Peygamberimizin Yüce Ahlaki - Önder


ZORUNLU YÜRÜYÜŞ


Ordu, Mustalikoğulları kabilesine karşı harekete geçmiştir. Zafer kolaylıkla kazanılır... Fakat dönüş yolculuğunun başlarında yaşanan bir olay büyük bir tehlikenin habercisidir.

Bir mola yerinde, Medineli bir Müslümanla Mekke'den hicret etmiş bir diğer Müslüman arasında basit bir sebepten bir tartışma yaşanır. Sonra olay hızla büyür ve bir Mekkeli-Medineli çatışmasına dönmeye başlar. Önlem alınmazsa, o güne kadar Müslümanların en büyük maddi güç dayanaklarını oluşturan iç birlik ve kardeşlik ruhu ortadan kalkmak üzeredir.

Duruma hızla el koyan Hz. Muhammed (asv) emir verir; ordu yürüyüşe geçer. Oysa her zaman molada geçirilen günün en sıcak saatleridir. O gün akşama kadar ve gece boyu hızlı tempoyla yürüyüş devam eder. Ertesi gün öğle saatlerinde nihayet mola izni verilir, ama neredeyse yirmi dört saattir hareket halinde olan orduda hiç kimse dünkü kavgayı devam ettirebilecek güce sahip değildir. Bütün ordu yarı baygın bir biçimde uyuyakalır. Bu arada Hz. Muhammed (asv) baş gösteren tehlikeyi ortadan kaldıracak girişimlerde bulunmuş, kavganın büyümesi adına en tehlikeli saatler de atlatılmıştır.[1]

ADAM HAKLI

Esma'ul Hüsna 34. İsm-i Şerif


ENGELLİLER VE İSLAM


 

            "Engelli" kavramı; zihin, ruh, beden ve uzuvlarda  bulunan bir ârıza ve hastalık sebebiyle hayatını sürdürmede, işlerini görmede ve topluma uyum sağlamada sıkıntısı bulunan kimseleri ifade eder. Engelliler "özürlü" kavramı ile de ifade edilmektedir. Özürlüler hakkında hazırlanan kanun tasarısında "engelli" şöyle tanımlanmaktadır: “Doğuştan veya sonradan, herhangi bir hastalık veya kaza sonucu, bedensel, zihinsel, ruhsal, sosyal, duyusal ve duygusal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan bireydir.”[2]

İster sağlıklı ister engelli olsun her insan, Allah'ın yer yüzünde yarattığı  en kıymetli ve en değerli varlıktır. 

 لقد خلقنا الانسان في احسن تفويم  

Biz gerçekten insanı en güzel biçimde yarattık(Tin, 95/4), 

  وصوركم فاحسن صوركم  

Allah size şekil verdi ve şeklinizi en güzel yaptı(Teğâbün, 64/3) ve 

 ثم سويه و نفخ فيه من روحه و جعل لكم السمع و الابصار و الافئدة  

Sonra insanı şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrâk organları yarattı(Secde, 32/9) anlamındaki âyetler, Allah’ın insanları en güzel ve en mükemmel biçimde yarattığını ifade etmektedir

Tercüme-i İsm-i Âzâm Duası




Bismillâhirrahmânirrahiym

Subhaneke ya Allâh
tealeyte yâ Rahmân
ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân

Subhaneke ya Râhîm
tealeyte yâ Kerîm
ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân

Subhaneke ya Hamîd
tealeyte yâ Hakîm
ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân

Subhaneke ya Mecid
tealeyte yâ Melik
ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân