A´dan Z´ye… ا´den ي´ye… Beşikten mezara kadar öğrenilmesi gereken, kadın-erkek tüm Müslümanlara farz olan ve sonu Cennete varan bir yoldur İlim✦Amel✦İhlas
5. Mucize: Yiyeceklerin ve İçeceklerin Bereketlenmesi
Burada nakledeceğimiz bereketle
ilgili mucizelerin her birisi sahih hadis kaynaklarından farklı farklı
rivayetçilerden günümüze kadar ulaşmıştır. Bu mucizeler genellikle kalabalık
cemaatler içerisinde vuku bulmuştur. Mucizeye tanık olanların hepsi yerine,
daha çok manen bu işle vazifeli olanlar bu mucizeleri nakletmişlerdir. Çokça
hadis nakleden sahabelerin ortak özelliklerini belirtirsek bu “manen
vazifeli” demenin ne olduğu daha iyi anlaşılır:
1. Allah Resulü’nün (asm) sürekli
yanında ve hizmetinde bulunanlar (Enes bin Malik, Ebu Hureyre, Hazreti Ali ve
Hazreti Ayşe başta olmak üzere diğer eşleri gibi…)
2. Allah Resulü’nden (asm) özel
olarak İslami eğitim alanlar. (Suffe Ashabı gibi)
3. Hafızası kuvvetli olanlar ve
yazı işiyle bizzat vazifeli olanlar. (Ebu Hureyre, Abdullah bin Amr gibi)
4. Yakın dostları ve akrabalık
bağları olanlar. (Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali
gibi…)
Dolayısıyla burada akla “Neden
yüzlerce insanın huzurunda olduğu nakledilen bir mucize, sadece birkaç
rivayetçiden rivayet edilmiş? Hâlbuki yüzlerce sahabe aynı hadiseyi
nakletmeliydiler?..” şeklinde bir soru gelmemelidir. Çünkü bu işte manevi
vazifeli olanlar varsa onlar naklederdi. Mucizeye tanık olan diğer sahabelerin
itiraz etmemesi, onların da bunu kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Çünkü en
küçük bir yalan veya hata olsa, yalana hiç tahammülü olmayan sahabeler hemen
itiraz ederlerdi. Yalanlama olmadığına göre nakledilen rivayetlerin sıhhatinden
şüphe etmemeliyiz. Örneğin “Sâ’ denilen dört avuç bir yiyecekten yetmiş adam
yemişler, tok olmuşlar.”[1] naklediliyor. O
yetmiş adam bu rivayeti anlatan sahabelerin sözünü işitiyor ve yalanlamıyorsa
sükûtla tasdik ediyorlar demektir. O yüzden bu rivayetler aslında sadece rivayet
edenler tarafından değil, o mucizeye tanık olan bütün sahabelerin ortak
rivayeti gibi değerlendirilmelidir.
Cübbeli Ahmet Hoca - Besmele-i Şerif
"Besmele-i Şerife’yi okursa, Onun için her harfine
karşılık
Dörtbin sevap yazılır, Dörtbin günahı silinir ve kendisi dörtbin derece yükseltilir.”
"Her kim Besmele-i Şerife’yi okursa, O’nun için her harfine karşılık dört bin sevap yazılır, dört bin günahı silinir ve kendisi dört bin derece yükseltilir"
Dörtbin sevap yazılır, Dörtbin günahı silinir ve kendisi dörtbin derece yükseltilir.”
"Her kim Besmele-i Şerife’yi okursa, O’nun için her harfine karşılık dört bin sevap yazılır, dört bin günahı silinir ve kendisi dört bin derece yükseltilir"
Tefsir köşemizde ilk olarak her kişinin başında söylemesi
gereken Besmele-i Şerif’in tefsiri ile başlıyoruz. Bi iznihi sübha nehri Teala
surelerin başındaki besmelenin ayet olduğunda ittifak vardır.
Şöyle ki: Hanefilere göre “besmele” başlı başına bir ayet
olup surelerin arasını ayırmak için bir kere indirilmiş ve her surenin başında
tekrarlanmıştır. O surelerden bir ayet değildir. Şafilere göre ise, her surenin
başındaki bes-mele, o surenin ayetidir.114 sure ile beraber 114 kere inmiştir,
denilmiştir.
4. Mucize: Gelecekle İlgili Verdiği Haberlerin Doğru Çıkması
Sahabelerine
demiş: “Şu benim oğlum Hasan, seyyiddir. Allah onun vasıtasıyla
Müslümanların iki büyük ordusunu barıştıracaktır.”[1]
Bu rivayetten tam kırk sene sonra Hazreti Hasan (r.a)’ın kumandası altındaki
İslam ordusu, Hazret-i Muaviye (r.a)’ın ordusu ile karşı karşıya geldiğinde
Hazret-i Hasan (r.a) hakkından fedakârlık ederek Müslüman kanı dökülmesini
engellemiş ve dedesinin (a.s.m) bu mucizevî haberini tasdik etmiştir.
Hazret-i
Ali (ra)’ye demiş: “Sen, biatını bozan, hak ve adaletten sapan ve dinden
çıkan kimselerle savaşacaksın.”[2] Cemel
ve Sıffin vakıalarını ve Haricilerin ortaya çıkacaklarını mucizane haber
vermiştir.
Hazreti
Ali (ra) ile Hazreti Zübeyir birbirine karşı ziyade muhabbetli olduklları bir
zamanda, Hazreti Ali (ra)’ye demiş ki: “Bu sana karşı savaşacak. Fakat
haksızdır.”[3] Hazreti Zübeyir Cemel
Vakıasında Hazreti Ali (ra)’ye karşı çıkarak Efendimizin (asm) mucizevi
haberini tasdik etmiştir. Bu savaşta Hazreti Ali (ra) yukarıdaki rivayeti
Hazreti Zübeyir’e hatırlatınca savaşmaktan hemen vazgeçerek gitmek istemiş,
fakat bir hain tarafından şehit edilmiştir.[4]
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)