Duaların en kabul olduğu zamanlar

 


Sual: Ne zaman dualar daha makbuldür?

1. Ezanla kamet arasında yapılan dualar
2. Cuma namazı’nın farzında (âmin) dendiğinde kalbinden geçirilen dua
3. Harp meydanında yapılan dualar
4. Gece yarısından sonra yapılan dualar
5. Yağmur yağarken yapılan dualar
6. Kabe-i Muazzama görüldüğü vakit yapılan dualar
7. Rüzgar eserken yapılan dualar
8. Zeval vaktinde yapılan dualar
9. Arefe günü yapılan dualar
10. Recep ayının ilk gecesi yapılan dualar
11. Şaban ayının on beşinci gecesi yapılan dualar
12. Cuma gecesi yapılan dualar
13. Bayram gecelerinde yapılan dualar
14. Ramazan ayında yapılan dualar
15. Kur’an-ı Kerim hatmedildiği vakit yapılan dualar
16. Farz namazlarından sonra yapılan dualar
17. İnsanların gaflet içinde bulunduğu vakit yapılan dualar
18. Allah Teala’dan başka kimsenin bulunmadığı,ıssız yerde yapılan dualar
19. Bütün arkadaşları kaçtığı halde düşmanın karşısında yalnız kalan kimsenin yaptığı dualar
20. Allah Teala’nın korkusundan vücut titrediği ve gözler yaşardığı vakit yapılan dualar
21. Berat ve kandil gecelerinde yapılan dualar
22. Seher vakti yapılan dualar
23. Arafatta yapılan dualar
24. Müzdelifede yapılan dualar
25. Mültezime ve hacerül esvedde yapılan dualar
26. Zemzem suyu içilirken yapılan dualar



Peygamberimizin Duâları





Abdullah bin Abbas -radıyallahu anhüma-dan ri­vâyete göre Peygamber Efendimiz'in duâlarından bi­ri şu duâ idi:

"Yâ Rabb! Kalbimi nurlandır, gözümü nurlandır, ku­lağımı nurlandır, sağımı nurlandır, solumu nurlandır, üs­tümü nurlandır, altımı nurlandır, önümü nurlandır, arkamı nurlandır ve beni nûr eyle (bir başka rivayette) benim damarlarımı nurlandır, etimi nurlandır, kanımı nurlandır, saçımı nurlandır, yüzümü nurlandır.” (1)


Hadislerde Duâ


Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:


"Büyük zorluklara dûçar olduğunuz zaman "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir" zikr-i ce-mîlîne devam ediniz." (1)


"Cenâb-ı Hak, duada fazla ısrar edenleri sever." (2)


"Eğer bir kul, Cenâb-ı Hakk'a bir hususda duâ eder de icâbet olunmazsa onun yerine bir hasene, yani bir sevâb yazılır." (3)


Duâ Âdâbı




Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-dan rivâyete göre Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki:

"Sakın sizden biriniz duâ ederken "Yâ Rabb, dilersen beni mağfiret eyle, dilersen bana merhamet eyle" demesin. İstediğini sağlamca ve kat'ıyyetle istesin. Çünkü Allah'ı şu veya bu işe zorlayabilecek hiçbir kudret yoktur."(1)



Yine Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-'dan rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurmuşlardır ki:

"Sizden herhangi biriniz" duâ ettim de kabul olunmadı" diyerek acele etmedikçe duâsı kabul olunur." (2)

Duâ eden duâsında ısrar etmeli, devam etmelidir. Her halde er veya geç müstecâb olur.

Bir de dünyâda müstecâb olmasa bile kul bunu yine kendi lehine bilip Allah'dan ümidini kesmemelidir. Duâ büyük bir ibâdet olduğu için âhırette de bir ecir ve sevâbı olur.

Duânın âdabı pek çokdur. Bu cümleden olarak:

1- Evvelâ abdestli bulunmak,
2- Bir namazdan sonra yapılmak,
3- Tevbe ve istiğfârını ve kemâl-i ihlâsını arzeylemek


Besmele



Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:


"Bilcümle semâvi kitâbların anahtarı "Rahman, rahîm Allah adı ile"dir; yani besmeledir." (1)