AŞURE GÜNÜN ÖNEMİ FAZİLETLERİ


 

Muharrem'în onuncu günü aşure günüdür. Aşure günü çok büyük ve mühim hadiseler meydana gelmiştir. Bu ayın en kıymetli gecesi de Aşure gecesidir.  

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Aşure günü Nuh aleyhisselamın gemisi, Cudi dağına indirildi. O gün Nuh ve yanındakiler, Allahü teâlâya şükür için oruçlu idiler. Hayvanlar da hiç bir şey yememişti. Allahü teâlâ denizi, beni İsrail için, aşure günü yardı. Yine Aşure günü Allahü teâlâ Adem aleyhisselamın ve Yunus aleyhisselamın kavminin tevbesini kabul etti. İbrahim aleyhisselam da o gün doğdu.) [Taberani] 

Fakih Ebülleys Hazretleri'nin beyanına göre Aşure günü meydana gelen hadiselerden bazıları şunlardır. 

Aşure günü Meydana gelen olaylar :  

1. Yerlerin ve göklerin yarılması, 

2. Hazreti Adem'in tevbesinin kabul edilmesi, 

3. Hazreti Musa'nın Firavn'ın şerinden kurtulması ve Firavn'ın helak olması, 

4. Hz. İbrahim'in dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması, 

5. Eyup Aleyhisselam'ın hastalıktan şifa bulması, 

6. Yunus Aleyhisselam'ın balığın karnından kurtulması 

7. Süleyman Aleyhisselam'a satanat verilmesi, 

8. Nuh Aleyhisselam'ın gemisinin karaya oturması, 

9. Hazreti Hüseyin'în şehid edilmesi 

10. Kıyametin kopması da Aşure günü olacaktır. 

Aşure Günü Ne Yapılır? 

1- Aşure günü oruç tutmak sünnettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Aşure günü oruç tutanın, bir yıllık günahları affolur.) [Müslim, Tirmizi, İ. Ahmed, Taberani]

2- Sıla-i rahim yapmalı. Yani akrabayı ziyaret edip, hediye ile veya çeşitli yardım ile gönüllerini almalı. Hadis-i şerifte,  

(Sıla-i rahmi terk eden, Aşure günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa’nın sevabı kadar ecre kavuşur) buyuruldu. (Şir’a) 

3- Sadaka vermek sünnettir, ibadettir. Hadis-i şerifte,  
(Aşure günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud Dağı kadar sevaba kavuşur) buyuruldu. (Şir'a)

4- Çok selam vermeli. Hadis-i şerifte, 
 (Aşure günü, on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur) buyuruldu. (Şir'a) 

5- Çoluk çocuğunu sevindirmeli! Hadis-i şerifte,  

(Aşure günü, aile efradının nafakasını geniş tutanın, bütün yıl nafakası geniş olur) buyuruldu. (Beyheki)

7- İlim öğrenmeli! Hadis-i şerifte,  

(Aşure günü, ilim öğrenilen veya Allahü teâlâyı zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer) buyuruldu.  

Bu gece ilim olarak, ehl-i sünnete uygun bir kitap, [mesela İslam Ahlakı veya Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye] okumalıdır. 

 Ayrıca Kur’an-ı kerim okumalı, kazası olan kaza namazı kılmalı. (Şir’a)

8 - O gün, eve ufak-tefek erzak alınırsa, bir sene boyunca evde bereket olur. 

9 - O gün gusledenler, bir sene ufak tefek hastalık görmezler. 

10 - 10 defa şu dua okunur :  

" Sübhanallahi mil el-mizan ve müntehel-ılmi ve mebleğarrıza ve zinetel arş."
 

Aşure Günü Namazı :  

Aşure günü kuşluk vakti kılınacak namaz : 

 Yine Aşure Günü'ne mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde 2 rekat namaz kılınır. Her rekatta 1 Fatiha-i şerife, 50 İhlas-ı Şerif okunur. 

Namazdan sonra 100 defa : 

" Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina muhammedin ve Ademe ve Nuhın ve İbrahime ve Musa ve İsa vema beynehüm minen nebiyyine ve'l-mürsein. Salevatü'llahi ve selamühu aleyhim ecmain." 

Aşure günü öğle ikindi arası kılınacak namaz :  

 Öğle ile ikindi arasında 4 Rekat namaz kılınır. ve her Rekatta 1 Fatiha, 50 İhlası Şerif okunur. 

Namazdan sonra : 

70 İstiğgarı şerif , 70 Salevatı şerife ,  

ve 70 defa :

 "La havle vela kuvvete illa billahi'l- aliyyi'l-azıym, " okunur. 

Ümmeti Muhammed'in hidayeti ve halası için dua edilir. 

Aşure Günü Okunacak dua :  


(Elhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme entel-ebediyyü'l-kadîm, el-hayyül-kerîm, el-hannân, el-mennân. Hâzihî senetün cedîdetün. Es'elüke fîhe'l-ısmete mineşşeytânirracîm, vel avne alâ hâzihin-nefsil-emmâreti bissûi vel-iştiğâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, birahmetike yâ erhamerrâhimîn. Ve sallallâhu ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn.)
 

Cübbeli Ahmet Hoca - Asure Sohbeti
 

 
 

 

MUHARREM AYININ FAZİLETLERİ


 

    Muharrem ayı, Kur'an-ı kerimde, kıymet verilen dört aydan biridir. Muharremin birinci günü oruç tutmak, o senenin tamamını oruç tutmak gibi faziletlidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Muharrem ayında tutulan oruçtur.) [Müslim] 

Kıymet verilen dört aydan biri

Muharrem ayının, Zilkade, Zilhicce ve Receble beraber Kur'an-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biri olduğu bildirilmektedir. (Tevbe 36) Birkaç hadis-i şerif meali de şöyledir:
 

Muharrem ayı ve Muharrem ayı orucu ile ilgili hadisler

(Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cuma'dır.) [Deylemi]
 

(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allahü teâlânın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim] 

(Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut, çünkü o, Allahü teâlânın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, o günde Allahü teâlâ geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]

(Aşure günü bir gün önce, bir gün sonra da tutarak Yahudilere muhalefet edin.) [İ.Ahmed] 

[Yalnız Aşure günü oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile tutmalı!] 

Peygamber efendimiz bir gün öğleye doğru buyurdu ki:

(Herkese duyurun! Bugün bir şey yiyen, akşama kadar yemesin, oruçlu gibi dursun! Bir şey yemeyen de oruç tutsun! Çünkü bugün Aşure günüdür.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud]

Muharrem ayında Kılınacak Namazlar 
 

Sene Sonu Ve Sene Basi Dualari

Tarihler 2012 ye aittir, yaniltmasin...
Sene sonu 3 Kasim Pazar Günü
Sene Basi 4 Kasim Pazartesi Günüdür...
 

ÖYLE BİR RAHMET KI: HAZRET-İ ALİ -ra- (656-661)


Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-, kimseye nasîb olmamış bir mazhariyetle, Kâbe-i Muazzama içinde dünyâya geldi.[46] Ailesi kalabalık olduğundan, Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- onu himâyesine aldı. Beş yaşından itibâren Peygamber Efendimiz’in terbiyesi altında yetişti. Bu yüzden câhiliye döneminin kötü âdetleri ona hiç bulaşmadı. Çocuklardan ilk îmân eden kimse oldu.

Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-, kendisine risâlet vazîfesi verildikten sonra, her sene hac için Mekke civârındaki panayırlarda toplanan kabîlelere İslâm’ı tebliğ etmeye gider, Hazret-i Ali’yi veya Hazret-i Ebû Bekir’i de yanında götürürdü. Hazret-i Ali’yi geride bıraktıkları zaman, o da tenhâ kalan Kâbe’ye gider, oradaki putlardan birkaçını kırıp dönerdi.

Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- Peygamber Efendimiz’in hicreti esnâsında da pek mühim hizmetler gördü. Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-’ın müşrikler tarafından kuşatılmış bulunan hâne-i saâdetlerinde, suikastçilere hedef şaşırtmak için Efendimiz’in yeşil hırkasına bürünüp yatağına korkusuzca uzandı.

Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-, Mekkelilerin, Peygamber Efendimiz’e bıraktıkları emânetleri sâhiplerine teslim ettikten sonra, hasretle Medîne istikâmetinde yola çıktı. Gece yürüyüp gündüz dinlenmek sûretiyle meşakkatli bir yolculuğun ardından; yürümekten şişen ayaklarından kan damlar vaziyette, Medîne’de Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-’a kavuştu.

Hicretin ikinci senesi, Allâh’ın emri üzerine Fâtıma vâlidemizle izdivaç şerefine nâil oldu. Böylece Peygamber Efendimiz’in muhterem dâmâdı ve “Ehl-i Beyt”i olma bahtiyarlığına erdi. Turuk-ı Aliyye’den on bir mübârek zâtın Fahr-i Kâinât Efendimiz’e nisbeti, onun vesîlesiyle hâsıl oldu. Zevce-i muhteremeleri Fâtıma vâlidemizle zâhidâne yaşayışları, ferâgat ve fedâkârlıkları, dâsitânî bir ufka ulaştı. Bu bakımdan Ehl-i Beyt, İslâm tasavvufunda güzîde isimler hâline geldi.

Cömertlerin Sultânı

Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- nebevî terbiye neticesinde hiçbir zaman dünyâya meyletmedi. Bu yüzden hayâtı, İslâm kardeşliğinin ve diğergâmlığının misli görülmemiş tezâhürlerine sahne oldu. Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-:

“Allah, bir kuluna hayır murâd ettiğinde onu insanların ihtiyaçlarını karşılama yolunda istihdâm eder.” buyurmuştu. (Süyûtî, II, 4/3924)

Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- da bu nebevî müjdeye nâil olabilme heyecanı içinde şöyle buyurmuştu: