Hacet (Dilek) Duasi

 
Lalegül Dergisi
Aylik Ilim Dergisine Abone olmak icin:
444 34 68

RAMAZAN-I ŞERİF AYINDA ZİKİR



Ramazan ayında zikir yapmak

Hazreti Ömer (Radıyallahu Anh)’dan rivayete göre Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Ramazan-ı şerifte Allah-u Teala’yı zikreden affedilmiştir.

O’nda bir şey isteyen ise hüsrana uğramaz.” Buyurdu.

Aişe ( Radıyallahu Anh)'dan rivayet edilen bir hadisi şerifte Rasulüllah ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur.

“(Ramazanda her kim) tehlil yahut tesbih veya tekbir getirecek olursa, (gün,gece) perde(si)yle ötününceye kadar sevabını yazmak üzere onları yetmişbin melek karşılar.

Bu hadis-i şerif ve rivayetlerden anlaşıldığına göre; ramazan-ı şerifte yapılan zikir, diğer aylarda yapılanlara göre kat kat faziletlidir.

“Sübhanallahi velhamdülillahi ve la ilahe illallahu vallahu ekber”

Şeklinde toplanmaktadır ki bu zikirlerin, Allah-u Te’ala’nın en çok sevdiği kelamlar olduğuna ve hergün yüz kere okunmasının faziletine dair bir çok sahih hadis-i şerif mevcuttur.

Bir de şu bilinmelidir ki; bu ayda çokça yapılması emredilen zikirlerin en üstünü, kelime-i şehadet zikri ile, istiğfardır.

Ramazan ayında zikir meclisinde bulunmak

Enes ibni Malik ( Radıyallahu Anh)'dan rivayet edilen bir hadisi şerifte Rasulüllah ( Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur.

“her kim ramazan-ı şerif ayında bir zikir meclisinde bulunursa, Allah-u Te’ala ona her adımına karşılık ibadet yazar.

Kıyamet gününde ise benimle birlikte Arş’ın altında bulunacaktır.”

Ramazan ayında istiğfarda bulunmak tevbe etmek

            Ramazan ayında tevbe-istiğfarda bulunanların mutlaka bağışlanacakları hadislerle bildirilmektedir. Allah-u Te’ala bu ayın her gecesinde kulun tövbesini istiğfarını kabul etmek için nida eder. Her kim inanarak tevbe etse kabul görür kim istiğfarda bulunsa bağışlanır.

Bu ayda tevbe ve istiğfarda bulunmayanların mağfireten mahrumiyetine temas edilmektedir.

Ramazan-ı şerif ayı ile ilgili tüm konulara Cübbeli Ahmet Hocamızın Ramazan-ı Şerif Risalesinden ulaşabilrisiniz.
·Ramazan-ı şerife ait hususiyetler
·Ramazan-ı şerifin günleri
·Ramazan-ı şerifin orucu
·Ramazan-ı şerifin namazları
·Ramazan-ı şerifteki faziletli ameller

 

Bu Dua´yi okuyana Ani Bir Bela Isabet etmez

Nefs-i Merdıyye


Râdıye mertebesinde bulunanların, bu mertebenin bütün füyûzâtından istifâde edebilmeleri için, Cenâb-ı Hakk’ın da onlardan râzı olması îcâb eder. Yâni kulun Allâh’tan râzı olması yetmeyip, kâmil bir terakkî için Allâh’ın da kulundan râzı olması gerekir. Diğer bir ifâdeyle Hak’tan rızâmız, O’nun yüce rızâsına mazhar olabilecek bir kıvam ve güzellikte olmalıdır. Bu gerçekleştiği takdîrde “merdıyye” sıfatı Allâh’a râcî olmasına rağmen, kulun bunu temîne medâr olan amelleri bereketiyle bu makâm kula da izâfe edilmiştir. Buna göre râdıye, Allâh’tan râzı olanların; merdıyye ise Allâh’ın da kendisinden râzı olduğu kimselerin makamıdır.

Cenâb-ı Hakk’ın bizzat râzı ve hoşnûd olduğu bir nefs olan merdıyyede kötü huylar yok olmuş, güzel huylar ve ahlâkî meziyetler inkişâf etmiştir. Öyle ki; Yaratan’dan ötürü yaratılanlara şefkat, merhamet, sevgi, cömertlik, affedicilik ve hassâsiyet onda bir lezzet hâlindedir. Bu mertebedeki bir mümin, nefsini en güzel bir şekilde muhâsebe ve murâkabe eder. Her nefeste varlık ve benlik keyfiyetlerini gözeterek şeytânî hîlelere karşı boş bulunmaktan sakınır.

Yine bu mertebede kul, her hâlükârda ve bütün mevcûdiyetiyle Hakk’a teslîm olmuştur. Allâh’tan gelen kahır veyâ lutuf tecellîlerinin her ikisine de gösterdiği rızâ bereketiyle ebediyyet âlemine göçerken, ilâhî rızâ ile müjdelenerek kendisine cennet hil’ati giydirilmiştir.

Yukarıda da zikredilen:

“Sen O’ndan, O da senden râzı olarak dön Rabbine!” (el-Fecr, 28) âyetindeki “Rabbin de senden râzı olarak” hükmü, bu hâli ifâde etmektedir.

Ayrıca Beyyine Sûresi’nin 8. âyetindeki:

“… Allâh onlardan hoşnud olmuş, onlar da Allâh’tan hoşnûd olmuşlardır…” beyânı da bu hakîkatin diğer bir ifâdesidir.

Esma'ul Hüsna 44. İsm-i Şerif