Mehmet Sevket Eygi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mehmet Sevket Eygi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ehli Sünneti Savunmak


 
Ehl-İ Sünneti yıkmak isteyenler, Ehl-i Sünnet denilmesinden hiç mi hiç hoşlanmazlar. "Hepimiz kardeşiz, hepimiz Kur'anda birleşelim", bu Ehl-i Sünnet de nereden çıktı, Kur'anda yazıyor mu böyle bir şey derler.
Ehl-i Sünnet Kur'an Müslümanlığıdır.
Ehl-i Sünnet Kur'anı doğru yorumlar.
Adından anlaşılıyor, Sünnet Müslümanlığıdır.
Cemaat yani Müslümanların büyük topluluğudur.
Sevad-Azam'dır.
İmanın, İslam'ın, Kur'anın, Sünnetin, Şeriatın Ana Caddesi'dir.
Cumhur-i Ulema yoludur.
Kur'an, Müslümanları birliğe davet ediyor.
Peygamber aleyhissalatü vesselam mü'minleri birliğe çağırıyor.
Peygamber Efendimiz, "Ümmetim yetmiş üç parçaya ayrılacaktır. Bunlar, birisi hariç Cehennemliktir. Kurtulacak parça benim ve Ashabımın yolundan gidenlerdir" buyuruyor.
Ehl-i Sünnet Ashab-ı kiramın hepsini sever, sayar, hepsine hayır dua eder, hepsini din konusunda âdil kabul eder.
Ehl-i Sünnet Selef-i Sâlihîn Müslümanlığıdır.
Ehl-i Sünnet Tevhid Müslümanlığıdır.
Ehl-i Sünnet Allahın kemal sıfatlarla sıfatlı, noksan sıfatlardan münezzeh olduğuna inanır.
Ehl-i Sünnet Peygamberler dışındaki insanların ismet sıfatı ile sıfatlı olduğunu kabul etmez.
Ehl-i Sünnet Peygamberimizin hanımlarını mü'minlerin anneleri bilir ve hepsine hürmet eder.
Ehl-i Sünnet, Ehl-i Beyt-i Mustafa'yı sevmenin ve tutmanın farz olduğunu bilir.
Ehl-i Sünnet, bin küsur yıl önce Ashab ve Tabiîn arasında geçmiş ihtilafların hükmünü Allahü Tealaya, Mahkeme-i Kübraya bırakır.
İnsanlık tarihinde en büyük İslam ve cihan devletini Ehl-i Sünnetin bayraktarı Osmanlılar kurmuştur.
Ehl-i Sünnet Müslümanlara ve insanlara taqiyye ve kitman yapmaz, mü'minleri aldatıp kandırmaz, gerçekleri acı da olsa, bütün çıplaklığı ile söyler.
Ehl-i Sünnet Müslümanlığı ile laiklik kabil-i te'lif değildir.
Ehl-i sünnette, imandan sonra en büyük emir ve ibadet beş vakit namazdır. Sünnîlerin farz namazları (Şer'î özürleri) yoksa cemaatle kılmaları gerekir.
Ehl-i Sünnet İslamlığında hür kadınların tesettüre girmesi gerekir.
Ehl-i Sünnet İslamlığı, Allah ile olan bütün ibadet ve muamelerde ihlasın ana şart olduğunu bildirir.
Ehl-i Sünnet Müslümanlığında, dünya işlerinde adalet temel prensiptir.
Ehl-i Sünnet Müslümanlığı din sömürüsünü, mukaddesat bezirgânlığını çok büyük bir günah ve hıyanet olarak görür.
Ehl-i Sünnet Müslümanlığında mâruf ile emr ve münkerden nehy farzı uygulanır.
Hulefa-i Râşidîn devrinden sonra Kur'an'a Sünnete ve Şeriata en uygun İslamî sistem ve düzen Sünnî Osmanlı devletinin kuruluş ve yükseliş devridir.
Osmanlı devletinin ve hilafetinin en büyük düşmanları ve yıkıcıları Necid'de zuhur eden Vehhabiye fırkası olmuştur.
Safevî İran, Osmanlı ile asırlar boyu savaşmış ve büyük kan dökülmesine sebep olmuştur.
Farmason bir ihtilalci olan taqiyyeci Afganî'nin metodu ve görüşleri Ehl-i Sünnet İslamlığı ile bağdaşmaz.
Ehl-i Sünnet İslamlığı Kur'anı, Sünneti esas alır ve bunların hükmü varken re'yi kesinlikle kabul etmez.
Ehl-i Sünnet İslamlığı her Müslümanın Kur'anı kendi re'y ve hevası ile yorumlamasını, kendi kafasına göre hüküm çıkartmasını asla kabul etmez.
Ehl-i Sünnet Müslümanlığı medenî Müslümanlıktır, bedevî ve â'rabî Müslümanlığı değil.
Ehl-i Sünnet Müslümanlığında ehl-i Tevhid ve ehl-i kıble kişi (dinden çıktığına dair kesin delil ve hüküm olmadıkça) mü'min ve kardeş kabul edilir.
Ehl-i Sünnet Müslümanlığı dinde çıkartılan bütün bid'atleri reddeder.
Ehl-i Sünnet İslamlığı, büyük günah işleyenleri (o günahın haram olduğunu inkar etmedikçe) dinden çıkartmaz, onlar için kafir oldu demez.
Ehl-i Sünnet Müslümanlığının İslamın doğru yorumu olduğuna dair sayısız delillerinden biri, Peygamberimizin (Salat ve selam olsun ona) İstanbul'u fethedecek kumandan ve ordusu ile hadîsidir. Fatih Sultan Mehmed Han Mâturidî inancına ve Hanefî mezhebine bağlı bir Ehl-i Sünnet Müslümanı idi.
Bütün bid'atçiler Ehl-i Sünnete karşıdır.
Mezhepsizler Ehl-i Sünnete karşıdır.
Telfik-i mezahib isteyenler Ehl-i Sünnete karşıdır.
Bütün bozuk fırkalar Ehl-i Sünnete can düşmanıdır.
Bendeniz (nefsime bir pâye vermemek şartıyla) Ehl-i Sünnet Müslümanı olmakla iftihar ederim.
Elimden geldiği, dilimin döndüğü kadar Ehl-i Sünneti savunurum.
Ehl-i Sünneti savunurken Kur'anı, Sünneti, Şeriati savunduğumu bilirim.
Ehl-i Sünnet Müslümanı olduğum için her türlü reforma, dinde yeniliğe, dinde değişime karşıyım.
BOP'un yeni bir İslam türetme planlarına karşıyım.
Bir Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak, M. Kemal paşanın ölümünden sonra türetilmiş bozuk bir ideoloji olan Kemalizme karşıyım.
Kemalist ilahiyatçıları çok ayıplar ve kınarım.
Ehl-i Sünnet Müslümanı olduğum için fıkha ve Şeriata taraftarım.
Siyonistlerin, Haçlıların, İslam düşmanlarının, Kriptoların, Üçgenli Biraderlerin direktifleriyle ılımlı ve light bir İslam çıkartmak isteyenlere karşıyım.
İslam'da kader yoktur diyenlere karşıyım.
Bir Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak Pakistanlı Fazlurrahman'ın Tarihsellik ve Tatiliye mezhebine çok karşıyım.
Bir Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak din sömürücülerine, mukaddesat bezirganlarına, Allahın ayetlerini ucuza veya pahalıya satanlara son derece muhalifim.
Ehl-i Sünneti niçin savunduğumu, ehl-i bid'ati niçin reddettiğimi iyi biliyorum.
 
Mehmet Şevket Eygi - 16 Nisan 2012, Pazartesi

 

Hizmet Etmek İsteyen Gence...

 
İslama hizmet etmek isteyen ve bu konuda bu fakirden bilgi talep eden bir gence: Kısa yazıyorum, dikkatle mütalaa etmenizi rica ederim. Aklınız yatarsa yazdıklarımı hayatınıza uygularsınız, aklınız yatmazsa bildiğinizi okursunuz. 
 1. Şu saydığım sekiz değere hizmet edin. İman, İslam, Kur’an, Sünnet, Şeriat, İmamet, Ümmet ve İslam ahlakı. (Lütfen bunları ezberleyiniz.) Mezhebe, cemaate, hizbe, fırkaya, sekte, parçaya hizmet edilmez. Onlar amaç değil, araçtır. 
 2. Bu sekiz değere yapılacak hizmetlerin mutlaka ihlas ile yapılması gerekir. İhlas olmazsa, işin içine menfaat, benlik, beşerî ve siyasî ihtiraslar karışırsa istihdam olur. 
 3. Hizmet ya doğrudan doğruya olur, yahut dolaylı şekilde. 
 4. Hizmet eden muhterem bir zata, temiz bir cemaate bağlanırsanız bu da bir hizmet yolu açar size. 
 5. Cemaat, hizip, fırka, sekt holiganlığı, militanlığı ve fanatizmi ile hizmet olmaz. 
 6. Hizmetinizin ücretini ve mükafatını yaratıklardan değil Yaratan’dan bekleyiniz ve isteyiniz. 
 7. Dünyada değil, ahirette verilmesini isteyiniz. 
 8. Hizmet edebilmek için yeterli miktarda din ilimlerini ve faydalı dünya kültürünü bilmek gerekir. 
 9. Size özel tavsiyem: Hizmetinizi parasız ve ücretsiz yapınız. Hizmet için para toplamayınız. Hele zekat hiç toplamayınız. 
 10. Bediüzzaman gibi “Euzü billahi mine’ş-şeytan ve’s-siyase” diyenlerden olunuz. 
 11. Ümmet ve İmamet şuuruna sahip olunuz. 
 12. İslamın ana caddesinde yürüyünüz, Sevad-ı Âzam dairesi içinde bulununuz. 
 13. Kendinize değer vermeyiniz, hizmete değer veriniz. 
 14. İslamdan başka hak İbrahimî dinler olduğuna inananlar, gerçek din hizmeti yapamaz. Çünkü Allah katında tek hak, geçerli, muteber, makbul din İslamdır. 
 15. Müslümanların olumlu çeşitlilikler içinde sarsılmaz bir birlik oluşturması gerektiğini hatırınızdan hiç çıkartmayınız. 
 16. Hizmet faaliyetlerinde rekabet ve çekişme olmaz; müsabaka=yarışma ve centilmenlik olur. 
 17. Kardeşinin yaptığı hizmet ve Allahın lütfuyla kazandığı başarı sana, kendin yapmışsın gibi zevk ve mutluluk vermelidir. 
 18. Bir tek insanın hidayetine (doğru yolu bulup kurtulmasına) vesile olmak, senin için güneşin üzerine doğduğu ve battığı her şeye sahip olmaktan daha hayırlıdır. 
 19. Kur’an’a, Sünnet’e, Şeriat’a, icmâya aykırı hizmet olmaz. 
 20. Bütün gerçek hizmetkarları kendi üstadın ve şeyhin gibi sevmelisin ve onlara hürmet etmelisin. 
 21. Hizmet ile gıybet bir arada olmaz. 
 23. Müslümanlara ilmihallerini öğretmek en güzel ve temel hizmettir. 
 24. Siz kendinizden ihlaslı olamazsınız. Hadîs-i kudsîde Allah-ü Teâlâ “İhlas Benim sırlarımdan bir sırdır, Ben onu sevdiğim kulumun kalbine koyarım” buyurmuştur. Böyle bir kul olmaya çalışınız. 
 25. Ben ihlaslıyım edebiyatı yapan kişi ihlaslı değildir. 
 26. Ruhbanları, din büyüklerini erbab (rabler) haline getirip putlaştırmayınız. 
 27. Bir kısım halkın sizi kötülemesine, size levm etmesine aldırmayınız. 
 28. İhlasla hizmet edenlerin başlarına genellikle imtihan belaları, sıkıntılar, baskılar, zindanlara atılmalar vs gelir. Bunlara hazır olunuz ve sabırla karşılayınız. 
İlahî tevfikatın size rehber olmasını niyaz ve temenni eder, selamlarımı sunarım. Bendenizi duadan unutmayınız.
 
Mehmet Şevki Eygi / Milli Gazete

Tartışmalı Dinî Konularda ne Yapmalıyız?


SORU: İhtilaflı, tartışmalı dinî konularda ne yapmamız gerekir?

CEVAP: Ehl-i Sünnet İslamlığında usûlde, temellerde, esasta, inanç şartlarında ihtilaf yoktur. Sünnî Müslümanları inanç konusunda İmamı Eş'arî ile İmamı Mâturidî'ye bağlı ve tâbi olur. İki imam arasındaki farklılıklar lafzîdir ve kesinlikle esasa taalluk etmez. Füruata (işlemeye) ait konuların esasında da ihtilaf yoktur. Fıkıh konusunda dört mezhepten biri, bütünüyle uygulanır, kesinlikle telfik-i mezahib yapılmaz. Çok istisnaî durumlarda, zaruret varsa, icazetli ve yetkili müftünün fetva ve ruhsatıyla, sadece bir konuda başka bir mezhebin hükmüyle amel edilebilir. Genel olarak telfik-i mezahib yapmak dini oyuncak etmektir. Bu yolu Telfik-i mezahib mezhebini) , bozuk fikirli ve bid'atçi Reşid Rıza çıkartmıştır. Muttefakun aleyh (üzerinde ittifak edilmiş) konu, hüküm ve meselelerde şazz ve aykırı ictihad, fetva ve görüşlere itibar edilmez. Zarurat-ı diniyede ictihad yapılamaz. Füruata ait ihtilaflı meselelerde, mesela kan çıkması abdesti bozar mı, bozmaz mı konusunda Müslüman kendi mezhebinin fıkhına tabi olur. Zaruriyat-ı diniye tartışma konusu yapılamaz. Namaz Kıyamet'e kadar günde beş vakitte kılınacaktır. Mukim kimselerin öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı cem' etmeleri Ehl-i Sünnette yoktur. Bu konudaki (Beşi üç vakitte kılmak) aykırı ictihadlar, fetvalar bâtıldır, geçersizdir, hükümsüzdür.

Üzerinde ihtilaf (çeşitlilik) bulunan tartışmalı konularda Müslüman cumhur-i ulema yolunda, Sevad-ı Âzam dairesi içinde bulunur. Zamanımızda bazı reformcu, değişimci, yenilikçi, kimisi Kemalist, kimisi Fazlurrahmancı, kimisi Mason Afganîci ilahiyatçıların, Ehl-i Sünnet ulemasının cumhuruna aykırı gülünç ictihadlarının, aykırı fetvalarının kıymeti yoktur. Bunlar bid'atçidir. Bazı bid'atler Müslümanı dininden imanından edebilir. İslam'da kader yoktur diyen kişi zındıktır, ondan dinî bilgi öğrenmek mânevî intihar olur. Din ve inanç bilgileri ehliyetli, liyakatli, ihlaslı, taqvalı, faziletli, icazetli Ehl-i Sünnet ulema ve fukahasından, kâmil mürşidlerden öğrenilir. (Bütün ilahiyat hocaları bid'atçi, reformcu, yenilikçi, değişimci, Kemalist, Fazlurrahmancı, paracı, iktidar yağcısı, mezhepsiz değildir. Ehl-i Sünnet ilahiyatçılar da vardır. Onlar cumhur-i ulemanın doğru yolunda yürürler, sahih itikattan ve fıkıhtan ayrılmazlar. Onlar mezhepsiz değildir. Onlar ihlaslı, ahlaklı, faziletlidir. Onlar Allahın ayetlerini ucuza veya pahalıya satmazlar. Kendilerine hürmet ederiz.)

Müctehid derecesinde fakih olmayan hiçbir Müslüman Kur'andan ve Sünnetten kendi re'y ve hevası ile hüküm çıkartamaz.

Müteşabihat, tenzih inancına aykırı olarak lügavî manalarına alınmaz. Allah zamandan, mekandan, cihetten, inmek ve çıkmaktan, diğer noksan sıfatlardan münezzehtir. (O adamın eli uzundur demek, elinin ve kolunun fizikî olarak uzun olduğuna delalet etmez... Polisin her yerde gözü ve kulağı var demek, bildiğimiz göz ve kulak demek değildir...)

Dinini, imanını, âhiretini, ebedî saadetini kurtarmak isteyen akıllı, firâsetli, vicdanlı Müslüman cumhur-i ulema yolunda, Sevâd-ı Âzam dairesi içinde bulunsun; şazz , aykırı, şeytanî vesveselere kapılmasın, aykırı ve bid'atçi kişilerin saçma sapan aldatıcı, saptırıcı beyanlarına ve iddialarına itibar etmesin.

Rabbanî ulema, fukaha ve mürşidler, silsileli icazetleriyle Resulullah (Sayat ve selam olsun ona) Efendimize irtibatlıdır.

Din alimi gibi görünen ulema-i su'a da kulak asılmamalı ve itibar edilmemelidir.

Dünyevîleşmiş, dünya-perest, paragöz olmuş din alimlerine (Ehl-i Sünnetten görünseler bile) kulak asılmamalıdır.

Hakikî din alimi, hakikî fakih ve kâmil mürşid, Resul-i Kibriya Efendimizin (Salat ve selam olsun ona) vekili, varisi ve halifesi durumundadır.

Allah'ın rızasını kazanmak isteyen akıllı ve firasetli Müslüman şu silsileye dikkat etsin:

1. Resulullah... 2. Ashab-ı Kiram... 3. Tâbiîn... 4. Tebe-i Tâbiîn... 5. Eimme-i müctehidîn... 6. Sahih inancın ve İslamın bayrağını yücelten ve halkı irşad eden Ehl-i Beyt-i Mustafa... 7. Her devirde gelip geçmiş ve bu devirde yaşayan ve hizmet eden icazetli ulema, fukaha ve mürşidler...

Zındıklardan uzak durulmalıdır. Hz. Osman Zinnureyn radiyallahu anh'ı tenkid ve tahkir eden kişi sapıktır. Ondan din öğrenilmez.

Kur'andaki üç yüz küsur muhkem ayetin bugün geçerliliği yoktur, onlar tarihseldir diyen kişi zındıktır. Ondan din öğrenilmez.

İlahî İslam dini ile (....) ideolojisi uyuşur diyen kişi zındıktır.

İslamdan başka hak ibrahimî dinler vardır diyen zındıktır.

Laikçilik hak ve doğrudur diyen kişi zındıktır.

Müesseselerinde çalışan tesettürlü hanımlara başınızı açın diye baskı yapan, açmayanların işten atanlar zalimdir, zındıktır.

Ben Müslümanım ama Şeriati kabul etmiyorum diyen zındıktır.

Şeriatın tâzimini istediği değerleri, kurumları ve şahısları tahkir eden; tahkirini istediklerini tâzim eden zındıktır, kafir olur.

Cenab-ı Hak cümlemizi Kur'an, Sünnet, Şeriat, fıkıh ve sahih itikad dairesinde bulunan bahtiyar kullarından eylesin ve bizlere hüsn-i hâtime nasip eylesin. Bizleri insî ve cinnî şeytanların, zındıkların, reformcuların, bilhassa (Pakistan'da binden fazla ulemanın, fukahanın, müftünün ve din büyüğünün protesto ettiği) kovulmuş Fazlurrahmanın tuzaklarından korusun.


MEHMET ŞEVKET EYGİ
 

Ehli Sünneti Saran Tehlikeler


BU yazımda, olanca gayretimi sarf ederek düşmanlığa, kine, nefrete, fitne ve fesada sebep olacak kelimeler kullanmaktan kaçındım. Objektif olarak birtakım realitelere dikkat çekmek istiyorum. Konu şudur: Türkiye’de türeyen İslami hizipler, fırkalar… kamplaşmalar… Şimdi madde madde konuya giriyorum:


 

1. YOĞUN ŞİİLİK PROPAGANDALARI, ŞİİLEŞTİRME FAALİYETLERİ:

Şiileştirme propaganda ve faaliyetleri sadece bizde yapılmıyor, çoğunluğu Müslümanlardan oluşan, hatta Müslümanların azınlıkta olduğu ülkelerde de yapılıyor. İslamcı iktidarın engin hoşgörüsü sayesinde yakın zamanda Türkiye’de beş yüze yakın Şiî camii yapılmıştır. Komşu bir devlet Türkiye Alevilerini Caferi mezhebine sokmak istemektedir. Alevilerin daha dindar Müslümanlar olmalarını istiyorsak, onların fıkıh konusunda Ehl-i Sünnete yaklaşmaları için çalışmamız gerekir. Şiileştikleri takdirde, Pakistan’da olduğu gibi kutuplaşmalar ve çatışmalar olmasından korkulur. Şu hususu da belirtmek isterim ki, Sünnilik ile Şiilik arasında usule dair büyük ihtilaflar ve uçurumlar bulunmaktadır. Safevi zihniyetli ve meşrepli Şiiler, Sünnilere iyi gözle bakmazlar. Onlarda takiyye ve kitman namaz gibi farz olduğu, takiyye ve kitman yapmayanın dinden çıkmış olacağına inandıkları için dini konuları, bilhassa ihtilaflı meseleleri onlarla açık, samimi, şeffaf bir şekilde tartışmak mümkün değildir. Şu hususun da altını çizmek gerekir: İran’da en az yirmi milyon Sünni Müslüman yaşamaktadır ve onlar din konusunda büyük baskılar altındadır. Tahran’da 500 bin Sünni yaşamasına rağmen onlara Cuma namazını kılacakları Sünni camii yapmak izni verilmemektedir. Şii makamlar onların cami isteklerini şu gerekçeyle reddediyorlar: Cami mi yok?.. Buyurun gelin, ibadetinizi mevcut (Şiî) camiler(in)de yapın… Peki o zaman Türkiye’de niçin Şii camileri yapılıyor? Cami mi yok, buyursunlar onlar da Sünnî camiler(in)de namaz kılsınlar.


2. SELEFİ VEHHABİ PROPAGANDA VE FAALİYETLERİ:

Vehhabiler Vehhabi kelimesinden hoşlanmazlar. Kendilerine Selefi ismini verirler. Bütün İslam dünyasında olduğu gibi Türkiye’de de çok yoğun bir Selefilik propaganda ve faaliyeti vardır. Ehl-i Sünnete göre, Selefilik diye ne bir itikat ne de fıkıh mezhebi bulunmaktadır. Selefilik faaliyetlerini Orta Doğu’daki çok zengin bir Arap ülkesi manen ve maddeten desteklemektedir. Osmanlı Devleti’nin ve İslam Hilafeti’nin yıkılışında Vehhabi isyanlarının büyük rolü olduğunu kimse inkâr edemez. Ehl-i Sünnet Müslümanlığı ile Selefilik arasında derin ve temel uyuşmazlıklar bulunmaktadır. Arap Baharı isyanlarından sonra Selefiler Libya’da, Tunus’ta, Mali’de evliya türbelerini ve bitişiklerindeki camileri buldozerlerle yıktılar. Onlar tasavvuf konusunda İbn Teymiye’den de aşırıdırlar. İbn Teymiye Abdülkadir Geylani Hazretleri’ne hürmet ettiği, ona seyyidimiz dediği halde Vehhabi-Selefiler bütün tasavvufu, tasavvuf evliyasını red ve tekfir ederler.


3. NEO-HARİCİLİK:

Müslümanların Önderleri Kimlerdir?




Müslümanların baş önderi Âhirzaman Peygamberi Resûl-i Rabbülâlemîn Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemdir.
O, Kıyamete dek Müslümanların değişmez önderi, seyyidi, reisi, kaidi, rehberi, mürşididir. İslam dininin, Kur'anın tamamını insanlığa tebliğ etmiştir, daveti Kıyamet'e dek devam edecektir.
Onun bütün Ashabı, âli, Ehl-i Beyti muhteremdir. Allah onların hepsinden razı olsun.



Biz Ehl-i Sünnet ve Cemaat Müslümanları, hiçbirini dışlamaksızın bütün Ashabı severiz, onlara hayır dua ederiz.
Ashab derece derecedir.
Ashab kuşağından sonra insanların hayırlıları Tâbiîn, onlardan sonra Tebe-i Tâbiîndir.