ANNE HAKKI
Bir arkadaşı O'na (asm) annesini şikâyet eder."Huyu ve ahlakı kötü." der. O (asm) cevap verir.
"Ama seni dokuz ay karnında taşırken kötü huylu değildi." Arkadaşı tatmin olmamıştır.
"Ey Allah’ın Elçisi! Gerçekten kötü huylu."
"Ama seni iki sene emzirirken kötü huylu değildi." Adam yine de ısrar eder. O (asm) da devam eder:
"Senin yüzünden uykusuz kalırken kötü huylu değildi." Arkadaşı dayanamaz.
"Ama ben de karşılığını ödedim."
“Ne yaptın?”
“Sırtımda taşıyarak hac yaptırdım.” Hz. Muhammed (asv)'in dudaklarında acı bir tebessüm belirir.
“Bir tek doğum sancısının bile karşılığını ödemiş olmadın.”[1]
EBUBEKİR BENİ DOĞRULADI
Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) tartışırlar. Hz. Ebubekir (ra)'in üzgün olduğunu görünce müdahale eder, arkadaşlarını karşısına toplar ve:
“Allah beni size peygamber olarak gönderdi. Siz bana yalancı dediniz,
Ebubekir doğruladı. Siz bana düşmanlık ettiniz, o canıyla, malıyla siper oldu.
O günler hatırına arkadaşıma bundan sonra kimse ilişmesin.” der.
O günden sonra herkes Hz.
Ebubekir (ra)’i kırmamaya özen gösterir.[2] ÖNCE SÜRÜYÜ SAHİBİNE
Hayber'de Yahudilerle savaşılmaktadır. O bölgede ücretle çobanlık yapan bir zenci Müsluman olmaya karar verir. Hz. Muhammed (asv)'in yanına gelir ve isteğini söyler. Fakat Hz. Muhammed (asv) hemen kabul etmez.
"İlk önce sürüyü sahibine teslim etmen gerekir. Müslüman olman ve
bizimle beraber savaşa katılmak istemen, üzerindeki emanetin sorumluluğunu
ortadan kaldırmaz." der.
Çoban kendine söyleneni yapar. Önce
sürüyü tastamam sahibine iade eder, sonra yeni girdiği dinin gereğine koşar.[3]