın boştur ve satın alacağım her köle hürdür derse ne olur?" Zühri (r.a) cevap olarak:
"Bu, o kişinin dediği gibidir" deyince Muammer ona: "Rasulullah (s.a.s) nikâh olmadan boşanma yoktur. Satın almadan azad etme yoktur" demedi mi?" diye sordu. Zühri (r.a) ise:
"Bu, senin anladığın gibi değildir. Bunun manası şöyledir: Bir adam, "Filan adamın karısı boş olsun veya filan adamın kölesi hür olsun" derse ne kadın boş olur ne de köle hür olur."
(Abdurrezzak "Mushannefi"nde rivayet etmiştir.)
2- Eğer kişi "Şu işi yaparsan benden boşsun" sözünde olduğu gibi boşanmayı bir şarta bağlarsa şart meydana gelir gelmez boşanma olmuş olur. Eğer kişi yabancı bir kadına: "Şu işi yaparsan benden boşsun" dedikten sonra kadınla evlenir ve ondan sonra kadın o işi yaparsa boşanmış olmaz. Çünkü, kişi boşamayı şarta bağlarken kadın nikâhı altında olmadığı için kadını boşamaya yetkili değildir.
3- Eğer kişi karısına: "Sen benden boşsun" dedikten sonra ara vermeden "Allah dilerse" dese boşanmış olmaz. Fakat eğer bir miktar sustuktan sonra "Allah dilerse" dese boşanma olmuş olur.
İbni Ömer (r.a)'den; Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Kim ki bir şey üzerine yemin eder ve ara verme den "İnşallah" (Allah dilerse) derse, yeminini yerine getirmek zorunda olmaz."
(Tirmizi, Ebu Davud)
Tirmizi bu hadis için Hasen dedi.
HASTA KİMSENİN KARISINI BOŞAMASI
1- Eğer bir kimse hasta iken karısını bain talak ile boşar ve kadının iddeti daha bitmemişken ölürse kadın ona mirasçı olur. Eğer, kadının iddeti bittikten sonra ölürse kadın ona mirasçı olamaz. Çünkü adamın karısını ölüm hastalığında boşaması onu kendi malından mahrum etmek içindir. Bunun için onun bu kötü niyeti hiç değilse iddetin bitimine kadar reddedilsin ki, kadının zararı bir dereceye kadar önlenmiş olsun.
2- Eğer kişi kadının isteği üzerine onu üç talakla boşadıktan veya kadına muhayyerlik verip te kadın kendisini boşadıktan sonra, kadının iddeti daha bitmemişken ölürse ona mirasçı olamaz. Çünkü, bu durumda kadının kendisi, hakkının sakıt olmasına razı olmuştur.
Eğer kadın, kocasına: "Beni Rec'i talak ile boşa" der, kocası ise onu üç talak ile boşarsa kadın ona mirasçı olur. Çünkü, rec'i talak ile evlilik bağının tamamı kopmaz. Bunun için, kadın, rec'i talak ile boşanmasını istemekle hakkının sakıt olmasına razı olmuş sayılmaz.

 
Siz bu yazıyı okuyan counter şanslı kişiden birisiniz..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

1 9