Esma'ul Hüsna 13. İsm-i Şerif


5. Mucize: Yiyeceklerin ve İçeceklerin Bereketlenmesi




 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu bölümde Peygamber Efendimizin (asm) temasıyla yiyecek ve içeceklerin bereketlenmesi şeklinde gösterdiği mucizeleri aktarmaya çalışacağız. Mucizeleri nakletmeye geçmeden evvel bir hatırlatma yapmakta fayda görüyoruz.

Burada nakledeceğimiz bereketle ilgili mucizelerin her birisi sahih hadis kaynaklarından farklı farklı rivayetçilerden günümüze kadar ulaşmıştır. Bu mucizeler genellikle kalabalık cemaatler içerisinde vuku bulmuştur. Mucizeye tanık olanların hepsi yerine, daha çok manen bu işle vazifeli olanlar bu mucizeleri nakletmişlerdir. Çokça hadis nakleden sahabelerin ortak özelliklerini belirtirsek bu “manen vazifeli” demenin ne olduğu daha iyi anlaşılır:

1. Allah Resulü’nün (asm) sürekli yanında ve hizmetinde bulunanlar (Enes bin Malik, Ebu Hureyre, Hazreti Ali ve Hazreti Ayşe başta olmak üzere diğer eşleri gibi…)

2. Allah Resulü’nden (asm) özel olarak İslami eğitim alanlar. (Suffe Ashabı gibi)

3. Hafızası kuvvetli olanlar ve yazı işiyle bizzat vazifeli olanlar. (Ebu Hureyre, Abdullah bin Amr gibi)

4. Yakın dostları ve akrabalık bağları olanlar. (Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali gibi…)

Dolayısıyla burada akla “Neden yüzlerce insanın huzurunda olduğu nakledilen bir mucize, sadece birkaç rivayetçiden rivayet edilmiş? Hâlbuki yüzlerce sahabe aynı hadiseyi nakletmeliydiler?..” şeklinde bir soru gelmemelidir. Çünkü bu işte manevi vazifeli olanlar varsa onlar naklederdi. Mucizeye tanık olan diğer sahabelerin itiraz etmemesi, onların da bunu kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Çünkü en küçük bir yalan veya hata olsa, yalana hiç tahammülü olmayan sahabeler hemen itiraz ederlerdi. Yalanlama olmadığına göre nakledilen rivayetlerin sıhhatinden şüphe etmemeliyiz. Örneğin “Sâ’ denilen dört avuç bir yiyecekten yetmiş adam yemişler, tok olmuşlar.”[1] naklediliyor. O yetmiş adam bu rivayeti anlatan sahabelerin sözünü işitiyor ve yalanlamıyorsa sükûtla tasdik ediyorlar demektir. O yüzden bu rivayetler aslında sadece rivayet edenler tarafından değil, o mucizeye tanık olan bütün sahabelerin ortak rivayeti gibi değerlendirilmelidir.

Cübbeli Ahmet Hoca - Besmele-i Şerif


 

"Besmele-i Şerife’yi okursa, Onun için her harfine karşılık
Dörtbin sevap yazılır, Dörtbin günahı silinir ve kendisi dörtbin derece yükseltilir.”
"Her kim Besmele-i Şerife’yi okursa, O’nun için her harfine karşılık dört bin sevap yazılır, dört bin günahı silinir ve kendisi dört bin derece yükseltilir"


Tefsir köşemizde ilk olarak her kişinin başında söylemesi gereken Besmele-i Şerif’in tefsiri ile başlıyoruz. Bi iznihi sübha nehri Teala surelerin başındaki besmelenin ayet olduğunda ittifak vardır.


Şöyle ki: Hanefilere göre “besmele” başlı başına bir ayet olup surelerin arasını ayırmak için bir kere indirilmiş ve her surenin başında tekrarlanmıştır. O surelerden bir ayet değildir. Şafilere göre ise, her surenin başındaki bes-mele, o surenin ayetidir.114 sure ile beraber 114 kere inmiştir, denilmiştir.

4. Mucize: Gelecekle İlgili Verdiği Haberlerin Doğru Çıkması




Peygamber Efendimiz (a.s.m), Allah’ın bildirmesiyle gelecekle ilgili pek çok konuda haberler vermiştir. Verdiği haberler ise aynen bildirdiği gibi vücuda gelmiştir. Sahih rivayetlerden bir kısmını kaynaklarıyla beraber nakledeceğiz.

Sahabelerine demiş: “Şu benim oğlum Hasan, seyyiddir. Allah onun vasıtasıyla Müslümanların iki büyük ordusunu barıştıracaktır.[1] Bu rivayetten tam kırk sene sonra Hazreti Hasan (r.a)’ın kumandası altındaki İslam ordusu, Hazret-i Muaviye (r.a)’ın ordusu ile karşı karşıya geldiğinde Hazret-i Hasan (r.a) hakkından fedakârlık ederek Müslüman kanı dökülmesini engellemiş ve dedesinin (a.s.m) bu mucizevî haberini tasdik etmiştir.

Hazret-i Ali (ra)’ye demiş: “Sen, biatını bozan, hak ve adaletten sapan ve dinden çıkan kimselerle savaşacaksın.”[2] Cemel ve Sıffin vakıalarını ve Haricilerin ortaya çıkacaklarını mucizane haber vermiştir.

Hazreti Ali (ra) ile Hazreti Zübeyir birbirine karşı ziyade muhabbetli olduklları bir zamanda, Hazreti Ali (ra)’ye demiş ki: “Bu sana karşı savaşacak. Fakat haksızdır.”[3] Hazreti Zübeyir Cemel Vakıasında Hazreti Ali (ra)’ye karşı çıkarak Efendimizin (asm) mucizevi haberini tasdik etmiştir. Bu savaşta Hazreti Ali (ra) yukarıdaki rivayeti Hazreti Zübeyir’e hatırlatınca savaşmaktan hemen vazgeçerek gitmek istemiş, fakat bir hain tarafından şehit edilmiştir.[4]

Uykudan Korkuyla Uyaninca Okunacak Dua


 
Arifan Dergisi Aralik 2010