Reddiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Reddiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İbrahimi Dinler SAFSATASI




Böyle bir tabir yoktur. Bunlar Hıristiyanlığı ve Yahudiliği hak din gibi göstermeye çalışan misyonerlerin sinsi bir oyunudur. İbrahimi dinler diye milleti toptan gayri müslim yapmaya çalışıyorlar. Allahü teâlânın, İslamiyet’i göndererek yürürlükten kaldırdığı bozuk dinleri [Hıristiyanlıkla Yahudiliği] yürürlüğe koymaya ve ehl-i kitap denilen gayri müslimleri müslüman göstermeye gayret ediyorlar.

Allahü teâlâ, o dinler bozulduğu için, son olarak İslam dinini göndermiştir. O dinler bozulmamış bile olsa, sonraki gelen din önceki dini nesh eder, yürürlükten kaldırır. Onun için Hıristiyanlığı, Yahudiliği hak din gibi göstermeye çalışmakta bir art niyet yoksa, misyonerlerin tuzağına düşmekten başka şey değildir.


YAHUDİ HIRİSTİYANLARIN “İBRAHİMİ” ÇEKİŞMESİ

Yahudi ve hıristiyanlar Peygamber Efendimizin zamanında bile İbrahim Aleyhisselam hakkında batıl iddialar ortaya atıyorlardı. Yahudiler “İbraihm de yahudi idi” derken Hıristiyanlar da “İbrahim de hıristiyandı” diyorlardı.

Allah’u Teâlâ bunun üzerine buyurdu ki “Ey Ehli kitap! İbrahim hakkında niçin mücadele edersiniz; Halbuki Tevrat ve İncil ondan sonra indirildi. Hala daha akıllanmayacak mısınız?” (Ali İmran 65)

Bakın Allah’u Teâlâ “niçin mücadele ediyorsun” buyurduktan sonra “akıllanmayacak mısınız” buyurdu.

Hemen 67. Ayeti kerimede ise Mevla Teâlâ şöyle buyuruyor: “İbrahim, Yahudi ve Hıristiyan değildi. Lakin hanif Müslüman idi, müşriklerden de değildi.” (Ali İmran 67)


Batı’nın İstediği İslam Modeli






Batı Hıristiyan âleminin İslam aleyhdarlığı geçmişte olduğu gibi bugün de bütün hızı ile devam ediyor. Asırlardır, kılıç ve silah gücü ile yıkamadıkları İslamiyeti şimdi içeriden yok etme peşindeler. Bir dinin içeriden nasıl yıkılacağında hayli de tecrübeleri var zaten. Gerçek Hıristiyanlığın, işlerine gelmeyen kurallarını dinde “Reform” yaparak ortadan kaldırdılar. Böylece herkes istediği gibi dini yorumlayarak, dinin kurallarından kendilerini sıyırdılar. Dini yalnızca ahlaki bir sistem haline getirdiler. İzafi bir kavram olan ahlakı da kendilerine göre yorumlayarak, her türlü ahlaksızlıklarına birer kılıf buldular.

Şimdi de, aynı taktik ile İslamda “Reform” yapmak istiyorlar. Buna da, 3 asırdır İslam aleyhdarlığında lokomotif görevini üstlenen İngilizler öncülük yapıyor. Geçenlerde, Diyanet’in hadis-i şeriflerle ilgili çalışmasını İngiliz basınının büyük bir zevkle ve heyecanla vermesi bunu gösteriyor. Nasıl bir İslam istediklerini bakınız nasıl ifade ediyorlar:

“Türkiye İslam’ı yeniden yorumluyor…Diyanet’in hazırladığı bu yeni anlayış İslam’ın modernleşmesi için devrim niteliğinde bir girişim niteliği taşıyor. Chatham House adlı düşünce kuruluşundan Fadi Hakura’ya göre bu Hıristiyanların Reform hareketine benzeyen bir girişim.” (BBC)

Kur’an-ı Kerimde Yahudi ve Hıristiyanlar



Hz. Yakub’un adı İsrail olduğu için, Yahudilere İsrail oğulları denildi. Hz. Musa Tur dağına gidince, bunlar dinden çıktı. Buzağıya taptı. Sonra pişman olup tevbe ettikleri için, Yahudi denildi. Yahudi, doğru yolu bulucu demektir.

Yahudiler, Hz. Musa’ya çok eziyet etti. Sonra gelenleri, bin Peygamberi şehid etti. Hz. İsa ve annesine iftira ettiler. Peygamber efendimizi zehirlediler. Hz. Osman zamanında, fitne çıkararak, Halifenin şehid edilmesine sebep oldular. İbni Sebeciliği, Hurufiliği meydana çıkarıp, müslümanları parçalayıp, birbirine düşman ettiler. Dinleri yok etmek için masonluğu kurdular.


Yahudiler hakkındaki âyetlerden bazıları şunlardır:

1- Tevrat’ı değiştirdiler. (Bekara 79)

2- Peygamberleri öldürdüler. (Âl-i İmran 183)

3- Hz.İsa’yı öldüremediler. (Nisa 157)

4- Fesat çıkardılar. Allah’a cimri dediler. (Maide 64)

5- Hz. Meryem’e iftira ettiler. [Nisa 156]

6- İman edenlere en şiddetli düşmanlık edenler Yahudi ve müşriklerdir. (Maide 82)

7- Üzeyir Allah’ın oğlu dediler. (Tevbe 30)

8- Kıskançlık ve maddi çıkar yüzünden Kur’ana inanmadılar. (Bekara 146)

9- Çoğu iman etmeyecektir. (Bekara 100; Nisa 155)

10- Allah’ı inkârlarından dolayı lanete uğradılar. (Bekara 88-89)


Kur’ana göre Hıristiyanlar

Allah için sevmek,Allah için buğz etmek…





Vatikan’ın en çok korktuğu, Hıristiyanlaştırmada en büyük engel gördüğü, İslamiyetin, “hubbu fillah-buğdu fillah” emridir. Yani, Allah dostlarını Allah için sevmek, Allahın düşmanlarını, (dinimize göre, Müslüman olmayan herkes Allah düşmanıdır) Yahudileri, Hıristiyanları sevmemektir. Hubbu fillah, buğdu fillâh, imanın esasıdır. İmanın altı şartının geçerli olup olmaması bu esasa bağlıdır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“İmanın en sağlam temeli ve en kuvvetli alameti, hubb-i fillah, buğd-ı fillahtır.” (Ebu Davud)

“İmanın temeli Mümini sevmek ve kâfiri sevmemektir.” (İmamı Ahmed)

“İmanın efdali Allah için sevgi, Allah için buğzdur.” (Taberânî)

Yine Resulullah buyurdu ki:

“Cebrail aleyhisselam gibi ibâdet etseniz, müminleri, Allah için sevmedikçe ve kâfirleri Allah için kötü bilmedikçe, hiç bir ibâdetiniz, hayrat ve hasenatınız kabul olmaz!”



Budistlerin Arakanli Müslümanlara Yaptigi Zulme Dünya Seyirci Kaliyor!



Birileri, Allah’u Teala’nın “necis” olarak sıfatlandırdığı Putperestliği din konumuna yükseltmiş ve hatta “ahlak dinidir” demiş, diyalog yapılacağını söylemişti..


Evet.. Hıristiyanlarla el sıkıştınız Irak ve Afganistan ağladı. Hahamlar ile el sıkıştınız Filistin ağladı ve ağlamaya devam ediyor.

Allah’u Teala’nın ayetleri ile zıtlaşarak “budizm bir ahlak dinidir” dediniz. Böcek dostu Budistlerin de Müslümanlara düşmanlık yapmasından başka bir şey görmedik..
Allahu Teala buyurmadı mı ki: “Onları dost edinmeyin” Siz ise tam tersini yaparak önce inandığınızı iddia ettiğiniz kitaba muhalefet ettiniz.