script src='http://ajax.googleapis.com/ajax/libs/jquery/1.2.6/jquery.js' type='text/javascript'/>

PEYGAMBER EFENDİMİZDEN (sav) 10 NASİHAT VE 55 ALTIN ÖĞÜT



Allahû Teâla (cc) bizlere elçisi Muhammed (sav)'e Rabbinden getirip tebliğ ettiği şeylerde O'na uymayı, örnek alıp yolundan gitmeyi emretmiştir.
Peygamber (sav)'in sünneti sözlü ve fiili şekildedir ki bunlar dinin gayesini anlama ve tafsili hükümleri kavramada bizlere yol gösteren ışıktır. Rasulullah (sav)'den sözlü ve fiili olarak sabit olan herşey Kur'an'da açık nas olarak zikredilmese dahi bizim için hüccettir. Kur'an'da zikredilmediği halde bizim için delil olan hadislerden bir tanesi de Ebu Hureyre (ra)'nin rivayet ettiği şu hadistir: "Bir erkek hanımı ile hanımının halasını, hanımı ile hanımının teyzesini bir nikahta birleştiremez."

Sünnet Kur'an'da açık ifade edilmesede delil sayılır. Allah Teâla (cc) şöyle buyurmuştur: "Rasul size hangi şeyi vermiş ise onu alınız, hangi şeyden de yasaklamış ise ondan geri durun. " (Haşr:7)

Bütün müslümanlara gereken şey peygamberlerinin sünnetine sarılmaları, öğrenmeleri ve müslümanlar arasında yaymak için gayret sarfetmeleridir. Bu kitabın düşüncesi de bu yolda atılmış başarılı bir adımdır. Zira kitaptaki hadisleri derleyen müellif-Allah O'nun sevabını versin-kitabı yayınlama hakkını bütün müslümanlara vermekle tüm tavsiyeleri toparlamayı ve kitaptaki nebevi tavsiye, öğüt ve yönlendirmelerdeki faideyi genelleştirmeyi uygun görmüştür. Başarı Allah'tandır.

Ahmet Muhammed Tâhûn
 
Başlarken :

Hamd Allah içindir. Selam Allah'ın seçtiği kullarına ve seçtiği en değerli peygamber olan Efendimiz Muhammed (sav)'edir ki O'na Rabbinden: "Biz Seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik" (Enbiya:107), hükmü indirildiği gibi yine: "Andolsun içinizden size öyle bir peygamber geldi ki sıkıntıya ugramanız O'na ağır gelir; size düşkün, mü'minlere şefkatli, merhametlidir" (Tevbe:128), diye bildirmiştir.
 

O ki söz ve fiillerinde bütün iyiliklere yol göstermiş, tüm kötülüklerden de uyarmıştır. Allah'a çağıran, yolları aydınlatan nurdur. Elinizdeki şu Ellibeş Peygamber Tavsiyeleri'ni kardeşimiz Ustad Hamza Muhammed Sâlih Ucâc hadis kitaplarından seçip derlemiştir ki böylece mü'minlere bir hatırlatma olsun, onlara hediye yerine geçsin. Allah ona yaptığı hizmetin karşılığını versin. Her kişi ameline göre karşılık alır. Eğer hayır ise hayırla, şer ise şerle karşılık görür.

Siz ey mü'minler Rabbinizden gönderilen kitabı okuyun ve düşünüp inceleyiniz. Zira size Enam Suresinde on, İsra Suresinde oniki tavsiyede bulunulduğu gibi daha pek çok yerde Kur'an'dan sizlere tavsiyeler mevcuttur. Yine sizler Rasulullah (sav)'in de tavsiyelerini okuyun, inceleyin ve onlara sımsıkı yapışınız. Kim Rasulun yoluna sarılırsa büyük kurtuluşa erer. Kim de yüz çevirirse apaçık zarara girer.
" Rasul size hangi şeyi vermişse onu alınız, hangişeyden de yasaklamışsa ondan geri durunuz. " (Haşr:7)


Allah bizi ve sizi, Rablerinden haklarında güzellikler geçipte lutfuyla cennete girdirilen kullardan olmanız için, söz dinleyen ve sözlerin en güzeline uyanlardan kılsın. Selam bütün peygamberlere olsun. Hamd de alemlerin rabbi Allah'adır.
Ahmet Abdu'l Cevvâd.

Önsöz :
Hamd alemlerin rabbi Allah'adır. Salat ve selam peygamberlerin en değerlisi Efendimiz Muhammed (sav)'e, O'nun ailesine ve arkadaşlarınadır. Ben hadis kitaplarında Efendimiz'in bazı sahabelere tavsiyelerini okumuştum. İstedim ki bunlardan bir kısmını küçük bir kitapçıkta toplayayım. Bu nedenle ellibeş tavsiyeyi şu kitaplardan faydalanarak seçtim. Sahih-i Buhari, Sahih-i Müslim, Sünen-i ebi Davud, Sünen-i Tirmizi, Et-Terğib ve't-Terhib, Riyazu's-Salihin, Kitabû't-Tac, Teysirû'l-Vusûl. Bu tavsiyeler her ne kadar bazı sahabelere söylenmiş olsada, bütün müslümanlara da hitap eder. Bunlar Allah'a ihlasla bir kul olmaya, şirkten arınmaya yöneltir. Kelimeyi Tevhid ve Allah'a secde etmenin fazileti, namaz, oruç ve geceleri ihya etmenin fazileti, ilim tahsili, sadaka vermek ve Allahı tesbih etmenin faziletlerini açıklar. Anne ve babaya itaate, güzel ahlaka, akraba ziyaretine, komşularla iyi geçinmeye, yemek yedirme ve fakirleri sevme gibi daha pek çok ameli salihaya da teşvik eder. Aynı manadaki bazı hadisleri de faidesinden dolayı fazladan olarak zikrettim. Allah'tan amelimizin tamamının salih ve kabul olunmasını, bu amelleri kendi rızasına halis kılmasını diler, bu tavsiyelerde gelen şeylerden bizleri faydalandırmasını, onlarla amel etmeyi nasip etmesini isteriz. Doğru yola götürecek olan Allah'tır. Allah, Efendimiz Muhammed(sav) ve O'nun ailesine, arkadaşlarına salat ve selam etsin.
Hamza Muhammed Sâlih Ucâc
 
ON NASİHAT
 
1- Hergün okuyabildiğin kadar Kur'an oku, Peygamber (sav)'e de salatı çokca getir.

2- Beş vakit namaz ile velevki iki rekat ta olsa gece ve kuşluk namazına devam et.

3- Üzerine farz olan zekatı ver. Az da olsa hergün sadaka ver. Eğer verecek bulamaz isen bu vazifeyi güzel söylemekle yerine getir. Ramazan orucu ile beraber her ayda üçgün oruç tut.

4- Allah'ın sevdiklerinden olmak istemez misin? Peygamber'in Muhammed (sav)'i, O'nun Ailesini sev, anne ve babaya iyilik yap.
 
5- Sen:" Ya Rabbi, Ya Rabbi" deyipte, Allah'ın: "Evet Ey kulum, iste istediğin verilir" dediği kimselerden olmak istemez misin? Ohalde yiyeceğini temizle ki duan kabul olsun. İnsanlara kendinden daha insaflı ol. İnsanlara güzel ahlakla davran.

6- Duası kabul edilenlerden ve Kıyamet günü sayfası nurla parlayanlardan olmayı istemez misin? Kalbini temizle, "La İlahe İllallah" zikrini çok yap, günahlarına, mü'min erkek ve mü'min kadınlar için tevbe ve istiğfar yap. Allah'ı hatırlamaktan habersiz olanlardan olma.

7- Allah'a hamdeden, şükreden, O'na yakın olanlardan olmak istemez misin? Şu var ki kul: El-Hamdülillah, derse, Allah: " Kulum Bana hamdetti, Bana şükretti" der. Ohalde: el-Hamdülillahi ve Selamün ala İbadihillezinestafa" zikrini çokça yap.

8- Allah'a şükredenlerden ve Allah'ın neslini islah ettiği kimselerden olmayı istemez misin? O halde şu iki ayetteki duaya devam etmelisin:
a- " Rabbim, bana ve anama, babama lutfettiğin nimete şükretme, Senin beğeneceğin faydalı bir iş yapmamı gönlüme ilham eyle ve Rahmetinle beni iyi kullarının arasına koy". (Neml:19).
b- " Rabbim beni, bana ve anama, babama verdiğin nimete şükretmeye razı olacağın yararlı işleri yapmaya sevkeyle, benim için neslimden de salahı devam ettir. Ben Sana yöneldim, Sana teslim oldum." (Akaf:15).

9- Hem dünyanı hem ahiretini toplayan şeyi sana göstereyim mi? Ohalde Allah'ın emirlerini gücün yettiği kadar yerine getirmeye çalış: " Ey insanlar, ruku edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. " (Hac:77).

10- Bütün herşeyin özünü göstermemi ister misin? " Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru istikamet üzere ol. "
 
BİRİNCİ TAVSİYE
KELİME-İ TEVHİD'İN FAZİLETİ
 
Ebu Hureyre (ra) tarafından şöyle rivayet edilmiştir:"
Dedim ki: "Ya Rasulallah, kıyamet günü şefaatinle insanların en mutlusu olan kimdir?
Rasulallah (sav) şöyle buyurdu: Ey Ebu Hureyre, senin hadise olan düşkünlüğünden dolayı senden önce hiçbir kimsenin bu hadisten sormayacağını tahmin etmiştim. Kıyamet günü şefaatimle insanların en mutlusu olan; ihlasla, kalbi veya gönlü ile LA İLAHE İLLALLAH, diyen kimsedir. " (Buhari)

Ubade Bin Samit (ra)'dan Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
 "Kim tek olan Allah'tan başka ilah olmadığına, O'nun ortağının bulunmadığına, Muhammed'in kulu ve elçisi olduğuna, İsa'nın Allah'ın kulu ve eliçisi olup Meryem'e kendisinden gönderdiği ruhu olan kelimesi olduğuna, cennet ve cehennemin hak olduğuna şahadet ederse Allah onun üzerinde bulunduğu amele göre cennete koyar. " (Buhari, Müslim, Tirmizi).
 " Cennetin sekiz kapısından hangisinden isterse" ilavesi de mevcuttur.

Müslim'in diğer rivayeti ise şu şekildedir:" Kim Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in de Allah'ın elçisi olduğuna şehadet ederse, Allah ona cehennemi haram kılar."
 
İKİNCİ TAVSİYE
TEVHİD ÜZERİNE GENEL TAVSİYELER
 
İbn-i Abbas (ra)'den rivayet edilmiştir:
"Bir gün Hz. Peygamber (sav) terkisinde idim. Bana dedi ki: "Ey evlat! Ben sana bir takım kelimeler öğretiyorum; Allah'ı gözet ki O da seni gözetsin. Allah'ı gözet ki karşında bulasın. Bir şey istediğinde Allah'tan iste. Yardım talebinde bulunduğunda Allah'tan yardım iste. Şunu bil ki, bütün halk sana fayda vermek üzere birleşseler, ancak Allah'ın sana takdir ettiği kadar fayda verebilirler ve eğer bütün halk sana zarar vermek için birleşseler ancak sana Allah'ın takdir ettiği kadar zarar verebilirler. Kalemler kaldırıldı, sahifeler kurudu." (Tirmizi, Müsned).

Tirmizi'nin dışındaki bir rivayette ise şöyle buyurmuştur:" Allah'ı gözet ki önünde bulasın, Allah'ı rahatlıkta tanı ki O da seni sıkıntıda tanısın. Şunu bil ki başına gelmeyecek olan şeyin, sana isabet edeceği de yoktur ve senin başına gelecek olanın da gelmemesi yoktur. Bil ki yardım ve zafer sabretmekle olur. Sevinç üzüntü ile beraberdir. Sıkıntı ve güçlük te kolaylıkla beraber olur."
 
ÜÇÜNCÜ TAVSİYE
İLİM TAHSİL ETMENİN FAZİLETİ
 
Kubeysa b. El-Muhârik (ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Rasulullah (sav)'in yanına gelmiştim. Bana:
-Ey Kubeysa seni buraya getiren nedir?, dedi.
Ben de:
-Yaşım ilerledi, kemiğim inceldi, sana geldim ki bana Allah'ın kendisiyle faydalandıracağı şeyleri öğretesin, dedim. Bunun üzerine Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
-Ey Kubeysa bir taşa, bir ağaca, bir toprak yığınına uğrasan sana mutlaka istiğfar eder. Ey Kubeysa sabah namazını kılınca üç defa:" Sübhanellahi'l-Azim ve bihamdihi" de. Körlükten, cüzzamdan ve felçten kurtulursun. Ey Kubeysa şöyle dua et:" Allahümme inni Es'eluke mimma indeke ve efid aleyye min rahmetike ve enzil aleyye min berekatikeğ Ey Allah'ım ben senin yanındakilerden isterim, bana lutfundan gönder, bana rahmetini yay, bereketinden üzerime indir. " (Müsned).

İşte bu değerli tavsiye ilim tahsili yapanın değerine delâlet eder.
Ebu'd-Derdâ (ra) tarafından rivayet edilen hadiste ise şöyle buyrulur:" Kim ilim elde edeceği bir yola girerse Allah'ta ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler ilim talibine yaptığı şeyden hoşnud olduklarından dolayı kanatlarını korlar. Alime gökte ve yerde olanlar hatta sudaki balıklar istiğfar getirip onun için Allah'tan bağışlama dilerler. Alimin Abid'e olan üstünlüğü dolunayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Şüphesiz alimler peygamberlerin varisleridir. Muhakkak ki peygamberler ne bir dinar ne de bir dirhem miras bırakmazlar. Ama onlar ancak ilmi miras bırakırlar. Kim de onu alırsa büyük bir pay almış olur. " (Ebu Davud, Tirmizi, İbn-i Mace, İbn-i Hibban, Beyhaki)

Yine bu hususta Safvan b. Assâl el-MurâdŒ (ra)'dan rivayet edilen hadiste şöyle anlatır:" Peygamber(sav)'in yanına gelmiştim. O mescidde kırmızı hırkaya yaslanmıştı.
-Ya Resûl-i Ekrem (sav) ben ilim istemek için geldim, dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
-İlim talibine merhaba, muhakkak ki ilim talibine melekler kanatlarını gerer, sonra da istediği şeye karşı sevgi ve muhabbetlerinden birbirine girerek dünya semasına ulaşırlar. " (Müsned, Taberani, İbn-i Hibban, Hakim)
 
DÖRDÜNCÜ TAVSİYE
ZORDA KALANA YARDIM ETMEK
 
Abdullah b. Ömer(ra) tarafından Efendimiz(sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmişti:" Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (başkasına da bırakıp) teslim etmez. Kim karedeşinin bir hacetinde bulunursa Allah'ta onun hacetinde bulunur. Kim bir müslümanı üzüntüsünden rahatlatırsa Allah'ta onu kıyamet günü üzüntülerinden rahatlatır. Kim müslümanı örterse Allah'ta onu kıyamet günü örter." (Buhari, Müslim)

Bu hususta Ebu Hureyre (ra) tarafından da Hz. Peygamber(sav)'den şu hadis rivayet edilmiştir: "Kim bir mü'mine dünya üzüntülerinden bir üzüntüden dolayı nefes aldırırsa, Allah'ta ona kıyamet günü üzüntülerinden bir üzüntüden dolayı nefes aldırır. Kim sıkıntıda olana kolaylık sağlarsa Allah'ta ona dünya ve ahirette kolaylık sağlar. Kim bir müslümanı örterse Allah'ta onu dünya ve ahirette örter. Kul kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah'ta o kulun yardımında olur. Kim ilim talep edeceği bir yola girerse Allah'ta ona bununla cenneti kolaylaştırır. Hiçbir topluluk yoktur ki, Allah'ın evlerinden bir evde Allah'ın kitabını okumak ve aralarında inceleyip araştırmak üzere toplansında üzerlerine sekine inmesin, rahmet onları kaplamasın, melekler onları kuşatmasın, Allah onları yanında bulunanlara anlatmasın. Kimi ameli geride kor ise onu soyu (öne geçirmek için) süratlendiremez. " (Müslim).
 
BEŞİNCİ TAVSİYE
ALLAH İÇİN SECDE ETMENİN FAZİLETİ
 
Ma'dân b. Ebi Talha (ra) anlatır: Rasulullah(sav)'in Mevlası Sevban ile karşılaştım ve ona şöyle dedim:
-Bana işlediğimde Allah'ın beni cennete koyacağı bir amel söyle veya diğer bir rivayete göre;
-(Allah'a en sevimli olan ameli) Bunun üzerine bir müddet sustu, sonra ben tekrar sordum, yine sustu, sonra üçüncü defa sordum şöyle dedi:
-Ben bu konu hakkında Rasulullah (sav)'e sordum. O da bana:" Çok secde etmeye bak. Çünki Allah için yaptığın her secde ile Allah seni bir derece yükseltir, senden bir hatayı da siler. " (Müslim, Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace).
Ubâde b. es-Sâmit (ra)'ın Rasulullah(sav)'ı şöyle derken işittiği rivayet edilmiştir:" Allah için secde yapan hiçbir kul yoktur ki, Allah ona bu secde ile bir hasene(sevap) yazıp ondan da bir seyyieyi(günahı) silmesin ve onu secde ile bir derece yükseltmesin. Bu sebeple secdeyi çok yapınız. " (İbn-i Mace).

Yine bu hususta Huzeyfe(ra)'ın Efendimiz'in şöyle dediği rivayet edilir" Allah'ın, kendisini yüzünü yere koymuş secde eder halde iken kulunu gördüğü halden Allah'a daha sevimli gelebilecek kulun hiçbir hali yoktur. " (Taberani el-Evsat'ta zikreder).
 
ALTINCI TAVSİYE
SADAKANIN FAZİLETİ
 
Ka'b b. Ucre'den (ra) Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
-Ey Ka'b b. Ucre haram kazançla beslenip büyüyen ne kan ne de et cennete giremez, cehennem ona daha uygundur.
-Ey Ka'b b. Ucre insanlar sabahleyin iki şekilde çıkarlar;(Birisi vardır ki) nefsinin esaret zincirini çözerek çıkan bu sebeple de onu azat edendir, (diğeri) ise onu bağlıyarak çıkar.
-Ey Ka'b b. Ucre; namaz yakınlıktır, oruç da zırhtır, sadaka ise tıpkı kırağının parlak taştan akıp gittiği gibi hataları söndürür. " (İbn-i Hibban) Muâz b. Cebel (ra) şöyle anlatır:" Peygamber (sav) ile beraber bir seferde idik. (Sonra Muaz (ra) hadisi anlatır, hadisin bir bölümü de şöyledir:) Peygamber (sav) dedi ki:
-Ey Muaz sana hayır kapılarını göstereyim mi? Ben de:
-Evet göster Ya Rasulullah, dedim. Rasulullah şöyle buyurdu:
-Oruç zırhtır, sadaka ise suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları söndürür. " (Tirmizi)

" Şüphesiz sadaka sahibinden kabirlerin ateşini söndürür. Ancak ve ancak mü'min Kıyamet Günü sadakasının gölgesinde gölgelenir. " (Taberani, Beyhaki).

Meymune b. Sa'd(ra) şöyle anlatır:" Ya Rasulellah bize sadakanın durumunu açıkla dedim, şöyle buyurdu: Şüpesiz sadaka Allah rızası için olupta sevabı da Allah'tan bekleyen için ateşten onu perdeleyip engel olur. " (Taberani).
 
YEDİNCİ TAVSİYE
İKİ REKAT KUŞLUK NAMAZI İLE HER AYDAN ÜÇGÜN ORUÇ TUTMANIN FAZİLETİ
 
Ebu Hureyre (ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Benim dostum (sav) bana her aydan üçgün oruç tutmamı, iki rekat kuşluk namazı kılmamı yatmadan öncede vitir namazını kılmamı tavsiye etti. " (Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesei).

İbn-u Huzeyme'nin kitabında ise şu lafızla rivayet edilmiştir:" Benim dostum (sav) terk etmediğim üç şeyi tavsiye etti; vitir namazını kılmadan uyumamamı, iki rekat kuşluk namazını bırakmamamı, çünki kuşluk namazı Allah'a yönelenlerin namazıdır, her aydan da üçgün oruç tutmamı. " Abdullah b. Amr b. el-âs (ra) Rasulullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu söylemiştir:" Her aydan üçgün oruç tutmak bütün sene oruç tutmaktır. " (Buhari, Müslim)

Ebu Zer(ra)'dan Efendimiz(sav)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Sabaha çıkan sizin her bir ekleminden dolayı bir sadaka vardır;şu var ki her bir tesbih bir sadakadır. Her bir tahmid bir sadakadır, her bir tekbir bir sadakadır. İyiliği emretmek bir sadakadır. Kötülükten alıkoymak bir sadakadır. Kuşluk vakti kılınan iki rekat namaz da bunu karşılar. " (Müslim).

Yine Ebu Zer (ra) şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:Kim her aydan üçgün oruç tutarsa bu bir yıl oruç tutma demektir. "
Allah Taala da Kitab'ında bu hükmü tasdik için şöyle buyurmuştur:" Kim bir hasene getirirse ona on misli vardır. " (En'am:160) Bu nedenle birgün on güne tekabül eder. " (Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace, Müsned, İbn-i Huzeyme)

Abdullah b. Amr (ra)'dan şu hadis rivayet olunur ki:Bir adam Rasulullah(sav)'a oruç hakkında soru sormuştu. O da şöyle buyurdu:" Her ayın onüçüncü, ondördüncü ve onbeşinci gününde üçgün oruç tutmaya bak. " (Taberani, el-Evsat'ta rivayet eder).

Cerir(ra) da Rasulullah (sav)'den şu hadisi rivayet etmiştir:" Her aydan üçgün oruç tutmak bir sene oruç tutmaktır. Her ayın onüçü, ondördü ve onbeşinin sabahı Eyyamu'l-Biyd'dir. " (Nesei, Beyhaki)
 
SEKİZİNCİ TAVSİYE
TESBİH NAMAZI
 
Tabiinden İkrime, İbn-i Abbas(ra)'dan şu hadisi rivayet eder:" Rasulullah(sav) şöyle dedi:
-Ey Abdulmuttalib oğlu Abbas, Ey amcacığğım Abbas, sana bir şey vereyim mi? Sana bir şey ağışlayayım mı?Sana bir şey hediye edeyim mi? Sana on tane günahlar dan bağışlatıcı haslet bildireyimmi ? bunu yaptığında Allah senin, önceki ve sonraki, eski ve yeni olan, gerek bilerek gerekse hata olarak yaptığın, gerek küçük gerek büyükgizli ve açık on tane özelliği bağışlar ;dört rekat namaz kılarsın, her rekatında Fatiha Suresini okursun, İlk rekatın kıraatını bitirdikten sonra ayakta iken " Subhanellahi vel-Hamdülillahi ve la ilahe illallahü vellahü ekber" diye onbeş defa söylersin, sonra rukuya varırsın, rukuda iken yine bu duayı on defa söylersin, sonra başını rukudankaldırır on defa daha söylersin, sonra secdeye varırsın ve secdede iken de on defa söylersin, sonra başını secdeden kaldırır yine on defa söylersin, sonra secde eder yine on defa söylersin, sonra başını kaldırırsın yine on defa söylersin. Tüm bunlar bir rekatta yetmişbeş tanedir. Bunları dört rekatta da yaparsın. Eğer bunu her günde bir defa kılmaya gücün yeterse yap. Eğer gücün yetmezse her cumada bir defa yap. Eğer yapamazsan her ayda bir defa yap. Eğer yapamaz isen her senede bir defa yap. Eğer yapamaz isen ömründe bir defa yap. " (Ebu Davud, İbn-i Mace, İbn-i Huzeyme).

Tesbih namazı diye isimlendirilen bu namazın görüldüğü gibi fazileti büyüktür. Ey müslüman kardeşim gücün yettiğince buna önem ver. Allah bizi ve seni hayırda muvaffak kılsın. Bazı alimler tesbih namazı hadisinin rivayet tariklerini zayıf görmüştür. İbn-i Abbas hadisi hasen hadis şartlarına yakındır. Ancak rivayet zincirindeki tek ravinin çokluğundan ve diğer namazlara şekil itibariiyle ayrıcalık arzetmesi nedeniyle şaz'dır. İbn-i Teymiye bu hadisi zayıf görmüştür. İmam Zehebi ise bu konuda durmuş bir şey söylememiştir. Ebu Mensur ed-Deylemi Müsnedü'l-Firdefs'te:" Tesbih namazı isnat yönüyle en sıhatli ve en meşhur namazdır" demiştir. Beyhaki ise:" Abdullah b. Mübarek bu namazı kılardı. Salih insanlar bunu birbirlerine aktarırlardı" demiştir. Abdullah b. Mübarek'ten önce yaşamış olan Abdülaziz b. Ebi Davud:" Kim cenneti istiyorsa tesbih namazına devam etsin" demiştir. Şafilerden Ebu Hamid, El-Cüveyni, El-Gazali ve diğerleri bu namazın müstehab olduğunu belirtirler.

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim Allah Taala'nın, şiddet ve üzüntü anlarında duasını kabul etmesini istiyorsa rahatlık anında da duayı çok yapsın. " (Tirmizi).
Abdullah b. Mesud(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet eder:" Ey Allah'ım ben senden hidayet, takva, iffet ve zenginliği isterim. " (Müslim).

Târık b. eşyem el-Eşcâi(ra) şöyle demiştir:" Bir adam müslüman olduğunda Peygamber (sav) ona namazı kılmayı öğretir sonra da şu kelimelerle dua etmesini emrederdi;Allah'ım beni bağışla, bana merhamet et, beni hidayete eriştir, bana afiyet ver ve beni rızıklandır. " (Müslim).
Yine Müslim'in diğer bir rivayetinde Hz. Târık(ra) Peygamber(sav)'den şunu işitmiştir ki:Bir adam O'na gelip şöyle demiştir:
-Ya Rasulellah Rabbimden birşey istediğimde nasıl diyeyim?. O da şöyle buyurdu:
-Şöyle de; Allah'ım beni bağışla, bana merhamet et, bana afiyet ver ve beni rızıklandır. İşte tüm bunlar sana dünya ve ahiretini toplar. "
Ebu Hureyre(ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Rasulullah (sav) şöyle dedi:" Allah'ım üzerinde bulunduğum işimin(hatalardan) koruyucusu olan dinimi benim için islah et. İçerisinde geçimim olan dünyamı da benim için islah et. İçerisinde son mercim, dönüşüm olan ahiretimi de benim için islah et. Benim için bütün iyiliklerde hayatı artır. ölümü de bana her türlü şer ve kötülükten rahat kıl. " (Müslim).

Ebu İmame (ra) şöyle demiştir:" Rasulullah(sav) öyle bir dua etti ki biz ondan hiçbir şeyi ezberleyip muhafaza edemedik. Bunun üzerine de:
-Ya Rasulellah Sen pek çok dua ettin ki biz onlardan birşey ezberliyemedik, dedik. Şöyle buyurdu:

-Size tüm bunları toplayan şeyi göstereyim mi? Şöyle dersin:Allah'ım Peygamberin Muhammed (sav)'in Senden istetiklerinin hayırlı olanlarından Senden isterim. Peygamberin Muhammed(sav)'in Sana sığındığı şeyin şerli olanlarından da Sana sığınırız. Sen ki kendisinden yardım talebedilesin. Sonuç Sanadır. Allah'tan başka hiçbir kuvvet ve engel yoktur. " (Tirmizi)
 
DOKUZUNCU TAVSİYE
ALLAH'TAN BAĞIŞLANMA VE AFİYET DİLEYİNİZ
 
Ebu'l-Fadl el-Abbas b. Abdi'l-Muttalib(ra) şöyle demiştir:" Ya Rasulallah bana Allah'tan isteyeceğim birşey öğret" dedim, şöyle buyurdu:" Allah'tan afiyet isteyiniz. " Birkaç gün durdum, tekrar:" Ya Rasulellah bana Allah'tan isteyeceğim birşey öğret" dedim. Bana şöyle buyurdu:" Ey Abbas, Ey Rasulullah'ın amcası Allah'tan dünya ve ahirette afiyet isteyiniz" . (Tirmizi)
-Şimdi biz burada Rasulullah(sav)'den riivayet edilen ve Ashab'ına öğrettiği bazı duaları getireceğiz.

İbn-i Ömer (ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Rasulullah(sav) Ashab'ına şu kelimelerle dua etmeden meclisinden nadiren kalkardı:" Allah'ım bizimle sana karşı olan isyanların arasında engel olacak korkundan, bizi cennetine ulaştıracak taatından ve bize dünya musibetlerini kolaylaştıracağın yakin (sarsılmaz iman)'den bizlere taksimet. Yaşattığın müddetçe bizleri, kulaklarımızdan, gözlerimizden ve kuvvetlerimizden yararlandır. Bunları ölümümüze kadar kalıcı kıl. öcümüzü yalnız bize zulmedenlere karşı kıl. Bize karşı düşmanlık edenlere bizlere zafer nasibeyle. Musibetimizi dinimiz üzerine kılma, dünyayı en büyük kaygımız ve ilmimizin ulaşabileceği yerde kılma. Bizim üzerimize merhamet etmeyenleri de musallat etme. " (Tirmizi)
 
ONUNCU TAVSİYE
ORUÇ TUTMANIN FAZİLETİ
 
Ebu Umare'nin (ra) şöyle dediği rivayet edilmiştir:
-Ya Rasulellah bana bir amel emret, dedim. Şöyle buyurdu:
-Oruç tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun yerine geçecek birşey yoktur.
-Ya Rasulellah bana bir amel emret dedim, şöyle buyurdu:
-Oruç tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun yerine geçecek birşey yoktur.
-Ya Rasulellah bana bir amel emret dedim, şöyle buyurdu:
-Oruç tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun bir benzeri yoktur. " (İbn-i Huzeyme, Nesei)

Nesei'nin rivayeti şu lafızladır:" Rasulullah bana Allah'ın kendisi ile beni faydalandıracağı bir iş emret, şöyle buyurdu:Oruç tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun bir benzeri yoktur. "
Diğer bir rivayet ise şöyledir:" Ya Rasulellah bana kendisi ile cennete gireceğim bir amel göster, dedim. Şöyle buyurdu:Oruç tutmaya bak. Şu bir gerçektir ki onun bir benzeri yoktur. " Ravi sözüne şöyle devam etmiştir:" Onlara misafir gelmesi hariç, Ebu Umame(ra)'ın evinde gündüz duman görünmezdi. " (İbn-i Hibban).

Şu hadisi de iyi düşünmemiz gerekir.
Ebu Said (ra)'ın Rasulullah'in (sav) şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Allah yolunda bir gün oruç tutan bir kul olmasın ki Allah bu yüzden dolayı onun yüzünü cehennemden yetmiş yıl uzaklaştırmasın. " (Buhari, Tirmizi, Müslim, Nesei)
 
ON BİRİNCİ TAVSİYE
ALLAH'a TEVBE ETMENİN FAZİLETİ
 
Ağarr b. Yesar el-Müzeni(ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ey insanlar, Allah'a tevbe ediniz, O'ndan bağışlama dileyiniz. Ben bile günde yüz defa tevbe ediyorum. " (Müslim).
 
Ebu Hureyre(ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Rasulullah(sav)'i şöyle derken işittim:" Allah'a yemin olsun ki ben günde yetmişten fazla Allah'tan bağışlanma dileyip, O'na tevbe ediyorum. " (Buhari).

Efendimiz(sav)'in hizmetkarı Ebu Hamza Enes b. Malik el-Ensari(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah kulunun tevbesine, sizden birinizin çölde devesini kaybettiği haldeyken devesini bulmasından daha çok sevinir. " (Buhari, Müslim).

Müslim'in rivayeti ise şöyledir:" Allah, kulunun kendisine tevbe ettiği sırada onun tevbesine sizden birinizin şu haldeki durumundan da çok sevinçlidir ki sizden biriniz çöl bir arazide bineğinde iken, bineği üzerinde yiyeceği ve içeceği olduğu halde birden kaybolur, o da buna üzülüp bir ağaca gelip bineğine üzgün bir halde iken ağacın gölgesinde uzanmış olduğu sırada birden onu yanında ayakta durur bulur, yularından tutar, sonra da sevincinin şiddetinden dolayı:" Allah'ım sen benim kulumsun ben de senin rabbinim" deyipte hata eder. "
Ebu Musa Abdullah b. Kays el-Eşari(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah Taala gündüz günah işleyenin tevbe etmesi için gece elini açar. Gece günah işleyenin tevbe etmesi için de güneşin batışından doğuşuna kadar gece elini açar. " (Müslim).
 
ON İKİNCİ TAVSİYE
İSLAM ESASLARI
 
Muaz b. Cebel(ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Rasulullah(sav) ile beraber bir seferde idim. Bir gün yakınında bulundum. Beraber yürürken: -Ya Rasulellah beni cennete koyan, cehennemden de uzaklaştıran bir amel bildir, dedim. Şöyle buyurdu:

-Sen gerçekten büyük bir şeyden sordun. Ama bu Allah'ın kendisine kolaylaştırdığı kimseye mutlaka kolay gelir. Allah'a O'na ortak koşmadan kulluk edersin, namazı dosdoğru kılarsın, zekatı verirsin, Ramazan orucunu tutarsın, Kabe'i de haccedersin.
Sonra şöyle buyurdu:" Sana hayır kapılarını göstereyim mi?" . Ben de:
-Evet Ya Rasulellah , dedim.
Şöyle buyurdu:" Oruç zırhtır, sadata suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları söndürür. Kişinin gecenin ortasında kıldığı namazdır. " Sonra da şu ayeti okudu:" Yanları yataklardan uzak durur(az uyurlar), Rablerine ümit ve korku iledua ederlerve kendilerine verdiğimiz rızıklardan harcarlar. " (Secde:16).

Sonra şöyle buyurdu:" İşin başını, temel direğini, en üst noktasını bildireyim mi?".
Ben de:" Evet bildir, Ya Rasulullah" dedim.
Şöyle buyurdu:" İşin başı İslam'dır, temel direği namaz, en üst noktası da Cihat'tır.

" Sonra şöyle buyurdu:" Bunların hepsini tutanı bildireyim mi?".
Ben de:" Evet bildir Ya Rasulellah" dedim.
Dilini işaret etti ve:" Şunu tutmandır" buyurdu.
Ben dedim ki:" Ya Rasulellah biz konuştuklarımızdan sorguya çekilecekmiyiz".

Şöyle buyurdu:" Hay Allah hayrını versin, insanlar dillerinin ekip biçtiğinden başka yüzüstü cehenneme sürülürler mi?". (Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace, Müsned).
 
ON ÜÇÜNCÜ TAVSİYE
ANNE BABAYA İYİ DAVRANMAK
 
Ebu Hureyre(ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Bir adam Rasulullah(sav)'e geldi ve şöyle dedi:
-Ya Rasulellah benim güzel muamele etmeme insanlardan en çok kim hak sahibidir?" . Şöyle buyurdu:
-Annendir.
-Sonra kimdir?, dedi.
-Annendir, buyurdu.
-Sonra kimdir?, dedi.
-Annendir, buyurdu.
-Sonra kimdir?, dedi.
-Babandır, buyurdu. " (Buhari, Müslim).
Ebu Hureyre(ra)'dan gelen bir diğer rivayette lafız şöyledir:" Ya Rasulellah güzel muameleye en çok hak sahibi olan kimdir?" . Şöyle buyurdu:"
Annendir, sonra yine annendir, sonra yine annendir, sonra da babandır, sonra da sana yakın olanlardır. " (Müslim).

Yine Ebu Hureyre(ra)'dan Hz. Peygamber(sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:" Yaşlandıkları sırada anne ve babasına, bunların birisine yahut her ikisine erişipte sonra da cennete giremeyen kişinin burnu sürtülsün, sonra yine burnu sürtülsün, sonra yine burnu sürtülsün. " (Müslim).
 
ON DÖRDÜNCÜ TAVSİYE
NAMAZA DEVAM ETMEK
 
Abdullah b. ömer (ra) Hz. Peygamber(sav)'in bir gün namazı andığı ve şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim namaza devam ederse onun için namaz Kıyamet Günü'nde kurtuluş, burhan ve nur olur. Kim de devam etmez ise onun ne kurtuluşu, ne burhanı ve ne de nuru olur. Kıyamet Günü de Karun, Firavn, Haman ve Ubey b. Halef ile beraber olur. " (Müsned).

Enes (ra) şöyle demiştir:" Namaz Hz. Peygamber(sav)'e Miraç Gecesi'nde elli vakit olarak farz kılınmış, sonra da beş vakte kadar indirilmiştir. Sonra da şöyle nida edilmiştir:" Ey Muhammed şu bir gerçektir ki katımda söz değiştirilemez. Sana bu beş vakitle elli vakit sevabı vardır. " (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace).

Ebu Katâde kanalı ile Hz. Peygamber(sav)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Allah şöyle buyurdu:" Ben ümmetine beş vakit namaz farz kıldım ve kendi katımda da şu sözü verdim ki kim bu beş vakit namazı vaktinde riayet ederek gelirse onu cennete koyarım. Kim de buna riayet etmez ise benim katında onun için bir söz yoktur. " (Ebu Davud)

Ebu Hureyre(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:" Ne dersiniz. Sizin birinizin kapısında bir nehir olsa da ondan her gün beş defa yıkansa onun kirinden birşey kalır mı?" . Oradakiler:" -Hayır onun kirinden birşey kalmaz " dediler. Rasulullah da şöyle buyurdu:" İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah onlarla hataları yokedip siler. " (Buhari, Müslim, Tirmiz, İbn-i Mace, Nesei)

Amr b. Said anlatır:" Hz. Osman(ra)'ın yanında idim. Abdest almak için su istedi ve şöyle dedi:" Rasulullah(sav)'i şöyle derken işittim:" Hiçbir müslüman kişi yoktur ki ona farz namazın vakti gelirde namazın abdestini, huşuunu, rukusunu, güzelce yapsında, namazdan önceki büyük günah işlemediği haldeki diğer günahlarını örtmesin . Bu durum her zaman için de böyledir. " (Müslim)
 
Osman b. Affan(ra) Rasulullah(sav)'i şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir:" Kim cemaatle yatsı namazını kılarsa o sanki gecenin yarısını ihya etmiş gibidir. Kim de cemaatle sabah namazını kılarsa o sanki gecenin tümünü ihya etmiş gibidir. " (Müslim)

Ebu Musa (ra) Rasulullah(sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim sabah ve ikindi namazını kılarsa cennete girer. " (Buhari, Müslim).
 
ON BEŞİNCİ TAVSİYE
GÜZEL AHLAK
 
Ebu Derdâa (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kıyamet Günü kulun mizan terazisinde güzel ahlaktan daha ağır gelen bir şey yoktur. Şüphesiz Allah çirkin işler yapan ve kötü söz söyleyene kızar. " (Ebu Davud, Tirmizi)

Ebu Hüreyre(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Mü'minlerin iman bakımından en olgunu ahlakça en güzel olanıdır. Sizin en hayırlınız ailesine hayırlı olanınızdır. " (Ebu Davud, Tirmizi)

Câbir (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Şüphesiz Kıyamet Günü meclis ve sohbet bakımından bana en yakın ve sevimli olanınız ahlakça güzel olanlarınızdır ve Kıyamet Günü meclis ve sohbet bakımından bana en uzak ve çirkin olanınız gevezelik, boşboğazlık yapan ve müteveyhik olan kimsedir. "
-Ya Rasulelah müteveyhik nedir?" dediler. Şöyle buyurdu:
-Kibirli olanlardır. " (Tirmizi)
 
ON ALTINCI TAVSİYE
NAMAZIN SONUNDA SÖYLENİLEN DUALAR
 
Muaz b. Cebel (ra) Rasulullah (sav)'in elinden tutup şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ey Muaz vallahi Ben seni seviyorum. " Muaz (ra) da:" Anam babam Sana fada olsun Ya Rasulellah ben de Seni seviyorum dedi.
" Rasulullah:" Sana tavsiyede bulunuyorum. Ey muaz her namazın ardından şu duayı hiç bırakma:" Allahümme Einni alazikrike ve şükrike ve hüsni ibadetike (Allah'ım bana Seni zikretme, şükretme ve Sana güzel ibadet etmeme yardım et.) " (Ebu Davud, Nesei, İbn-i Huzeyme, İbn-i Hibban)

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim her namazdan sonra otuzüç defa Allah'ı tesbih eder(Subhanallah der), otuzüç defa Allah'a hamdeder (Elhamdülillah der), otuzüç defa tekbir getirir (Allahu Ekber der) ki bu doksan dokuz eder, sonra da:" La ilahe illallahu vahdehu la şerikelehü, lehü'l-Mülkü ve lehü'l-Hamdü ve hüve alaküllişeyin Kadir (Tek olan Allah'tan başka ilah yoktur, O'nun ortağı da yoktur, mülkiyet O'nundur, hamd O'nundur, O herşeye kadirdir. )" der de yüze tamamlarsa günahları deniz köpüğü kadarda olsa bağışlanır. " (Müslim)

Sa'd b. Ebi Vakkas(ra) Rasulullah (sav)'in her namazın ardından şu kelimelerle Allah'a sığındığını rivayet etmiştir:" Allahümme inni eûzü bike minel cübni vel buhli ve eûzü bike en uradde ila erzelil umri, ve eûzü bike min fitneti'd-Dünya, ve eûzü bike min fitneti'l-Kabri (Allah'ım ben cimrilik ve korkaklıktan Sana sığınırım, ömrümün en aşağısını döndürülmekten Sana sığınırım, dünya fitnesi ve imtihanından Sana sığınırım, kabir imtihanından Sana sığınırım.)" (Buhari)

Mü'minlerin annesi Cüveyriye b. el-Haris (ra) Bir gün Rasulullah (sav) sabahleyin erkenden O sabah namazını mescidinde kılarken yanından ayrıldığını sonra kuşluk vaktinde hâlˆ mescidinde otururken Rasulullah'ın tekrar yanına geldiğini ve şöyle buyurduğunu anlatır:" seni bıraktığım halde hâlâ öylece duruyor musun?".
Ben de:" Evet" dedim. Bunun üzerine Rasulullah(sav) şöyle buyurdu: " Ben senden sonra dörk kelime söyledim, eğer bugünden beri söylediklerinle tartılsalar onlar daha ağır gelir:" Subhanelahil AzŒm ve bi Hamdihi adeda halgıhi ve rızâ nefsihi ve zŒnete arşıhi ve midâde kelimâtihiğYüce Allah'ı yarattıklarının sayısınca, gönlünün rızasınca, arşıalasının ağırlığınca ve kelimelerinin mürekkebince tesbih eder, hamdederim".) (Müslim)
 
ON YEDİNCİ TAVSİYE
ZİKRİN FAZİLETİ
 
Abdullah b. Busr (ra) bir adamın Rasulullah (sav)'e şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Ya Rasulellah İslam Şeriatı'nın kanunları bana çok gelmiştir. Bu nedenle bana yapabileceğim bir şey bildir. " Rasulullah şöyle buyurdu:" Dilinin Allah'ı zikirle devamlı ıslak kalmasıdır. " (Tirmizi, İbn-i Mace, Hakim, İbn-i Hibban)

Muaz b. Cebel (ra) kanalıyla bir adamın Rasulullah(sav)'e şöyle sorduğu rivayet edilmiştir:" Mücahidlerin hangisi ecir bakımından daha büyüktür?" . Rasulullah şöyle buyurdu:"
-Allah Taala'yı en çok ananlarıdır. " Addam:" Salihlerin hangisi ecir bakımından daha büyüktür?" dedi.
Rasulullah:" Allahû Teâla (cc)'yı en çok ananlarıdır. " buyurdu.
Sonra adam namazı, zekatı, haccı, sadakayı, bunların hepsini söyledi.
Rasulullah (sav) ise:" Allah Taala'yı en çok zikredenleridir" diyordu.
Ebu Bekr (ra) Ömer (ra)'a:" Ey Ebu Hafs Allah'ı ananlar herşeyi götürdüler" dedi.
Bunun üzerine Rasulullah(sav):" Evet" dedi. " (Müsned, Taberani)
 
ON SEKİZİNCİ TAVSİYE
NEFSİ TERBİYE ETMEK
 
Zeydu'l-Hayr(ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Ya Rasulellah, Allah'ın kendisi hakkında hayır dilediği kişideki Allah'ın alameti ile hayır dilemediği kişideki Allah'ın alameti nedir, bana bildir. " Şöyle buyurdu:
" -Ey Ebu Zeyd nasıl sabahladın?. "
Ben de:" Hayrı ve hayır ehlini isteyerek. Eğer hayra kudretim yetebildi ise ona yöneldim. Eğer kaçırdımsa buna üzüldüm, onu arzuladım" dedim.
Şöyle buyurdu:" İşte bu Allah'ın hayır dilediği kişideki Allah'ın alametleridir. Eğer sana Allah bu alametlerin dışındaki şeyleri dileseydi sana onları hazırlardı. " (Razzin)

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Peygamberlerin sünnetlerinden dört şey vardır. Bunlar;haya, koku sürme, evlenme ve misvak kullanmadır. " (Tirmizi)

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Size hayırlı ve şerli olanınızdan haber vereyim mi?" bunu üç defa söyledi.
Oradakiler:" Evet bildir" dediler.
Şöyle buyurdu: " Sizin hayırlınız, hayrı umulup şerrinden de emin olunandır. Şerliniz de hayrı umulmayıp şerrinden de emin olunmayandır. " (Tirmizi)

Ebu Bekre(ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Rasulullah(sav)'e şöyle soruldu:
-İnsanların hangisi daha hayırlıdır?, O da şöyle buyurdu:
-Ömrü uzun olupta ameli iyi olandır.
-İnsanların hangisi şerlidir?, dediler. Şöyle buyurdu:
-Ömrü uzun olupta ameli kötü olandır. " (Tirmizi)
 
ON DOKUZUNCU TAVSİYE
GÜNAHLARI BIRAKIP, ALLAH'a İTAAT EDİP O'nu ZİKRETMEYE SARILMAK
 
Ümmü Enes (ra)'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:" Ya Rasulellah bana tavsiyede bulun.
" Rasulullah şöyle buyurmuştur:" Günahlardan hicret et (terket), zira bu hicretin en faziletlisidir. Farzlara devem et, zira bu cihadın en faziletlisidir. Allah'ı zikri de çok yap, çünkü sen Allah'a çok zikirden daha sevimli bir şey getiremezsin. " (Taberani)

Ebu Hureyre(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah şöyle buyurur: Ben kulumun Bana olan zannının yanındayım ve Beni zikrettiğinde onun yanında olurum. Eğer Beni kendi içinde anarsa Ben de onu kendi içimde anarım. Eğer Beni bir toplulukta anarsa Ben de onu ondan daha hayırlı bir toplulukta anarım. Eğer Bana bir karış yaklaşırsa Ben ona bir kulaç yaklaşırım. Eğer Bana bir kulaç yaklaşırsa Ben ona iki kulaç yaklaşırım. Eğer Bana yürüyerek gelirse Ben de ona koşarak gelirim. " (Buhari, Müslim, Tirmizi)

Muaviye (ra) şöyle anlatır:Hz. Peygamber (sav) mescidde zikir halkasının yanına çıktı ve:" Sizi buraya hangi şey oturttu?" diye sordu.
Onlarda:" Allah'ı zikretmek, bizi İslam'a eriştirip bunula bize bağışta bulunduğu şeylere hamdetmek için oturduk" dediler.
O da şöyle dedi:" Allah için söyleyin, sizi ancak bu mu oturttu?" dedi.
Onlar:" Vallahi bizi ancak bu oturttu" dediler.
O da şöyle dedi:" Bakın Ben sizi itham ettiğim için yemin ettirmedim. Ancak şu var ki bana Cebrail geldi ve Allah Taala'nın sizinle meleklere iftihar edip öğündüğünü bildirdi. " (Müslim, Tirmizi, Nesei)
 
YİRMİNCİ TAVSİYE
SABAH NAMAZINDAKİ İKİ REKAT NAMAZIN FAZİLETİ
 
Abdullah b. Ömer (ra) şöyle anlatır:" Bir adam şöyle dedi:" Ya Rasulellah bana öyle bir amel göster ki Allah onunla beni faydalandırsın.
" Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:" Sabah namazının iki rekat sünnetine devam et, zira bunda fazilet vardır. " (Taberani)

Yine Abdullah b. ömer(ra) demiştir ki:" Rasulullah(sav)'i şöyle derken işittim:" Sabah namazından önceki iki rekat namazı bırakmayınız. Çünkü bu namazda rağbet ve iyilikler vardır. "
Hz. Aişe(ra) Peygamber(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Sabah namazının iki rekatı, dünya ve dünyadaki olan herşeyden daha hayırlıdır. " (Müslim, Tirmizi)

Müslim'in rivayetin de ise:" İki rekat, bana bütün dünyadan daha sevimlidir. "
 
YİRMİ BİRİNCİ TAVSİYE
NAMAZDA İKEN SAĞA SOLA DöNMEMEK
 
Enes (ra)'dan şöyle rivayet edilmiştir: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:" Ey oğulcuğum namazda iken sağa sola dönmekten sakın, çünkü namazda böyle dönmek tehlikelidir. " (Tirmizi)

Ebu Hureyre(ra)'dan şöyle rivayet edilmiştir: Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:" Kul namaza durduğunda o Rahman olan Allah'ın huzurundadır. Eğer sağa sola dönerse Allah Taala;Kime dönüyorsun?. Benden daha hayırlısına mı?. Ey Adem oğlu Bana yönel, Ben yönelip döndüğün şeylerin hepsinden daha hayırlıyımdır. " (El-Bezzar)
 
YİRMİ İKİNCİ TAVSİYE
İHLÂSLI OLMAK
 
Muaz b. Cebel (ra) Yemen'e gönderildiğinde Rasulullah (sav)'e:" Ya Rasulellah bana tavsiyede bulun " dediği
O'nun da şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:" Dininde ihlâslı ol, az amel sana yeter. " (Hakim)

Sevban (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir:" Muhlislere ne mutlu. Onlar hidayet yolunun ışıklarıdır. Onlardan tüm karanlık fitneler uzaklaşır. " (Beyhaki)

Ebu İmame (ra) Rasulullah (sav)'ten rivayet ettiği hadiste şöyle denilmiştir:" Aziz ve celil Allah ameli ancak ihlâslı ve kendi rızası için yapıldığında kabul eder. (Ebu Davud, Nesei)
 
YİRMİ ÜÇÜNCÜ TAVSİYE
ALLAH'a BİR HACETİ OLAN KİMSENİN NE YAPACAĞI HAKKINDADIR
 
Abdullah b. Evfa (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kimin Allah'a veya Adem oğlundan birisine bir haceti olursa, o kişi bir abdest alsın ve abdesti de güzelce alsın ve iki rekat namaz kılsın. Sonra Allah'a hamd ve senada bulunsun, Peygamber'e de salat getirsin ve sonunda da şöyle desin:" Halim ve Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce arşın Rabbini tesbih ederiz. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Allah'ım Senden rahmetinin gereklerini, mağfiretinin azimetlerini, her türlü iyilikten ganimet, her türlü kötülükten de selamet isterim. Benim için bağışlamayacağın bir günah, gidermeyeceğin bir üzüntü, rızana uygun olan yerine getirmeyeceğin ber hacet bırakma Ey merhamet edenlerin en merhametlisi. " (Tirmizi, İbn-i Mace)

İbn-i Mace'nin rivayetinde:" Ey merhamet edenlerin en merhametlisi" sözünden sonra şu ilave vardır:" Sonra da dünya ve ahiret işlerinden dilediğini ister. Şüphesiz Allah herşeyi takdir eder.

HACET NAMAZI VE DÛASI

Osman b. Hanif(ra) şöyle anlatır:" Rasulullah (sav)'e bir ama geldi ve:" Ey Rasulallah Allah'a gözümdeki perdeyi açması için dua et" dedi.
Peygamberimiz:" İstersen seni bırakayım sabret" dedi.
Adam :" Ya Rasulellah gözümün kaybı bana çok zor gelmiştir" dedi.
O da:" Git abdest al sonra da iki rekat namaz kıl sonra da şöyle de:" Ey Allah'ım ben Rahmet Peygamberi Peygamberim Muhammed ile Sana yöneliyor, Senden istiyorum. Ey Muhammed ben Rabbine Seninle gözümü açması için yöneliyorum. Allah'ım O'nu benim hakkımda şefaatçi kıl, beni kendime de şefaatçi kıl, " sonra adam gözleri açılmış olarak geri döner. " (Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace, İbn-i Huzeyme, Hakim)
 
YİRMİ DÖRDÜNCÜ TAVSİYE
NEFSİN AFETLERİ
 
Ebu Zer (ra) anlatır:Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:" Üç kişi vardır ki Allah Kıyamet Günü onların yüzüne bakmaz, onlarla konuşmaz ve onları temize çıkarmaz. Onlara acıklı bir azap ta vardır. " . Rasulullah bunu üç defa söyledi.

Ben de:" Bunlar hüsrana uğradı, zarar ettiler, kim bunlar?" dedim.
Şöyle buyurdu:" Yürürken kibirle elbisesini uzatan, yaptığı iyiliği başa kakan ve yalan yeminle malını sarfedendir. " (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)

Ebu Berze el-Eslemi(ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Sizin hakkınızda ençok korktuğum şey karınlarınızda ve belden aşağınızdaki sapıklık şehvetler ve fitneleridir. " (Razzin)

Cabir b. Abdillah el-Ensâr (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Zulümden sakınınız, zira zulüm Kıyamet Günü'nün zulumat ve karanlıklarıdır. Cimrilikten de sakınınız, zira cimrilik sizden öncekileri helak etmiş ve onları kanlarını dökmeye mahrem dokunulmazlıklarını helâl saymaya taşımıştır. " (Müslim)

Cündüb (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim (başkasının gizli kusurlarını) duydurup işittirirse Allah'ta onu duydurup işittirir. Kim (başkasının gizli kusurlarını) görürse Allah'da onu görür. " (Buhari, Müslim)
 
YİRMİ BEŞİNCİ TAVSİYE
ALLAH'tan İSTEMEK
 
Cabir (ra), diğer bir nüshaya göre İbn-i ömer(ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet temiştir:" Kim Allah ile sığınma isterse onu koruyun ve kim Allah ile isterse ona veriniz kimde sizi çağırır davet ederse ona icabet ediniz. Size iyilik yapanı ödüllendiriniz. Eğer onu ödüllendirecek birşey bulamazsanız kendinizin onu ödüllendirdiğinizi görmesi için ona dûa edin. " (Ebu Davud, Nesei, İbn-i Hibban, Hakim)

" Allah rızası için " diyerek birşey istemenin yasaklığı hakkında ise şu hadis mevcuttur:
Rafi (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Allah rızası için diyerek dilenen Rahmetten uzaktır. Kendisinden Allah rızası için istenilipte isteyene vermeyen de Rahmetten uzaktır. " (Taberani)
 
YİRMİ ALTINCI TAVSİYE
FATİHA SURESİ HAKKINDA
 
Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'i şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir:" Allah Taala şöyle buyurmuştur:" Namazı Benimle kulum arasında iki bölüme ayırdım. Kulum için de istetiği vardır. "
Diğer bir rivayette ise şöyledir:" Namazın yarısı Benim, yarısı da kulumundur. Kul, " el-Hamdülillahi Rabbilalemin" dediğinde, Allah:" Kulum Bana hamdetti" buyurur.
Kul:" er-Rahmanirrahim" dediğinde, Allah:" Kulum Beni övdü" buyurur.
Kul:" Maliki yevmiddin" dediğinde,
Allah:" Kulum Beni yüceltti" buyurur.
Kul:" Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım isteriz" dediğinde,
Allah:" Bu Benimle kulum arasındadır. Kuluma da istediği vardır" buyurur.
Kul:" İhdinassıratalmüstakim, Sıratallezine enamte a'leyhim ğayril mağdûbi aleyhim veladdallin" dediğinde,
Allah:" Bu kulum içindir ve kuluma da istediği vardır" buyurur. " (Müslim)

Ebu Said el-Mualli (ra) şöyle anlatır:" Mescidde namaz kılıyordum. Rasulullah(sav) beni çağırdı, ben hemen çağrısına cevap vermedim. Sonra yanına vardım ve:"
Ya Rasulallah ben namaz kılıyordum" dedim.
Bunun üzerine şöyle buyurdu:" Allah:" Sizi çağırdığında Allah ve Rasulüne cevap veriniz" (Enfal:24), dememişmidir. Sonra şöyle dedi:" Sana mescidden çıkmadan önce bir sure öğreteceğim ki bu sure Kur'an'daki en büyük suredir. "
Elimden tuttu ve mescidden çıkmayı istetiğimizde ben:" Ya Rasulellah, Sen:" Kur'an'daki en büyük sureyi sana öğreteceğim" demiştin" dedim.
Şöyle buyurdu: " El-Hamdülillahi Rabilalemin ki bu es-Sebu'l-Mesâni (Yedi çift övgüdür) ve Bana verilen en büyük sûredir. " (Buhari, Ebu Davud, Nesei, İbn-i Mace)
 
YİRMİ YEDİNCİ TAVSİYE
KUR'AN'DAKİ BAZI SÛRE VE AYETLERİN FAZİLETLERİ HAKKINDA
 
Enes (ra), Rasulullah (sav)'in Ashab'ından bir adama şöyle dediğini rivayet etmiştir:
" -Sen evlendin mi?. Adam:
-Hayır, vallahi Ya Rasulellah benim yanımda evlenecek bir şeyde yoktur, dedi. Rasulullah:
-Yanında " Kul huvallahü Ahad. . . " yokmudur?, buyurdu. adam:
-Vardır, dedi. Rasulullah:
-Bu Kur'an'ın üçte biridir. Yanında " İzacae Nasrullahi vel-Feth. . . " yok mudur?, buyurdu. Adam:
-Vardır, dedi. Rasulullah:
-Bu Kur'an'ın dörtte biridir. Evlen, evlen, buyurdu. " (Tirmizi)

İhlas Suresi, Ayetel Kürsi ve Amenerrasulü hakkında ise şunları zikredebiliriz:

Muaz b. Enes el-Cüheni (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim " Kul-Huvallahü Ahad. . . " sonuna kadar on defa okursa Allah o kişiye cennette bir köşk yapar" . Bunu üzerine Hz. Ömer b. Hattab (ra) :" Ya Rasulellah o zaman biz de çokça yaparız" dedi. Rasulullah (sav) Allah daha çoktur ve daha iyidir" buyurdu. " (Müsned)

Ebu Zer (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah, Bakara Suresini iki ayetle bitirmiştir ki bu ikisini Bana arşının altındaki hazinesinden vermiştir. Onları öğreniniz ve çocuklarınıza ve kadınlarınıza öğretiniz. Zira o iki ayet namazdır, Kur'an'dır, duadır. " (Hakim)

Mü'minlerin annesi Aişe (ra) şöyle anlatır: "Rasulullah (sav) seriyyenin başında bir adam gönderdi. Bu kişi namazda arkadaşlarına kıraat okuyor ve " Kul hüvallahü Ahad..." ile bitiriyordu. Seriyye Medine'ye dönünce bunu Rasulullah (sav)'e bildirdiler.
Rasulullah da:" Sorun bakalım bunu hangi şeyden dolayı yapıyormuş?" dedi.
Onlarda sordular. Adam:" Çünkü bu Sure Rahman olan Allah'ın sıfatıdır. Ben de bunu okumayı çok seviyorum" dedi.
Bunun üzerine Rasulullah (sav):" Ona haber verin ki Allah onu seviyor buyurdu. " (Buhari, Müslim, Nesei)

Ebu Hureyre (ra) şöyle anlatır: "Rasulullah(sav) beni Ramazan ayının zekatını korumakla görevlendirmişti. Birden bana birisi belirdi ve yiyeceklerden almaya başladı. Ben de hemen onu yakaladım:" Seni Rasulullah'a götüreceğim" dedim.
Adam:" Ben muhtaç birisiyim, yanımda bakıma muhtaç ailem vardır. Ben de şiddetli sıkıntıdayım" dedi.
Ben de onu serbest bıraktım. Sabaha çıktığımda Rasulullah(sav):
" Ey Ebu Hureyre dün esirin ne yaptı?" buyurdu.
Ben de:" Ya Rasulallah, ihtiyacından ve bakmakla sorumlu olduğu ailesinden şikayette bulundu. Ben de ona acıdım ve bırakıverdim" dedim.
Bunun üzerine şöyle buyurdu:" Bak o yalan söyledi. Tekrar geri gelecektir" . Onun tekrar geri döneceğini Rasulullah (sav) sözünden öğrendim ve onu gözetledim. Birden belirip geldi ve yiyecekten alıyordu. Ben de:" seni mutlaka Rasullulah(sav)'e götüreceğim dedim.
" O da:" beni bırak ben ihtiyaç sahibiyim. Bakmakla sorumlu olduğum ailem vardır. Bir daha dönmem" dedi. Ben de ona acıdım ve salıverdim.
Sabaha çıktığımda Rasulullah (sav) bana:" Ey Ebu Hureyre dünkü esirin ne yaptı?" dedi.
Ben:" Ya Rasululah ihtiyacından ve bakmakla sorumlu olduğu ailesinden şikayette bulundu, ben de ona acıdım. Bırakıverdim" dedim.
Şöyle buyurdu:" O yalan söyledi ve tekrar geri dönecek" . Ben de üçüncü sefer gelmesini gözetledim. O da birden geldi, yiyecekten alıyordu, ben onu hemen tuttum ve :" Seni Rasulullah'a götüreceğim. Bu üçüncü defa gelmenin sonudur. Sen dönmeyeceğini söyleyip söz veriyorsun, sonra tekrar dönüyorsun" dedim.
Adam:" Beni bırak ben sana birtakım kelimeler öğretirim. Allah onlarla seni faydalandırır" dedi.
Ben:" Nedir onlar?" dedim.
Adam: " Yatağına girdiğinde Ayetel Kürsiyi oku. Zira senin başında devamlı sabaha kadar Allah tarafından gönderilmiş muhafız bekler, sana şeytan yaklaşamaz" dedi.
Ben de onu salıverdim. Sabaha çıktığımda Rasulullah(sav):
" Dün esirin ne yaptı?" dedi.
Ben de:" Ya Rasulellah bana Allah'ın kendileriyle beni faydalandıracağı bir takım kelimeler öğreteceğini sözverdi, ben de onu salıverdim" dedim.
Rasulullah (sav):" Onlar nedir?" dedi.
Ben de:" Yatağına girdiğinde Ayetel Kürsiyi oku. Bana dedi ki" Senin başından devamlı sabahlayana kadar Allah tarafından gönderilmiş bir muhafız bekler. Sana şeytan yaklaşamaz" dedi. Bunun üzerine Rasulullah:
" Bak o yalancı birisi olduğu halde sana doğru söylemiştir. Üç gündür kiminle karşılaştığını biliyor musun Ey Ebu Hureyre?" dedi. Ben de:
" Hayır" dedim.
" O şeytandır" dedi. " (Buhari)

Übey b. Ka'b (ra)'dan babasının şunu bildirdiği rivayet edilmiştir:" Kendilerinin hurmaların kurutulduğu ve saklandığı bir ambar vardı. Arasıra buraya uğrar ve hurmaları eksilir görür. Bir gece burayı bekler. Aniden yeni yetme bir oğlan çocuğu şeklinde bir canlı belirdi, selam verdi, o da selamını aldı ve:" Sen nesin?İnsan mı?Cin mi?" dedi.
" Cin" dedi.
" Elini uzat" dedim. Baktım sanki eli köpek eli gibi tüyleri de köpek tüyü gibiydi.
" Seni bu işi yapmaya yönelten nedir?" dedim. O:" Bana senin sadakayı sevdiğin ulaştı, bu nedenle senin yiyeceğinden birşeyler almayı istedim" dedi. Ben de:" Sizden bizi ne korur?" dedim. O da:
" Şu ayet, Ayetül Kürsi " dedi. Babası:
" Ben de onu bıraktım" demiştir. Übey sabahleyin Rasulullah (sav)'e gider ve durumu bildirir. Rasulullah:
" Pis herif doğru söyledi" demiştir. (İbn-i Hibban)

İhlas ve Felak-Nas Surelerinin fazileti hakkında ise şu hadisleri zikredebiliriz:

Muaz b. Abdullah b. Hubeyb babasının şöyle dediğini rivayet etmiştir: Babası şöyle anlatır: " Yağmulu ve zifiri karanlık bir gecede bize namaz kıldırması talebiyle mescide çıktık. O'nu bulunca " söyle" dedi. Bir şey söylemedim.
Sonra" söyle" dedi. Ben yine birşey söyliyemedim. Sonra tekrar " söyle" dedi. Ben de:
" Ya Rasulellah ne söyliyeyim?" dedim. O da:
" Sabah ve akşama çıktığında Kul hüvallahü ahad, Felak, Nas Surelerini üç defa oku. Herşeye karşı sana yeter" dedi. " (Ebu Davud, Tirmizi)

Ukbe b. Amir (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Bu gece indirilen bir benzeri görülmemiş ayetleri bilmedinmi ki bunlar " Kul euzu bi Rabbil Felak ve Kul euzu bi Rabbin-Nas" 'dır. " (Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesei)

Diğer bir rivayette ise şöyledir:" Rasulullah (sav) ile beraber bir seferde yürüyordum. Bana:" Ey Ukbe okunan hayırlı iki sureyi öğreteyim mi?" buyurdu ve bana Felak ve Nas Surelerini öğretti.

" Ebu Davud'un rivayetinde ise şöyledir:" Rasulullah (sav) ile beraber Cuhfe ile Ebva arasında yürürken birden bizi zifiri karanlıkla rüzgar sardı. Rasulullah(sav) de Felak ve Nas Sureleri'ni okuyarak Allah'a sığınmaya başladı ve şöyle diyordu:" Ey Ukbe bu ikisi ile Allah'a sığın. Hiçbir kimse bunların bir benzeriyle bunlar kadar Allah'a sığınamaz. "

Cabir b. Abdillah (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Oku ey Cabir" . Ben de:
" Anam babam Sana kurban olsun, ne okuyayım?" dedim.
" Felak ve Nas Sureleri'ni oku" buyurdu. Ben de bu ikisini okudum. Bana şöyle dedi:
" Bu ikisini oku. Bu ikisinin bir benzerini asla okuyamazsın. " (Nesei, İbn-i Hibban)
 
YİRMİ SEKİZİNCİ TAVSİYE
RASULULLAH (sav)'in SÜNNETİNİ YAŞATMA HAKKINDADIR
 
Amr b. Avf (ra) Efendimiz'in Bilal b. Haris(ra)'a şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Ey Bilal! Bil" . O da:
" Ya Rasulullah neyi bileyim?" . Şöyle buyurdu:
" Şunu bil ki kim benden sonra sünnetlerimden öldürülmüş olan bir sünnetimi diriltirse ona bu sünnetle amel edenlerin ecri verilir. Onların ecirlerinden de eksilme olmaz. Kim de Allah ve Rasulü'nün razı olmadığı sapık bir bitat ortaya koyarsa ona da bu bitatla amel edenlerin ecri verilir, bidati işleyenlerin günahlarından da eksilme olmaz. " (Tirmizi, İbn-i Mace)
İbn-i Abbas (ra) Hz. Peygamber Efendimiz (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Ümmetimin bozulduğu bir sırada kim sünnetime sarılırsa ona yüz şehid sevabı vardır. " (Beyhaki, Taberani)
 
YİRMİ DOKUZUNCU TAVSİYE
DÜNYAYA ÖNEM VERMEMEK HAKKINDA
 
Ebu'l-Abbas Sehl b. Sa'd es-Saidi (ra) şöyle anlatır:" Bir adam Rasulullah (sav)'e geldi ve şöyle dedi:
" Ya Rasûlallah bana bir amel göster ki onu işlediğimde Allah beni sevsin, insanlar da beni sevsin. " Rasulullah:
" Dünyadaki şeylere önem verme, Allah seni sevsin, insanların yanındaki şeylere önem verme insanlar seni sevsin. " (İbn-i Mace)

Hz. Peygamber Efendimiz'in dünyaya önem vermemesi hususunda ise şu hadisi zikredebiliriz: Abdullah b. Mesud (ra) şöyle anlatır:" Rasulullah (sav) hasır üzerinde uyumuştu. Kalktığında yan tarafına hasır iz yapmıştı. Biz de:
" Ya Rasûlellah Sana döşek etsek" dedik. O da şöyle buyurdu:
" Dünyaya karşı Bana ne oluyor ki, Ben dünyada ağacın altında gölgelenipte sonra orayı bırakıp giden bir yolcudan başka değilim. " (Tirmizi)

Ubeydullah b. Muhsan el-Ensari el-Mutami (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Sizden kim gönlünde güven, bedeninde sıhhat, yanında da günlük azığı olarak sabahlarsa o kimseye sanki zinetleriyle dünya verilmiş gibidir. " (Tirmizi)

Sa'd b. Ebi Vakkas (ra) anlatır:" Peygamber (sav)'e bir adam geldi ve:" Ya Rasulellah bana bir tavsiyede bulun, ama kısa ve öz olsun" dedi.
 
Peygamber(sav) şöyle buyurdu:
" İnsanların ellerindekileri ummamaya bak. Tamahtan da sakın, zira tamah hali hazırda bir fakirliktir. Mazur görülenlerden de sakın. " (Beyhaki)

İbn-i Ömer (ra) anlatır: Rasulullah (sav) omuzumdan tuttu ve:" Dünyada bir yabancı gibi veya bir yolcu gibi ol" buyurdu. İbn-i Ömer (ra) kendisi de şöyle dedi:
" Akşama eriştiğinde sabahı bekleme, sabaha eriştiğinde de akşamı bekleme, hastalığın için sağlığından bir şeyler, ölümün için de hayatından birşeyler al. " (Buhari)
 
OTUZUNCU TAVSİYE
CEHENNEMDEN KURTULUŞ
 
Haris b. Müslim et-Temimi (ra) Hz. Peygamber (sav)'in kendisine şöyle buyurduğunu söylemiştir: Sabah namazını kıldığında hiçbirşey konuşmadan önce yedi defa; Allahümme ecirni Mine'n-Nar Allah'ım beni cehennem ateşinden koru" söyle. Şunu bil ki sen bugün ölürsen Allah seni cehennemden korunanlardan kılar. Akşam namazını kıldığında da hiçbirşey konuşmadan önce yedi defa; Allahümme ecirni Mine'n-Nar" söyle. Şunu bil ki sen bu gece ölürsen Allah seni cehennemden korunanlardan kılar. " (Nesei, Ebu Davud)
 
OTUZ BİRİNCİ TAVSİYE
CENNETLİK BİR ADAM
 
Ebu Hureyre (ra) şöyle anlatır: Bedevi birisi Rasulullah(sav)'e geldi ve şöyle dedi:
" Ya Rasulellah bana bir amel göster ki onu işlediğimde cennete gireyim. " Rasulullah(sav) şöyle buyurdu:
" Allah'a kulluk eder, O'na hiçbirşeyi ortak koşmazsın, farz namazları kılar, farz olan zekatı verir, Ramazan orucunu tutarsın. " Adam:
" Canım elinde olan Allah'a yemin olsun ki ben bunu ne artırırım ne de eksiltirim" dedi. Bu kişi oradan ayrılınca Hz. Peygamber (sav):
" Kim cennetlik olan bir adama bakmak isterse buna baksın" buyurdu. (Buhari, Müslim)
 
OTUZ İKİNCİ TAVSİYE
İSTİHARE NAMAZI
 
Cabir b. Abdullah (ra) anlatır:" Rasulullah (sav) bütün işlerimizde bize Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi istihareyi öğretir ve şöyle derdi:" Biriniz bir işe yönelirse nafile olarak iki rekat namaz kılsın, sonra da şöyle desin:" Allahümme, inni Estehiruke bi İlmike ve Estakdiruke bi Kudretike ve Eseluke min Fadlikel-Azim. Fe inneke takdiru vela Ekdiru ve Ta'lemu vela e'alemu ve ente Allamu'l-ğuyub Allahümme in Künte ta'lemu Enne Hazel. Emru hayrun li fi dini ve meaşi ve aki beti emri, Emru hayrun li fi dini ve meaşi ve aki beti emri, âcili emri ve ecilihi fakdur li ve yessir li sümme barik li fihi vein Künte Ta'lemu enne hazel emru şerrun li fi dini ve meaşi ve akıbeti emri fi acilihi ve ecilihi fasrifni anhu vakdur li'l-Hayra Haysü Kane Sümme Erdini bihi.

(Allah'ın ben Senin ilminle Senden hayrına muvafakiyet dilerim. Senden kudretinle kudret istirham ederim ve yüce fazlü Kereminden nasib etmeni temenni ederim. Çünkü Senin kudretin herşeye kadirdir. Benim gücüm ise yetmez. Sen herşeyi hakkı ile bilirsin, ben bilemem. Yine Sen bütün gaybı kemali ile bilirsin. Allah'ım eğer bu yapmaya hazırlandığım amel dinim hakkında, hayatım ve amellerimin akıbeti şuanki ve geleceği hususunda hayırlı ise onu bana takdir kıl ve kolaylaştır. Sonra bu amelimde bana bereket ihsan et. Yok eğer yapmaya hazırlandığım bu amel dinim hakkında, hayatım ve amelimin akıbeti, şuanki ve geleceği hakkında şerli (kötü) ise onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Hayır hangisinde ise onu bana takdir buyur, sonra beni de ona razı kıl. " de ve sonra ihtiyacını belirt. " (Buhari, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace)

İstiharenin faydası hakkında ise şu hadisi zikredebiliriz:
 
Sa'd b. Ebi Vakkas (ra) Resulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ademoğlunun Allah'a yaptığı istiharesi onun mesud ve bahtiyarlığındandır. " (Müsned)

Diğer rivayette ise şu ilave mevcuttur:" Ademoğlunun Allah'a istihareyi terk etmesi de onun bahtsızlığındandır. "
 
OTUZ ÜÇÜNCÜ TAVSİYE
ÜZÜNTÜ VE KEDERİN GİDERİLMESİ İÇİN DÛA
 
El-İsbehani, Enes (ra)'dan şu hadisi rivayet edr ki, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:" Ey Ali sana bir dua öğretiyorum ki eğer sana gam, keder gelirse bununla Rabbine dûa edersin, Allah'ın izniyle senin dûan kabul olunur, üzüntü senden gider. önce abdest al, iki rekat namaz kıl, Allah'a Hamdü senada bulun, Peygamberine salavat getir. Kendine ve mü'min erkek ve kadınlara istiğfarda bulun. Sonra da şöyle de:" Allahümme ente tahkumu beyne İbadike FŒma kânûfihi Yehtelifune, La ilahe illallahu'l-Azim. La ilahe illallahu'l-Halimu'l-Kerim.Emru hayrun li fi dini ve meaşi ve aki beti emri, acili emri ve ecilihi fakdur li ve yessir li sümme barik li fihi vein Künte Ta'lemu enne hazel emru şerrun li fi dini ve meaşi ve akıbeti emri fi acilihi ve ecilihi fasrifni anhu vakdur li'l-Hayra Haysü Kane Sümme Erdini bihiğAllah'ın ben Senin ilminle Senden hayrına muvaffakiyet dilerim. Senden kudretinle kudret istirham ederim ve yüce fazlü Kereminden nasib etmeni temenni ederim. Çünkü Senin kudretin herşeye kadirdir. Benim gücüm ise yetmez. Sen herşeyi hakkı ile bilirsin, ben bilemem. Yine Sen bütün gaybı kemali ile bilirsin. Allah'ım eğer bu yapmaya hazırlandığım amel dinim hakkında, hayatım ve amellerimin akıbeti şuanki ve geleceği hususunda hayırlı ise onu bana takdir kıl ve kolaylaştır. Sonra bu amelimde bana bereket ihsan et. Yok eğer yapmaya hazırlandığım bu amel dinim hakkında, hayatım ve amelimin akıbeti, şuanki ve geleceği hakkında şerli(kötü) ise onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Hayır hangisinde ise onu bana takdir buyur, sonra beni de ona razı kıl. " de ve sonra ihtiyacını belirt. " (Buhari, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn-i Mace)
Sübhanallahi Rabbi's-Semâvâti's-Sebi ve Rabbi'l-Arşi'l-Azim. el-Hamdü lillahi Rabbi'l-Alemin, Allahümme Kâşife'l-gammi, müferricel-Hemmi, mücibe da'veti'l-Muddarine iza deavke. Rahmane'd-Dünya ve'l-Ahira ve Rahimehuma ferhamni fi hâceti hezihi bi kadaiha ve necâhiha Rahmeten tuğni biha an Rahmeti men sivake.

İbn-i Abbas (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Cebrail(as) Bana birtakım dualar getirdi ve " eğer Sana dünya içinden bir iş gelirse bu duaları öne koy ve sonra da ihtiyacını iste" dedi. Dua şudur:" Ya bedia's-Semâvâti ve'l-Ardı, Ya Ze'l-Celali ve'l-İkram. Ya Sariha'l- Mustesrihine, Ya Gıyâse'l-Müsteğisine, Ya Kâşife's-Sûi, Ya Erhame'r-Rahimine, Ya Mucibe da'veti'l- Muddarrine, Ya İlahe'l-Alemine, Bike Unzilu haceti ve Ente E'lemu biha fakdiha" (El-İsbehani)
 
OTUZ DÖRDÜNCÜ TAVSİYE
ÇOK SECDE ETMEK KİŞİYİ CENNETE KOYAR
 
Rasulullah (sav)'in hizmetkarı ve Ashab-ı Suffa'dan olan Ebu Firas Rabia b. Ka'b el-Eslemi (ra) şöyle anlatır:" Rasulullah (sav) ile beraber geceler, abdest suyu ve diğer ihtiyaçlarını getirirdim. Bana dedi ki:
" Benden bir şey dile" . Ben de:
" Cennette Sana arkadaşlık etmeyi dilerim" dedim.
" Bundan başka" dedi. Ben de:
" İsteğim budur" dedim.
" Sen de nefsine karşı çok secde etmekle Bana yardım et" buyurdu. " (Müslim)

Hz. Peygamber'in Mevlası Ebu Abdillah Sevban (ra) Rasulullah (sav)'ı şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir:" Çok secde etmeye bak. Zira sen her secde edişinde Allah seni onunla bir derece yukarı kaldırır. Senden de bir günahı siler. " (Müslim)

Cabir (ra) Rasulullah (sav)'i şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir:" Şüphesiz gecede bir saat vardır ki müslüman birisi ona rastlarsa Allah'tan dünya ve ahiret işinden hayırlı birşey isterse Allah ona mutlaka bunu verir. Bu her gecede böyledir. " (Müslim)

Ebu Malik el-Eşari (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Hiç bir adam yoktur ki geceleyin uyanır, hanımını da uyandırır, hatta hanımına uyku ağır basarsa yüzüne su serperde ikisi evlerinde namaza kalkar ve gecenin bir vaktinde Allah'ı zikrederse Allah o ikisinin günahlarını bağışlar. " (Taberani)

Muğire b. Şu'be (ra) anlatır:Bir gün Rasulullah (sav) öyle namaz kıldı ki hatta ayakları şişmişti. Kendisine:
" Allah Senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışladı" denildi. O da şöyle buyurdu:
" Şükreden bir kul olmayayım mı?" . (Buhari, Müslim, Nesei)

İbn-i Abbas (ra) şöyle anlatır:" Rasulullah (sav) bize gece namazı kılmamızı emretti, hatta bu konuda teşvik edip şöyle buyurdu:" Bir rekatta olsa gece namazı kılmaya bakın. " (Taberani)
 
OTUZ BEŞİNCİ TAVSİYE
YEMEK YEDİRMEK, SELAMI YAYMAK VE GECE NAMAZI KILMAK
 
Ebu Hureyre (ra) şöyle anlatır:" Rasulullah (sav)'e :" Ya Rasulellah Seni gördüğümde gönlüm hoşlanır, gözüm aydınlanır, bana herşeyden haber ver" dedim. O da :
" Herşey sudan yaratıldı" buyurdu. Ben:
" Bana öyle birşey bildir ki onu yaptığımda cennete gireyim. " Şöyle buyurdu:
" Yemek yedir, selamı yay, akrabayı ziyaret et, insanlar uyurken gece namazını kıl;cennete güvenle girersin. " (Müsned, İbn-i Hibban)

Ebu Malik el-Eşari (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Cennette dışından içi, içinden de dışı görünen bir oda vardır ki Allah onu;yemek yediren, selamı yayan ve insanlar uyurken gece namazı kılan kimseler için hazırlamıştır. " (İbn-i Hibban)
 
OTUZ ALTINCI TAVSİYE
KOMŞUYA İKRAMDA BULUNMAK
 
Ebu zer (ra) Efendimiz'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ey Ebu Zer çorba pişirdiğinde suyunu çok yapta komşularını gözet. " (Müslim)
Yine Ebu Zer(ra) şöyle demiştir:" Sadık dostum bana şunu tavsiye etti ve dedi ki:" Çorba pişirdiğinde suyunu çok yap, sonra da komşularından hanehalkına bak, çorbadan uygun bir şekilde onlara dök. "
Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim Allah'a ve Kıyamet Günü'ne inanıyorsa komşusuna eziyet vermesin, kim Allah'a Kıyamet Günü'ne inanıyorsa misafirine ikram etsin, kim Allah'a ve Kıyamet Günü'ne inanıyorsa hayır konuşsun yahut sussun. " (Buhari, Müslim)
 
OTUZ YEDİNCİ TAVSİYE
FAKİR VE YOKSULLARI SEVMEK
 
Ebu Zer (ra) şöyle demiştir:" Sadık dostum bana yedi tavsiyede bulundu; Yoksulları sevmemi ve onlara yakın durmamı, benden aşağı olana bakmamı ve kendimin üstünde olanlara bakmamamı, bana eziyet verseler de akrabamı ziyaret etmemi, " La Havle vela Kuvvete illa billah" sözünü çokça söylememi, acıda olsa gerçeği konuşmamı, Allah hususunda kınayıcının kınamasının beni tutmamasını insanlardan da birşey istemememi. " (Müsned, Taberani)
 
OTUZ SEKİZİNCİ TAVSİYE
FAKİRLİK VE ZENGİNLİĞİN TANIMI
 
Ebu Zer (ra) Rasulullah (sav)'in kendisine şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Ey Ebu Zer malın çokluğunu zenginlik olarak mı görürsün?" Ben de:
" Evet Ya Rasulellah" dedim. O da:
" Malın azlığını da fakirlik olarak mı görürsün?" dedi. Ben de:
" Evet Ya Rasulellah" dedim. O da şöyle buyurdu:
" Zenginlik ancak kalp ve gönül zenginliğidir. Fakirlik te kalp ve gönül fakirliğidir. Kimin kalbinde zenginlik varsa dünyada karşılaştığı ona zarar vermez. Kimin de kalbinde fakirlik varsa dünyadan daha fazla onu zengin edecek yoktur ve onun nefsine de dünyanın cimriliği zarar verebilir. " (İbn-i Hibban)
 
OTUZ DOKUZUNCU TAVSİYE
ALLAH'tan SAKINMAK
 
Ebu Zer (ra) anlatır:" Rasulullah(sav)'e :" Ya Rasulellah bana tavsiyede bulun" dedim. Şöyle buyurdu:
" Allah'tan sakın, zira bu tamamen işin başıdır. " Ben:
" Ya Rasulellah bana biraz daha tavsiye ver" dedim. O da:
" Kur'an okumaya bak. Çünkü bu sana dünyada nur, semada ise azıkolarak biriktirilmiş sermayedir. " (İbn-i Hibban)
 
KIRKINCI TAVSİYE
KUR'AN OKUMANIN FAZİLETİ HAKIKKINDA
 
Ebu Umame el-Bahili (ra) Rasulullah(sav)'i şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir:" Kur'an'ı okuyunuz, zira Kur'an Kıyamet Günü Kur'an ehline şefaatçi olarak gelir. İki çiçek olan Bakara ve Al-i İmran Sureleri'ni de okuyunuz, zira bu ikisi Kıyamet Günü bulut gibi veya saf halinde iki kuş fırkası olarak Ashabını savunmak için gelir. Bakara Suresi'ni okuyunuz, zira bunun elde edilmesi berekettir, terkedilmesi zarardır. O'na sihirbazlar da güç yetiremez. " (Müslim)

Abdullah b. Amr b. el-As (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Kur'an Ashabına " Oku yüksel, dünyada düzgünce okuduğun gibi oku, senin makamın en son okuduğun ayete kadardır denilir. " (Tirmizi, Ebu Davud, İbn-i Mace, İbn-i Hibban)
 
KIRK BİRİNCİ TAVSİYE
HAYIR YOLLARI
 
Enes b. Malik (ra) anlatır:" Temim Kabilesi'den bir adam Rasulullah (sav)'e geldi ve:" Ya Rasulellah benim çok develerim var, mal, mülk ve arkadaş Sahibiyim. Bana nasıl yapacağımı, nasıl hayır yolunda sarfedeceğimibildir" dedi. Bunu üzerine Rasulullah(sav):

" Malından zekatını çıkarırsın, zira bu seni temizleyen bir nevi temizleyicidir. Akrabanla ilişkiyi sürdürürsün, yoksul komşu ve dilencinin hakkını tanırsın. " (Müsned)
 
KIRK İKİNCİ TAVSİYE
ÜZÜNTÜNÜN GİTMESİ, BORCUN ÖDENMESİ İÇİN DÛA
 
Ebu Said el-Hudri (ra) anlatır:" Bir Rasululla (sav) mescide girmişti. Baksa ki Ensar'dan Ebû İmame denilen bir adam mescidde oturuyordu. Ona:
" Ey Ebu Ümâme ne oluyor seni namaz vaktinin dışında mescidte oturuyor görüyorum. Durum nedir?" dedi. O da:
" Ya Rasulellah borçlar ve kederler beni bırakmıyor" dedi. Rasulullah(sav) :
" Sana bir söz öğreteyim mi? Eğer onu söylersen Allah teala üzüntünü giderir, borcunu ödetir" dedi. O da:
" Söyle ya Rasulallah " dedi. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
" Sabaha çıktığında akşama eriştiğinde şöyle de:
" Allahümme eûzu bike mine'l-hemmi ve'l-hüzni ve eûzu bike mine'l-buhli ve'l cübni ve eûzu bike min galebeti'd deyni ve kahri'r ricâli" Ebu ümame sonra şöyle der:
" Ben bunu böylece yaptım Allah taala üzüntümü giderdi borcumu da ödememi nasip etti. " (Ebu Davud)
 
KIRK ÜÇÜNCÜ TAVSİYE
UYKUMA SIRASINDA OKUNACAK DÛA
 
Ebu Umare el-Bera b. Azib (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Ey falanca yatağına girdiğinde şöyle de:" Allahümme Eslemtü nefsi ileyke ve veccehtü vechi ileyke ve fevvadtü emri ileyke ve Elce'tü Zahri ileyke rağbeten ve Rahmeten ileyke la melce'e ve la mencâ minke illa ileyke amentü bi kitabike ellezi enzelte, ve nebiyyike ellezi erselte Fe inneke in mittü min leyletike mittü ala'l-Fıtrati ve in Esbahtü esbahtü hayran. " (Buhari, Müslim)

Ebu Said el-Hudri (ra) Efendimiz (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim yatağına girdiği sırada " Estağfirullahe ellezi la İlahe illa hü el Hayye'l-Kayyume ve etubü ileyh" derse, günahları denizin köpüğü, ağacın yaprağı, kum yığınının taneleri ve dünyanın günlerinin sayısı kadar da olsa affolunur. " (Tirmizi)

Enes b. Malik (ra) Rasulullah (sav)'İn şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Kim yatağına girdiğinde:" el-Hamdülillahi'llezi Kefâni, ve'l-Hamdülillahi ellezi menne aleyye fe efdale" derse Allah'ı bütün mahlukatın övgüsü ile hamdetmiş olur. " (Beyhaki)
 
KIRK DÖRDÜNCÜ TAVSİYE
UYKUSU GELMEYEN KİMSENİN OKUYACAĞI DÛA
 
Zeyd b. Sabit (ra) şöyle demiştir:" Rasulullah (sav)'e bana musallat olan uykusuzluktan şikayet ettim, şöyle buyurdu: " Şöyle de:" Allahümme ğarati'n-Nucumu ve hede'eti'l-Uyuni ve ente Hayyun Kayyumun la te'huzuke sinetun vela nevmun Ya Hayyu Ya Kayyumu ehdi' leyli ve enim ayni" . Zeyd b. Sabit(ra) şöyle der:" Ben bu duayı okudum Allah Taala benden maruz kaldığım şeyi giderdi. " (İbnu Sünni)

Yine Rasulullah (sav) Halid b. Velid (ra)'a uykusuzluk musallat olduğunda ona şöyle dua etmesini öğretmiştir:" Allahümme Rabba's-Sema vati's-Seb'i vema ezallet. Ve Rabbe'l-ErdŒne vema ekallet ve Rabbe's-Şeyatine vema Edallet. Kun li Caren min şerri halgıke küllihim cemian en yefruta aleyye ahadun min hum ev en yetğa, Azze caruke ve Celle Senauke. " (Tirmizi, Taberani)
 
KIRK BEŞİNCİ TAVSİYE
İNSANLARIN EN DEĞERLİSİ
 
Ebu Said el-Hudri (ra) anlatır:Bir adam:" Ya Rasulellah insanların hangisi daha faziletlidir?" dedi. O da şöyle buyurdu:
" Mü'min olan ve canıyla malıyla Allah yolunda cihad edendir. " Adam:
" Sonra kim?" dedi. O da:
" Vadilerden bir vadiye çekilmiş Rabbine ibadet eden bir adamdır" dedi.
Diğer bir rivayette ise:" Allah'tan sakınır, insanları da şerrinden dolayı bırakır. " (Buhari, Müslim)

Yine Ebu Said el-Hudri (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Müslüman bir adamın en hayırlı malı koyunları olupta dinini fitnelerden kurtarmak için dağların tepelerine, kenar bölgelere onları sürüp götüreceği yakındır. " (Buhari)
 
KIRK ALTINCI TAVSİYE
OTURULAN MECLİSİN KEFFARETİ
 
Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Kim bir mecliste otururda o mecliste şamata ve bağrışmalar çok olurda o kişi bu meclisinden kalkmadan önce:" Sübhanekellahümme bi Hamdike Eşhedü enlailahe illa ente Estağfiruke ve etûbü ileyke" derse bu meclisinde olan şeyleri ondan affolunur. " (Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn-i Hibban)
 
KIRK YEDİNCİ TAVSİYE
TESBİH'in FAZİLETİ HAKKINDA
 
Ebu Zer (ra) anlatır:" Rasulullah (sav) bana, " sözün Allah'a en sevimli olanını sana bildireyim mi?" dedi. Ben de:
" Ya Rasulellah sözün Allah'a en sevimli olanını bana bildir" dedim. O da şöyle buyurdu:

" Allah Taala'ya sözün en sevimlisi, " Sübhanellahi ve bi Hamdihi" dir, buyurdu. " (Müslim, Nesei)

Yine Müslim'in rivayetinde Rasulullah (sav)'e: " Hangi söz daha faziletlidir" diye sorulduğu ve O'nun da şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:" Allah'ın melekleri ve kulları için seçtiği" Sübhanellahi ve bi Hamdihi" dir. "
Abdullah b. Amr (ra) Rasulullah(sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Kim, "Sübhanellahi ve bi hamdihi", derse ona cennette bir hurma ağacı dikilir. " (El-Bezzar)

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" "Sübhanellahi ve bi Hamdihi, Sübhanellahi'l-Azim", dile hafif mizanda ağır ve Rahman'a sevimli gelen iki sözdür. " (Buhari, Müslim, Tirmizi)
 
KIRK SEKİZİNCİ TAVSİYE
SEYYİDİ'L İSTİĞFAR
 
Seddad b. Evs (ra) Peygamber (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Seyyidül İstiğfar (İstiğfar ve tevbenin en kıymetlisi) kulun şöyle demesidir:" Allahümme ente Rabbi la İlahe illa ente Halakteni ve ene Abduke ve ene ala Ahdike ve va'dike mesteta'tu Euzü bike min şerri ma sana'tü ebû ü leke bini'metike aleyye ve ebu ü bi zenbi fağfirli fe innehü la yeğfiru'z-zunübe illa ente" . Kim bunu inanarak gündüz söylerse ve de bugünde akşamdan önce vefat ederse o cennet ehlinden olur. Kim de bunu inanarak gece söylerse ve de bu gecede sabahtan önce vefat ederse o cennet ehlinden olur. " (Buhari)
 
KIRK DOKUZUNCU TAVSİYE
CENNET AĞACI
 
Ebu Hureyre (ra) ağaç dikerken kendisine Hz. Peygamber (sav)'in uğradığını ve şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Ey Ebu Hureyre ne dikiyorsun?" . Ben de:
" Ağaç dikiyorum" dedim. O da:
" Ben sana bundan daha hayırlı ağacı göstereyim mi?. "Sübhanellahi ve'l-Handülillahi vela ilahe İllallahü vallahü ekber"dir ki bu dûanın her defasında cennette sana bir ağaç dikilir. " (İbn-i Mace, Hakim)
 
ELLİNCİ TAVSİYE
AKREP SOKMASINA KARŞI KORUNMA
 
Ebu hureyre (ra) anlatır:" Bir adam Peygamber (sav)'e geldi ve:" Ya Rasulellah dün beni ısıran akrepten neler çektim bir bilsen" dedi. Bunun üzerine O da şöyle dedi:
" Bak akşama çıktığınde eğer, " Euzü bi kelimatillahi et-Tammeti min şerri ma Halak" diye dua etseydin sana zarar vermezdi. " (Muvatta, Müslim, Tirmizi)

Tirmizi'nin rivayetinde ibare şu şekildedir:" Kim akşama çıktığında üç defa, " euzü bi kelimatillahi et-Tammeti min şerri ma Halaka" diye dûa ederse ona bu gecede zehirli mahlukat zarar veremez. " Süheyl der ki:" Aileme bu duayı öğrenmişti. Her gece okuyorlardı. Bu sırada bir cariyeyi haşere sokmuştu, ama o hiçbir acı duymadı. "

FATİHA SURESİ'Nİ OKUYARAK TEDAVİ ETMEK

Ebu Said el-Hudri (ra) anlatır:" Rasulullah( sav)'in Ashabı'ndan bir grup sefere çıkmıştı. Nihayet arap kabilelerinden bir kabileye konakladılar ve onlardan kendilerini misafir edinmelerini istediler, ama onlar misafir almayı kabul etmediler. Bu sırada kabilenin reisini haşerat ısırdı, hemen koşuşturdular, ama hiçbir şey fayda vermedi. Birisi: " Şu konaklayan topluluğa gitseniz belki yanlarında bazı şeyler olabilir" dedi. Onlar da hemen yanlarına gelip:
" Ey topluluk, reisimizi haşere soktu, tüm çabalarımız fayda vermedi. Acaba birinizin yanında birşey var mıdır?. " Ashab'tan birisi:
" Vallahi ben tedavi edebilirim. Ama şu var ki biz sizden misafir kabul edilmemizi istedikte siz bizi misafir edinmediniz. Ben de ücret vermesseniz size tedavi etmem. " dedi. Onlarda bir sürü koyunla anlaştılar. O da Fatiha Suresi'ni okuyup ve üfleyerek gitti. Reisleri sonunda bağdan çözülmüş gibi canlandı, yürüyüp kalktı. Hiçbir acı duymadı. Onlar da anlaştıkları ücreti ona verdiler. Arkadaşlarından birisi:
" Koyunları paylaştırınız" dedi. Tedavi eden de:
" Hayır Peygamber (sav)'e gidip durumu O'na anlatana kadar birşey yapmayın. O'nun ne emredeceğine bakalım" dedi. Rasulullah (sav)'e varıp durumu anlattılar. O da:
" Fatiha'nın tedavi edeceğini nereden bildin?. Size ganimet geldi onu bölüştürün, sizinle beraber Bana da pay ayırın" buyurdu ve güldü. " (Buhari)
 
ELLİ BİRİNCİ TAVSİYE
RIZKI GELİŞTİRME VE BORCU ÖDEME DÛASI
 
Mü'minlerin annesi Aişe Validemiz (ra) şöyle anlatır: " Ebu Bekir (ra) benim yanıma geldi ve: Rasulullah (sav)'den bana öğrettiği dûayı duydum. " Ben de:" Nedir o?" dedim. Şöyle dedi:
" Meryemoğlu İsa arkadaşlarına şöyle öğretiyordu: " Şayet sizden birinizin dağ dolusu altın borcu olsa ve Allah'a şu dûayı okusa Allah borcunu ödetir: "
"Allahümme fâricelhemmi Kâşifel ğammi mücîbedda'vetil-muddarriin Rahmanüddinya vel Ahira ve Rahimehuma ente turhimuni ferhamni bi Rahmetin tuğnini biha an Rahmeti men sivake"
Ebu Bekir (ra) der ki:Ben Allah'a bu şekilde dua ederdim, Allah bana faydalarını getirir, borcum ödenirdi. "

Hz. Aişe Validemiz der ki: " Ben de bu dûa ile dûa ederdim. Kısa zamanda Allah beni ne bana sadaka olarak verilmiş ne de miras yoluyla gelmiş olan bir rızıkla rızıklandırdı. Allah borcumu ödetti, aileme güzel bir şekilde bunu bölüştürdüm. Abdurrahman'ın kızını da bu maldan üç ukiyye (12 dirhem) süs ve zinet taktım, bize de geriye iyi bir mal arttı. " (Bezzar, Hakim, İsbehani)

Efendimiz şöyle buyurmuştur:" Ey Muaz sana dûa edebileceğin bir dûa öğreteyim mi?. Eğer üzerinden Sabir dağı kadar borç olsa Allah onu senden ödetir. Ey Muaz Allah'a şöyle dua et: " Kul Allahümme Malike'l Mülki tü'ti'l-mülke men teşâu ve tuizzü men teşâu ve tuzillü men teşâu biyedike'l- Hayri inneke ala Külli şey in Kadir. Tulicu'l-Leyle fi'n-Nehari ve tulicu'n-Nehari fi'l-Leyl. Ve tuhricu'l-Meyyite mine'l-Hayy ve türziku men teşâu biğayri hisab. Rahmane'd-Dünya ve'l-Ahirati ve Rahime huma tu'timen teşâu minha ve temneu menteşau, irhamni rahmeten tuğnini biha an Rahmeti men sivâke. " (Taberani)
 
ELLİ İKİNCİ TAVSİYE
HAYIR YOLLARINDA HARCAMA YAPMAK
 
Abdullah b. Amr b. el-As (ra) bir adamın Rasulullah (sav)'eşöyle sorduğunu rivayet etmiştir: " Müslümanlığın hangisi daha hayırlıdır?. " O da şöyle buyurur: " Yemek yedirirsin, selamı da tanıdığına ve tanımadığına verirsin. " (Buhari, Müslim)

Ebu hureyre (ra) Peygamber (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Kulların içinde bulunduğu hiçbir gün yoktur ki, iki melek inipte bunlardan birisi, " Allah'ım hayır harcamada bulunanın malının devamını ver" diğeride, " Allah'ım eli sıkı olanın da malının telefini ver" demesin. " (Buhari, Müslim)

Abdullah b. Mesud (ra) Hz. Peygamber (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Ancak iki şeyde hasetlik vardır ki bunlar; bir adam ki Allah ona mal vermiş o da malı hakyolda tüketmek nasip olmuştur. Yine bir adam ki Allah ona hikmet vermiş, o da bu hikmetle hükmeder ve bu hikmeti öğretir. " (Buhari, Müslim)

Yine Abdullah b. Mesud (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Hanginize varisi olduğu mal kendi malından daha sevimlidir?. " Ashab dedi ki:" Ya Rasulallah bizden hiçbiri yoktur ki kendi malı ona sevimli olmasın" dedi. O da şöyle buyurdu: " Onun malı hayatındayken (hayır yollarına) sunduğudur. Varisin malı da (hayır yoluna sunmayıp) geriye bıraktığıdır. " (Buhari)

Adiy b. Hatim (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Cehennemden bir yarım hurma ile de olsa korununuz. " (Buhari, Müslim)
Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah şöyle buyurur: "Ey Ademoğlu hayır yoluna harcama yap ki sana da harcama yapılsın. " (Buhari, Müslim)
 
ELLİ ÜÇÜNCÜ TAVSİYE
SABAH VE AKŞAMA ERİŞİNCE VE EVİNDEN ÇIKTIĞINDA NASIL DÛA EDİLECEĞİ HAKKINDADIR
 
Ebu Hureyre (ra) Ebu Bekir (ra)'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Ya Rasulellah bana sabah ve akşama erişince söyliyeceğim bir takım sözlerden bana emret. O da şöyle buyurdu: "Allahümme Fâtıra's-Semâvâti ve'l-Ard, âlime'l-ğaybi ve'ş-Şehâdeti Rabbe Külli şey'in ve Melikehu. Eşhedu Enla İlahe illa ente euzü bike min şerri nefsi ve min şerri'ş-Şeytani ve şirkihi" bunu sabaha ve akşama eriştiğinde, yatağa girdiğinde oku" buyurdu. " (Ebu davud, Tirmizi)

Mü'minlerin annesi Ümmü Seleme (ra) anlatır: Efendimiz evinden çıktığı zaman şöyle derdi: " Bismillahi tevekkeltü Alallahi, Allahümme inni eûzü bike en edille ev Udalle ev ezille ev uzelle ev ezlime ev uzleme, ev echele ev yüchele aleyye. " (Ebu Davud, Tirmizi)

Enes(ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Kim evinden çıkarken, " Bismillah tevekkeltü Alellahi la havle ve la kuvvete illa billahi" derse ona şöyle denilir:" Hidayete eriştirildin, işlerinde yeterlilik kazandırıldın, şerlerden korundun" ve ondan şeytan uzaklaşır. " (Ebu Davud, Tirmizi)

Enes b. Malik Rasulullah (sav)'in kızı Fatıma (ra)'a şöyle dediğini rivayet etmiştir:" Sana tavsiye edeceğim şeyleri dinlemekten sana hangi şey engel olabilir ki? Sabah ve akşama eriştiğinde şöyle dersin:" Ya Hayyu Ya Kayyum bi Rahmetike esteğisü, Eslih li şe'ni Küllehü vela tekilni ila nefsi tarfete aynin. " (Nesei, Bezzar)
 
ELLİ DÖRDÜNCÜ TAVSİYE İDARECİLİK İSTEMEYİNİZ
 
Ebu Said, Abdurrahman b. Sümra (ra) Rasullulah (sav)'in ken kendisine şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. " Ey Abdurrahman b. Sümra idareciliği isteme çünkü şu var ki bu görev sana sen istemeden verilirse sana yardım edilir, eğer bu görev sana senin isteğinle verilirse sende bunun sorumluluğu altına girersin, bir şeye yemin ettikten sonra ondan daha iyisini görmüş isen daha iyi olanı yap yeminine de keffaret uygula. (Buhari, Müslim)

Ebu Zer (ra) anlatır:" Ya Rasullullah beni bir yerlerde çalıştırmak istemez misin?" dedim. O da omzuma dokundu ve şöyle buyurdu:" Ey Ebu Zer sen zayıfsın, vazife de emanettir. Vazife ve sorumluluk Kıyamet Günü'nde pişmanlık ve alçaklıktır. Ama bu vazifenin hakkını yerine getiren üzerindeki vazife ile ilgili sorumluluğun gereklerini yapan hariç. " (Müslim)

Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Sizler idarecilik hususunda çok ihtiraslı olacaksınız ama bu da Kıyamet Günü pişmanlık olacaktır. " (Buhari)

Ebu Said (ra) ve Ebu Hureyre (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: " Allah hiçbir Peygamber göndermemiş ve hiçbir halifeden bir halife tayin etmemiştir ki onun sır dostu olmasın. Bazı sır dostu ona iyiliği emreder, iyiliğe teşvik eder. Bazı sır dostu da kötülüğü emreder ve kötülüğe teşvik eder. Ancak günah ve hatalardan korunmuş olan ise Allah'ın koruduğu kimsedir. " (Buhari)

Aişe (ra) Rasulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:" Allah bir idarecinin hayrını dilerse ona doğru yardımcı kılar da idareci vazife ve sorumluluğunu unutursa ona hatırlatır, hatırladığında ona yardım eder ve eğer Allah bunun dışında dilerse ona kötü yardımcı kılar o da vazifesini unutursa ona hatırlatmaz, hatırlarsa yardım etmez. " (Ebu Davud)
 
ELLİ BEŞİNCİ TAVSİYE
EVLERDE MESCİDLER EDİNMEK
 
Aişe (ra) şöyle buyurmuştur: " Rasulullah (sav) bize evlerde mescidler yapmamızı ve onu temizleyip güzelleştirmemizi emretti. " (Tirmizi, Ebu Davud, Müsned)

Semure b. Cündüb (ra) şöyle demiştir: " Rasulullah (sav) bize evlerimizde mescidler edinmemizi ve bunları da temiz tutmamızı emretti. " (Tirmizi, Müsned)
 
TAVSİYELERİN SONUNCUSU
 
Bu değerli tavsiyeleri Efendimiz İbrahim(as)'ın Muhammed Ümmetine olan tavsiyesi ile bitirmek istiyorum.

Abdullah b. Mesud (ra) Rasulullah(sav)'İn şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " Mirac Gecesi'nde İbrahim (as) ile karşılaştım, Bana şöyle dedi: " Ey Muhammed ümmetine benden selam söyle ve şunu bildir ki; Cennet'in toprağı çok hoştur, suyu tatlıdır, arazisi düzdür (çakıllı tümsekli değildir). O 'nun ağacı da: " Sübhanellah vel Hamdülillahi vela İlahe İllallahü vallahü Ekber" dir. " (Tirmizi, Taberani).

Allah Efendimiz Muhammed'e, Ailesine ve Ashabı'na salat ve selam etsin, selam peygamberlerin üzerine Hamd ise alemlerin Rabbi Allah'adır.
 
 
Siz bu yazıyı okuyan counter şanslı kişiden birisiniz..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

1 9