Yahudi Hristiyan Cennete Girecek Diyen Cennete Giremez

 

Peygamberimizin krallar gibi taç takmadığı, ama sarık sardığı herkesin malumudur Pek çok hadis kitabında "El-Amame" "El-Amaim" ismiyle sarıklardan bahsedildiği gibi, yine pek çok hadis kitabında müstakil "El-Amaim" yani "sarıklar" isimli bablar (konu başlıkları) da vardır Bir iki misal verelim:
Buhari: Kitabül Libas Bab 14 El- Amaim
Sünen-i Ebu Davud: kitabül Libas Bab 21 El- Amaim
Sünen-i Tirmizi Libas Bab 42 El- Amaim alel Kalanis

Rükane (ra)den rivayet edildiğine göre peygamberimiz asv şöyle buyurmuştur:
"Bizimle müşrikler arasındaki fark bizim külahlar üzerine sardığımız sarıklardır"
(TirmiziC4S247, Ebu DavudC2S452 , Hakim MüstedrekC3S511, Taberani Mucemi KebirC5S71, Müsnedi Ebu YalaC3S5, Beyhaki Şuabu İmanC5S175 [4])

İbnu Ömer radıyAllahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm başına sarık sardığı zaman, ucunu iki omuzu arasından sarkıtırdı."
Tirmizî, Libâs 12, (1736).

TİLAVET SECDESİ



TİLAVET SECDESİ
TİLAVET SECDESİ İLE İLGİLİ HÜKÜMLER
TİLAVET SECDESİNİN YAPILIŞ ŞEKLİ
Tilavet secdesi yapılması gereken ayetler 14 tanedir. Başlıca şu sûrelerde bulunmaktadır:
A’raf suresinin sonu, Raad, Nahl, İsra, Meryem, Hacc sûresin ilk secdesi, Furkan, Nemi, Elif lam-mim tenzil, Sad, Hamim el-secde, Necm, İzessemau’nşekkat ve İkra suresi.
Tilavet Secdesinin Hükmü: Bu sûrelerdeki ayetler okunduğunda veya işitildiğinde secde yapmak vaciptir.
Allah (c.c) şöyle buyurdu:
”Ayetlerimize, ancak o kimseler iman ederler ki, onlar bu ayetler okunduğu veya işitildiği vakit secde ederek yere kapanır ve Rab’lerinin hamdı ile O’nu teşbih ederler. Ve onlar büyüklenmezler.”
Ebu Hureyre (r.a)’dert Rasulullah (s.a.s)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
”İnsanoğlu tilavet secdesini gerektiren ayeti okuyup ta secde ettiği vakit, şeytan: “Vay yazık” der ve ağlayarak kaçar.”
Bir rivayette: “Vay bana! Ademoğlu secde ile emrolundu da, secde edip cennete nail oldu. Ben ise secde ile emrolunup yüz çevirdiğim için ateşe müstehak oldum.”
(Müslim)
İbni Ömer (r.a) şöyle demiştir:
”Rasulullah (s.a.s) secde ayeti bulunan bir sûreyi okurdu da, secde eder ve biz de O’nunla birlikte secde ederdik. Hatta (kalabalık yüzünden) kimimiz alnını koyacak yer bulamazdı.”
(Buharı, Müslim, Ebu Davud)

Şifa Duaları

 

Hazret-i Âişe -radıyallahu anha-dan rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- kendilerine bir hasta getirildiğinde şöyle duâ ederlerdi;
“Bu hastalığı gider ey insanların Rabbi! Şifâ ver, çünkü şifâ verici sensin. Senin vereceğin şifâdan başka şifâ yoktur. Öyle şifâ ver ki hiç bir hastalık bırakmasın.” (8)
Yine Âişe -radıyallahu anhâ-dan rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, kendisine bir hasta için şifâ bulmasına duâ taleb edildiği zaman:
Allah’ın adiyle duâya başlarım. Bizim yerimizin toprağı, birimizin tükrüğü ile hastamıza Allah’ın izniyle şifâ verir. ” (9)
İbn Abbas -radıyallahu anhümâ-dan rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e bir hâtûn müracaat edip:

Esma'ul Hüsna 21-22. İsm-i Şerif


MUBAREK GECELER -KANDİLLER- BİD’AT DEĞİLDİR




Bazı reformistler dinimizde olan mukaddesata “bid’at” diyerek karşı çıkmakta, müslümanların önüne set olmaya, sevap ve faziletlerden mahrum bırakmaya çalışmaktadır.
İnkârcıların karşı çıktığı şeylerden biride hicri yıl içerisinde karşımıza çıkan mübarek gecelerdir. Reformistler bu gecelerin dinde yerinin olmadığını iddia ederler ve “kandil Osmanlı’da çıkarılmış bir bid’attir” derler.
Ve derler ki: “Kur’an-ı Kerimde geçmiyor”
Peygamberimizi yok sayarak, dini Kur’an-ı Kerimden ibaret sayarlar. Halbuki Mevla Teala Kur’an-ı Kerim’de:
“ …Peygamber size ne verdiyse onu alın (ne emrettiyse onu yapın). Size ne yasak ettiyse ondan da sakının (ona muhalefet etmeyin). ALLAH’tan korkun; çünkü, (Peygamber’e muhalefet edenlere karşı) ALLAH’ın azâbı çetindir. ” (Sûre-i Haşr,7)
Ali İmran Suresi: 32- “De ki: Allah’a ve peygambere itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez. 132-Allah’a ve peygambere itaat edin ki, rahmete erdirilesiniz.”