Hz.Muhammed (s.a.s.)'in 40 Öğretim Usulü


Hz. Muhammed, evrensel bir eğitim-öğretim sistemi getirmiş ve bütün kalpleri, bütün ruhları, bütün akılları, bütün nefisleri ideal ufka yükseltecek bir mesaj sunmuştur. Sadece O’nun getirdiği sistemdir ki hem ruhu, hem aklı hem de nefsi, yükselebilecek en son noktaya ulaştırmıştır.


1. Efendimiz, söylediği hakikatleri bizzat yaşayarak hayatıyla göstermiştir.
2. Dinî yükümlülükleri tedrîcî (yavaş yavaş, basamak basamak) bir sistemle öğretmiştir.
3. Öğretmede orta yolda durmaya ve insanları bıktırmaktan uzak durmaya riayet etmiştir.
4. Öğrenenler arasındaki kişisel farklılıkları göz önünde bulundurmuştur.
5. Karşılıklı konuşma ve soru-cevap şeklini kullanmıştır.

Esma'ul Hüsna 12. İsm-i Şerif


 
Arifan Dergisi
 

3. Mucize: Ay´in Yarilmasi

 

















Kur’an’da, “Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı. Onlar ise, ne zaman bir mu’cize görseler yüz çevirir ve ‘Bu daimî bir sihirdir.’ derler.”[1]
ayetinin açık işareti ve tüm sahih hadis ve siyer kaynaklarında geçen manevi tevatür derecesindeki ayın yarılması mucizesinin nasıl gerçekleştiği konusunda bilgi verip, ardından bu konuda akla gelebilecek bazı sorulara cevap vermeye çalışacağız.
Ayın Yarılması Mucizesi Nasıl Gerçekleşti?
Ayın ikiye ayrılması mucizesinin Medine'ye hicretten önce[2] Kureyş müşriklerinin istekleri üzerine -Yüce Allah'ın izniyle- Peygamberimiz (asm) tarafından gösterildiği Enes b. Malik[3], Hz. Ali, Huzeyfe b. Yeman[4], Abdullah b. Mes'ud[5], Abdullah b. Abbas[6], Abdullah b. Ömer[7], Abdullah b. Amr b. Âs[8], Cübeyr b. Mut'im[9] (r.anhum ecmain) gibi pek çok sahabeden nakledilmiştir.[10]
Kureyş müşriklerinden, Velid b. Mugîre, Ebu Cehil, Âs b. Vâil, Âs b. Hişam, Esved b. Abdi Yağus, Esved b. Muttalib, Zem'a b. Esved, Nadr b. Haris ve daha başkaları[11], Peygamberimiz’e (asm):
"Eğersen gerçekten peygambersen, bize Kameri (Ayı), yarısı Ebu Kubeys dağı, yarısı da Kuaykıan dağı üzerinde görülmek üzere ikiye ayır!" dediler.
Peygamberimiz (asm):
"Eğer bunu yaparsam iman eder misiniz?" diye sordu.
Müşrikler:
"Evet! İman ederiz." dediler.

Namazin Farzlari



NAMAZIN RÜKUNLARI (FARZLARI)
1 - Farz namazda ayakta durmaya gücü yeten kimse için ayakta durmak. Ayakta durabilen kimse, farz namazı oturarak kılarsa namazı caiz olmaz.
Allah’u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Gönülden boyun eğerek Allahın huzuruna durun." (Bakara: 238)
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
"Ayakta namaz kıl Bunu yapamıyorsan oturarakkıl. Bunu da yapamıyorsan yatarak namaz kıl." (Buhari)
2 - Niyet etmek.
Niyet: Kalben o namazın hangi namaz olduğunu bilmektir. Bunu dil ile söylemek gerekmez. Cemaat üc namaz kılınırsa, hem vaktin farzına hem de imama uy maya niyet edilir.
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: "Ameller (yâni; yapılan işler) ancak niyetlere bağlıdır."
(Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei)
3 - İftitah tekbiri (Başlama tekbiri).
Niyet ettikten sonra "Allahu Ekber" denilerek namaza başlamak.
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: "Namazın anahtarı temizlik, namaz dışında helâl olan şeyleri haram kılan ilk unsur tekbir (yâni başlama tekbiri) yeniden helâl kılan son unsur da selâm vermektir."
(Tirmizi, Ebu Davud, İbni Mace, Hakim) Tirmizi bu hadis için sahih dedi.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Rabbini yücelt (yâni; namaza başlarken tekbiral)." (Müddesir: 3)
4- Kıraat: namaz kılanın kendisi işitecek derecede dili ile harfleri teshih ederek Kuran’ı Kerim âyetlerinden en az bir âyet okumasıdır.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Namazda, ondan (Kurandan) kolayınıza geleni okuyun.
(Müzzemmil: 20)
5- Rüku ve secdeler.
Rüku: Namazda kıraattan sonra eğilerek elleri parmaklar açık halde diz kapaklarının üzerine koyarak sırtı düz hale getirmektir.
Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
"Rüku edin secdeye varın."
(Hacc: 77)
6- Namazın sonunda bir teşehhüd miktarı oturmak.
Rasulullah (s.a.s) Abdullah b. Amr b. As (r.a)ye: "Başını son secdeden kaldırıp bir teşehhüd miktarı oturduktan sonra namazın bitmiş olur."
(Ebu Davud, Ahmed, Dare Kutni, Beyhaki)
İbni Hibban bu hadis için Sahih dedi.