Erba´in-i İdrisiyye 38. İsm-i Şerif
A´dan Z´ye… ا´den ي´ye… Beşikten mezara kadar öğrenilmesi gereken, kadın-erkek tüm Müslümanlara farz olan ve sonu Cennete varan bir yoldur İlim✦Amel✦İhlas
Ehli Sünneti Savunmak
Ehl-İ
Sünneti yıkmak isteyenler, Ehl-i Sünnet denilmesinden hiç mi hiç hoşlanmazlar.
"Hepimiz kardeşiz, hepimiz Kur'anda birleşelim", bu Ehl-i Sünnet de
nereden çıktı, Kur'anda yazıyor mu böyle bir şey derler.
Ehl-i
Sünnet Kur'an Müslümanlığıdır.
Ehl-i
Sünnet Kur'anı doğru yorumlar.
Adından
anlaşılıyor, Sünnet Müslümanlığıdır.
Cemaat
yani Müslümanların büyük topluluğudur.
Sevad-Azam'dır.
İmanın,
İslam'ın, Kur'anın, Sünnetin, Şeriatın Ana Caddesi'dir.
Cumhur-i
Ulema yoludur.
Kur'an,
Müslümanları birliğe davet ediyor.
Peygamber
aleyhissalatü vesselam mü'minleri birliğe çağırıyor.
Peygamber
Efendimiz, "Ümmetim yetmiş üç parçaya ayrılacaktır. Bunlar, birisi hariç
Cehennemliktir. Kurtulacak parça benim ve Ashabımın yolundan gidenlerdir"
buyuruyor.
Ehl-i
Sünnet Ashab-ı kiramın hepsini sever, sayar, hepsine hayır dua eder, hepsini
din konusunda âdil kabul eder.
Ehl-i
Sünnet Selef-i Sâlihîn Müslümanlığıdır.
Ehl-i
Sünnet Tevhid Müslümanlığıdır.
Ehl-i
Sünnet Allahın kemal sıfatlarla sıfatlı, noksan sıfatlardan münezzeh olduğuna
inanır.
Ehl-i
Sünnet Peygamberler dışındaki insanların ismet sıfatı ile sıfatlı olduğunu
kabul etmez.
Ehl-i
Sünnet Peygamberimizin hanımlarını mü'minlerin anneleri bilir ve hepsine hürmet
eder.
Ehl-i
Sünnet, Ehl-i Beyt-i Mustafa'yı sevmenin ve tutmanın farz olduğunu bilir.
Ehl-i
Sünnet, bin küsur yıl önce Ashab ve Tabiîn arasında geçmiş ihtilafların hükmünü
Allahü Tealaya, Mahkeme-i Kübraya bırakır.
İnsanlık
tarihinde en büyük İslam ve cihan devletini Ehl-i Sünnetin bayraktarı
Osmanlılar kurmuştur.
Ehl-i
Sünnet Müslümanlara ve insanlara taqiyye ve kitman yapmaz, mü'minleri aldatıp
kandırmaz, gerçekleri acı da olsa, bütün çıplaklığı ile söyler.
Ehl-i
Sünnet Müslümanlığı ile laiklik kabil-i te'lif değildir.
Ehl-i
sünnette, imandan sonra en büyük emir ve ibadet beş vakit namazdır. Sünnîlerin
farz namazları (Şer'î özürleri) yoksa cemaatle kılmaları gerekir.
Ehl-i
Sünnet İslamlığında hür kadınların tesettüre girmesi gerekir.
Ehl-i
Sünnet İslamlığı, Allah ile olan bütün ibadet ve muamelerde ihlasın ana şart
olduğunu bildirir.
Ehl-i
Sünnet Müslümanlığında, dünya işlerinde adalet temel prensiptir.
Ehl-i
Sünnet Müslümanlığı din sömürüsünü, mukaddesat bezirgânlığını çok büyük bir
günah ve hıyanet olarak görür.
Ehl-i
Sünnet Müslümanlığında mâruf ile emr ve münkerden nehy farzı uygulanır.
Hulefa-i
Râşidîn devrinden sonra Kur'an'a Sünnete ve Şeriata en uygun İslamî sistem ve
düzen Sünnî Osmanlı devletinin kuruluş ve yükseliş devridir.
Osmanlı
devletinin ve hilafetinin en büyük düşmanları ve yıkıcıları Necid'de zuhur eden
Vehhabiye fırkası olmuştur.
Safevî
İran, Osmanlı ile asırlar boyu savaşmış ve büyük kan dökülmesine sebep
olmuştur.
Farmason
bir ihtilalci olan taqiyyeci Afganî'nin metodu ve görüşleri Ehl-i Sünnet
İslamlığı ile bağdaşmaz.
Ehl-i
Sünnet İslamlığı Kur'anı, Sünneti esas alır ve bunların hükmü varken re'yi
kesinlikle kabul etmez.
Ehl-i
Sünnet İslamlığı her Müslümanın Kur'anı kendi re'y ve hevası ile yorumlamasını,
kendi kafasına göre hüküm çıkartmasını asla kabul etmez.
Ehl-i
Sünnet Müslümanlığı medenî Müslümanlıktır, bedevî ve â'rabî Müslümanlığı değil.
Ehl-i
Sünnet Müslümanlığında ehl-i Tevhid ve ehl-i kıble kişi (dinden çıktığına dair
kesin delil ve hüküm olmadıkça) mü'min ve kardeş kabul edilir.
Ehl-i
Sünnet Müslümanlığı dinde çıkartılan bütün bid'atleri reddeder.
Ehl-i
Sünnet İslamlığı, büyük günah işleyenleri (o günahın haram olduğunu inkar
etmedikçe) dinden çıkartmaz, onlar için kafir oldu demez.
Ehl-i
Sünnet Müslümanlığının İslamın doğru yorumu olduğuna dair sayısız delillerinden
biri, Peygamberimizin (Salat ve selam olsun ona) İstanbul'u fethedecek kumandan
ve ordusu ile hadîsidir. Fatih Sultan Mehmed Han Mâturidî inancına ve Hanefî
mezhebine bağlı bir Ehl-i Sünnet Müslümanı idi.
Bütün
bid'atçiler Ehl-i Sünnete karşıdır.
Mezhepsizler
Ehl-i Sünnete karşıdır.
Telfik-i
mezahib isteyenler Ehl-i Sünnete karşıdır.
Bütün
bozuk fırkalar Ehl-i Sünnete can düşmanıdır.
Bendeniz
(nefsime bir pâye vermemek şartıyla) Ehl-i Sünnet Müslümanı olmakla iftihar
ederim.
Elimden
geldiği, dilimin döndüğü kadar Ehl-i Sünneti savunurum.
Ehl-i
Sünneti savunurken Kur'anı, Sünneti, Şeriati savunduğumu bilirim.
Ehl-i
Sünnet Müslümanı olduğum için her türlü reforma, dinde yeniliğe, dinde değişime
karşıyım.
BOP'un
yeni bir İslam türetme planlarına karşıyım.
Bir
Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak, M. Kemal paşanın ölümünden sonra türetilmiş
bozuk bir ideoloji olan Kemalizme karşıyım.
Kemalist
ilahiyatçıları çok ayıplar ve kınarım.
Ehl-i
Sünnet Müslümanı olduğum için fıkha ve Şeriata taraftarım.
Siyonistlerin,
Haçlıların, İslam düşmanlarının, Kriptoların, Üçgenli Biraderlerin
direktifleriyle ılımlı ve light bir İslam çıkartmak isteyenlere karşıyım.
İslam'da
kader yoktur diyenlere karşıyım.
Bir
Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak Pakistanlı Fazlurrahman'ın Tarihsellik ve
Tatiliye mezhebine çok karşıyım.
Bir
Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak din sömürücülerine, mukaddesat bezirganlarına,
Allahın ayetlerini ucuza veya pahalıya satanlara son derece muhalifim.
Ehl-i
Sünneti niçin savunduğumu, ehl-i bid'ati niçin reddettiğimi iyi biliyorum.
Mehmet Şevket Eygi - 16 Nisan 2012, Pazartesi
Ümmet Birliği ve İman Kardeşliği
ÜMMET birliğini ve İslam kardeşliğini
zedelememek için bütün Müslümanlar aşağıdaki hususlara ve inceliklere dikkat
etmelidir. Maddeler halinde yazıyorum:
1. Sünni kesime mensup iki âlim, iki fakih,
iki şeyh, iki mürşid ilmî, tasavvufî bir konuda tartışırlarsa Müslüman halkın
taraf tutmaması, ikisine de saygı göstermesi gerekir. Bir örnek vereyim, İmam
Buhari hazretleri, İmam-ı Azam Hanefi Hazretleri’ni tenkit etmiştir. Biz taraf
tutmayız, Ebu Hanife hazretlerini mezhep imamı(mız) olarak kabul eder kendisini
çok sayar ve severiz, İmam Buhari hazretlerini de hadis konusunda imam kabul
ederiz.
2. İcazetli bir din âlimi, bir şeyh efendiyi
tenkit ederse o şeyh efendinin müritleri terbiye ve vakarlarını bozmazlar, o
âlime sövüp sayıp düşmanlık etmezler.
3. İki muhterem şeyh efendi bir konuda
ihtilafa düşseler ikisinin dervişleri tartışmalı konulara bulaşmazlar.
4. Sizin çok muhterem bir şeyhiniz var, bir
zat onu tenkit ettiğinde o tenkitçiye düşman olursanız fitne ve fesat çıkar. Ne
yapacaksınız? “Bu tenkitçi zatın benim şeyhim konusunda nasibi yoktur…” diyerek
fitne ateşini söndüreceksiniz.
5. Ehl-i Sünnet Müslümanları arasında meşreb
farklılıkları vardır. Meşreb farkı yüzünden Müslümana düşman olmak, kardeşlik
bağlarını kopartmak ve olumsuz şekilde tartışmak çok yanlış olur. Nakşîlik ile
Mevlevîlik arasında teferruata ait farklılıklar vardır, bunların kardeşlik
hukukunu zedelememesi gerekir.
6. İmana, İslam’a, Kur’ana, Sünnete, Şeriata
hasbeten lillah hizmet eden bir üstadın sağlığında onun cemaati birlik
içindeydi. Vefatından sonra ayrılmalar, parçalanmalar, çekişmeler görüldü.
Birkaç ay önce Antalya’nın bir ilçesine gitmiştim, orada o büyük ve muhterem zata
bağlı bir kardeşimizle konuşurken cemaat kaça ayrıldı dedim, “Yirmi iki şubeye
ayrıldı…” cevabını verdi. Üç hafta önce Fatih’te bir mecliste sohbet edilirken
“Filancalar yirmi iki parçaya ayrılmış” deyince oradaki bir zat “Kaç yirmi iki
parça!” dedi. Yeni bir şey değil, tarih boyunca Müslümanların belini kıran en
büyük afet ve felaket bölünmek, birbirinden kopmak, olumsuz şekilde tartışıp
çekişmektir. Bunu önlemenin yolu da her ne pahasına olursa olsun Ehl-i Sünnet
Müslümanlarının birbirlerini meşreb farklılıklarına rağmen kardeş bilmeleridir.
Sünniliğin temel prensiplerinden biri şudur:
“Fasık veya facir olsun, Müslümanın ardında namaz kılınır” yeter ki onun fıskı,
fücuru, bid’ati imanının ve namazının sıhhatine mani olmasın.
7. 1960’tan itibaren Sünni kesimde kasıtlı ve
yapay hizipleşmeler ve düşmanlıklar oluşturuldu. Yakın tarihte ve şu anda
İslamî kesimin ve hareketin içinde sürüyle casus, ajan, provokatör,
yönlendirici, istihbaratçı, münafık, bid’atçi, reformcu; İbn Sebe’ler,
Lawrence’lar Hempher’lar cirit atmaktadır. Bunlar bir ve beraber olması gereken
Ümmet-i Muhammed’i bin fırkaya ayırmışlar ve bol miktarda fitne tohumu
ekmişlerdir. Tavşana kaç, tazıya tut derler. Maalesef dünya üzerinde
aldatılması en kolay, aldatılmaya en yatkın halk Müslüman halktır. Hadis-i
şerifte “Mü’min bir delikten çıkan (zararlı mahluk… yılan, akrep…) iki defa
sokulmaz” buyuruluyor. Biz maalesef bin kere sokulsak akıllanmıyoruz.
8. Müslüman halk dinî konularda, bilhassa
Kur’an-ı Kerim konusunda tartışmamalıdır. Cahillerin Kur’an ayetlerini
tartışmaları haramdır. Cahillerin kendi heva ve reyleriyle Kur’anı
yorumlamaları haramdır.
Sünni Müslümanlarla, Şiî Müslümanların da
tartışmamaları gerekir.
9. Alevilik İslamiyet’in bir fırkasıdır. Bir
takım kripto Yahudiler, kripto Haçlılar Alevi postuna bürünerek Sünnilerle
Alevileri birbirine düşman etmek istiyor. Bunların oyunlarına gelmemeliyiz.
Köken ve inanç itibariyle Alevi olmayan bir zat kocaman bir kitap yazdı, ismi
“Ali’siz Alevilik…”, böyle saçmalık olur mu? Belli ki bunda bir kasıt var.
Türkiye gemisinde birlikte yolculuk eden Sünniler ve Aleviler sosyal barış ve
mutabakat içinde olmazlarsa gemi tehlikeye girmez mi, Titanic gibi batmaz mı?
10. İki ülkeden
ülkemize petro-dolarlar geliyor, bunlarla Sünni Müslümanların müşrik ve kâfir
olduğu yahut Hz. Ömerin zalim ve münafık olduğu propagandası yapılıyor.
Maalesef bu konuda Müslümanları uyarması gereken bir takım muhteremler uyarma,
aydınlatma, bilgilendirme, cerh ve iptal hizmetlerini yapmıyor.
Mehmet Şevket Eygi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






